(The Turkish Post) – SAFA KAR
Futbol sürprizlerle dolu ilginç bir oyun… O yüzden seyircisi ve taraftarı fazla.
Üç gün önce derbi maçını kazanan Beşiktaş ‘bayram yapıyordu’. Galatasaray ise sezonun ilk yenilgisini almış takım da taraftar da ‘karalar bağlamıştı’. Şampiyonluk bile risk ve tehlike altındaydı. Bayram zehir olmuştu.
Üç gün sonra roller tamamen değişti. Galatasaray gitti, Saraçoğlu’nda ezeli rakibi Fenerbahçe’nin dumanını attı. Hem oyun hem skor üstünlüğü sağladı. Yara sarmakla kalmadı, moral üstünlük de kazandı. Sarı Kırmızılı taraftar bayramı gecikmeli kutladı. Fenerbahçe zaferi Beşiktaş yenilgisini unutturdu. Okan Buruk da tekrar güven tazeledi.
Bir kaç gündür ‘zafer şarkıları’ söyleyen Beşiktaş’ın kupa maçında rakibi İzmir’in dişli ekibi Göztepe’ydi. Lige çok erken havlu atan Beşiktaş’ın dört elle kupaya sarılmaktan başka düşüncesi ve hedefi yoktu. Göztepe’yi geçebilmek için ‘zafer sarhoşluğundan’ uyanması ve terinin son damlasına kadar mücadele vermesi gerekiyordu.
Maça da çok iyi başladı. Henüz ilk dakikalar dolarken Muçi kaleciyle karşı karşıya kaldı. Zor olan yaptı Muçi ve topu direğe nişanladı. Takımını bir golden etti. Göztepe sakin, rakibinin büyüklüğüne saygı duyarak oynadı. Pozisyonlar için acele etmedi, palas pandıras hücuma kalkmadı. Fırsat kolladı. İlk maçta olduğu gibi… Fırsatların doğacağını biliyordu.
Lig maçında Beşiktaş erken bulduğu gollerle 2-0 öne geçmiş fakat Göztepe arkadaş gelerek rakibini 4-2 yenmeyi başarmıştı. Ve sezonun en iyi geri dönüşlerinden birini yapmıştı. Ne kadar diri ve atletik takım olduğunu hafta sona Trabzon deplasmanında gösterdi. Göztepe, Beşiktaş’ın ciddiye alması ve tıpkı Galatasaray gibi motive olması gereken bir takımdı. Kupaya giden yol Göztepe’yi elemekten geçiyordu.
Rafa Silva’nın harika ve akıl dolu asisti Muçi’yi pozisyona soktu, ilkine göre daha zordu, açı dardı, topa iyi vurdu, köşeden ağlara gönderdi. Beşiktaş’ın üstünlüğü kısa sürdü. Ceza sahası önüne gönderilen uzun topu Romulo önüne almaya çalışırken Talha tarafından düşürüldü. Hakem tereddütsüz ‘son adam’ kuralını uyguladı ve kırmızı kartını çıkardı. Maçın ‘kader ve kırılma’ anıydı bu. Romulo’nun barajı delip geçen vuruşu beraberlik golünü getirdi. Aynı pozisyonda Beşiktaş hem bir kişi eksildi, hem de golü yedi.
Bundan sonraki dakikalar Beşiktaş için zordu. İlk yarı dolarken Gedson çalımlarla Göztepe ceza sahasına girerken kendini yerde buldu. Beşiktaşlı oyuncular uzun süre itiraz etti, hareketin ceza sahası içinde gerçekleşti ve penaltı olduğu gerekçesiyle… VAR’dan uyarı gelmeyince hakem kararında direndi. Ve ilk yarı beraberlikle sonuçlandı.
İkinci yarı iki takımda birbirini kollayarak kontrollü oynadı. Çünkü hatanın telafisi yoktu. Göztepe akıllı oyununu sürdürdü. Beşiktaş defansı gedikler vermeye başlayınca pozisyonlara girdi.
Onlardan biri penaltı getirdi. Kafa topuna çıkan Masuaku eliyle temas edince hakem beyaz noktayı gösterdi. VAR’ı beklemedi. Hakem kritik kararlarda inisiyatif almasını bildi. Penaltıyı ters köşeye atan Romulo takımını öne geçirdi. Beşiktaş’ın risk almaktan başka seçeneği yoktu. Tur gidiyordu çünkü. Her risk beraberinde tehlikeyi de getirir. Romulo böyle bir pozisyonda son sözü söyledi hem kendisinin hem de takımının üçüncü golünü attı.
Göztepe güçlü rakibi Beşiktaş’ı net skorla saf dışı etmeyi başardı. Beşiktaş açısından 10 kişi kalması bir zaaftı. Fakat bu da futbola dahil. 10 gün önce Konya değil 10, 9 kişiyle Beşiktaş’ı yendi. Bazen 1 kişi eksik oynamak ayrı bir motivasyon kaynağı olur. Kadıköy’de 10 kişiyle Fenerbahçe’yi 4-2 yendiği maç hâlâ hafızalarda. Yani bir mazeret olamaz.
Beşiktaş niye kaybetti? Derbi zaferini fazla abarttı. Erken havaya girdi. Göztepe maçına konsantre olamadı. Oysa Göztepe maçı Beşiktaş için Galatasaray derbisi kadar önemliydi. Lig gitti, kupa da gitti… Elde var sıfır… Beşiktaş’ın sıfır çekeceği bir sezon değildi bu. Yönetim krizleri takımı olumsuz etkiledi.
Göztepe ise ‘mazisini arayan’ takım hüviyetinde… 49 yıl önce yarı finale çıkmış, iki defa kupayı almayı başarmıştı. Yıllar Göztepe’nin aleyhine işlemiş kupaların ve finallerin uzağına düşmüştü.
Ateşli taraftarı, oyuncu kalitesi ve kenar yönetimiyle bu sezon çok iyi bir çıkış yakaladı. Beşiktaş’ın eleyerek de çıkışını taçlandırdı. Uzun aradan sonra Ege’ye İzmir’e yeniden ‘futbol heyecanı’ kattı. Yarı finalde iki maç üzerinden Trabzon’la oynayacak. Önce deplasman sonra kendi sahasında…
Kupaya dört elle sarılan dört takım; Galatasaray, Trabzon, Konya ve Göztepe… Beşiktaş ve Fenerbahçe dışarıda kaldı. Futbol coğrafi olarak da Anadolu’ya kaydı. Kupaya ambargo koyan İstanbul’un tek takımı kaldı. Kupa heyecanının ülkenin dört bir yanına yayılması memnuniyet verici.
























