(The Turkish Post) – SAFA KAR
Derbi maçlarının favorisi olmaz sözü bir daha ispatlandı. Konya’da sefilleri oynayan Beşiktaş, Galatasaray karşısında küllerinden doğdu. Ve rakibini puansız gönderdi. Namağlup ünvanına son verdi. Artık Türkiye liginde ‘yenilgisiz takım’ kalmadı. En yukarıdan en alta bütün takımları mağlubiyeti tattı.
Futbol tarihinde ‘yenilgisiz şampiyon’ olan tek takım Beşiktaş. Bu ünvanını başka takımla paylaşmak istemedi. Bu da ayrıca Beşiktaş’ı motive etti. Hem oyun hem de skor olarak Galatasaray karşısında mutlak üstünlük sağladı. Galatasaray ‘arefeyi gördü, bayramı göremedi’. Sahadan boynu büyük ayrıldı. Taraftarına ‘Buruk Bayram’ yaşattı.
Maçın hakemi çok tartışıldı. Özellikle Beşiktaş ‘yabancı hakem’ istedi. Fenerbahçe’ye ‘evet’ diyen Federasyon Beşiktaş ve Galatasaray’a kulaklarını tıkadı. Tecrübesiz ve zayıf hakem görevlendirdi. Yasin Kol’un ilk derbi maçıydı. Başarılı olduğu söylenemez. Verdiği ve vermediği kararlar çok tartışılacak.
Beşiktaş kazandığı için ‘ses çıkartmayacaktır’ fakat Galatasaray ne kadar isyan etse yeri… Düdükler hep aleyhine çalındı. Sonuca etki edecek hatalar da yaptı Yasin Kol. Davinson Sanchez’in ceza sahası içinde omuz darbesiyle yere indirilmesi ‘penaltıydı’. Omuz omuza mücadele sınırlarını çok aştı. Ne sahada hakem gördü, ne de VAR devreye girdi.
Hakem kararları maçın önüne geçti mi? Evet…
Beşiktaş yine kazanabilirdi. Çok diri ve organizeydi çünkü. Kara Kartallar üst üste iki maç kaybetmişti. Hocanın takımı derbiye iyi hazırladığı ilk dakikadan itibaren görüldü. Taktiği kendini kolay ele verdi, orta sahada kaptığı toplarla rakip kaleye gidecekti. Defans arkasına atacağı uzun toplarla pozisyonlar arayacaktı.
Okan Buruk, Solskjear’ın taktiğine cevap veremedi. Çaresini üretemedi. Bir başka ifadeyle Solskjear’ın fendi, Okan Buruk’u yendi.
Oysa bu Galatasaray açısından bir ‘kırılma maçı’ olabilirdi. Alacağı 3 puan şampiyonluk yolunda ‘dev adımdı’. Bundan sonra Fenerbahçe’nin nefesini ensesinde hissedecek. Fenerbahçe, Samsun darbesinden sonra yeniden umutlandı. Puan farkını 3’e indirme şansı yakaladı.
Beşiktaş ilk golü sihirbazı Rafa Silva’nın ayağından buldu. Silva, defansın bel kemiği Sanchez’i kolay geçti ve Muslera’nın kapattığı köşeden golü attı. Hafta içinde oynanan milli maçlar Galatasaray’ın aleyhine oldu. Sarı Kırmızılıların birçok oyuncusunun yorgun döndüğü her hallerinden belliydi. Yoksa Sanchez’in bu kadar kolay ‘feyk’ yemesi zordu. Beşiktaş rakip oyuncularının mental ve fiziki yorgunluğunu çok iyi değerlendi.
Maçın 36. dakikasında Galatasaray 10 kişi kaldı. Frankowski defans arkasına atılan toplardan birini çelmek isterken Muçi’ye kontrolsüz girdi. VAR sahneye çıktı. Son adam ihlalinden kırmızı kartla oyun dışı bıraktı. Hakem, VAR çağırmadan bu pozisyonu görebilmeliydi. Kırmızı kart doğruydu.
Böylesi bir maçta bir eksik duruma düşmek büyük dezavantaj olur. Takımın yorgunluğu da dikkate alındığında işler daha da zorlaşır. Buna rağmen Galatasaray ilk yarının son dakikalarında Torreira’nın ayağından beraberlik golünü buldu. Torreira 30 metreden harika vurdu.
İkinci yarı Okan Buruk’un ‘oyuna müdahale’ etmesi beklendi. Fakat Buruk zayıf kaldı. Oyuncu değişiklikleri verimli olmadı.
Beşiktaş’a pozisyon üstüne pozisyon verdi. Sonuçlanmayan her atak kalesinde tehlikeye dönüştü. Bunun çaresini bulmalıydı. Maçın kaderini geçiş oyununu belirledi. Bir karambol pozisyonda top Fernandes’in önüne düştü. Ve Beşiktaş galibiyet golünü buldu. Galatasaray’ın saman alevi gibi parlayan atakları sonuç getirmedi.
Beşiktaş’a ‘gerçek’, Galatasaray’a ‘Buruk Bayram’ düştü…






















