Pazar, Temmuz 26, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Mümtaz’er Türköne yazdı I İşaretler hangi yönü gösteriyor: Sertleşme mi, yumuşama mı?

Sertleşme, bedel ödemeye hazır muhalefeti durdurulamaz bir güce dönüştürecek. Yumuşadığı zaman, ülkenin ihtiyaçları karşısında daha fazla direnemeyecek. Her iki durumda da tek çare olarak seçimle gitmeye razı olacak.

15/05/2025 12:05
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
Dünya basını seçim sonuçlarını yakından takip etti
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Mümtaz'er Türköne

Mümtaz'er Türköne

186 köşe yazısı

(The Turkish Post) – MÜMTAZ’ER TÜRKÖNE 

PKK’nın fesih kararından sonra beklenen, elbette siyasette yumuşak bir iklimin egemen olması. Erdoğan’ın kayyım uygulamasını “yeniden istisna haline getirme” sözü, bu yumuşamanın işaretlerinden biri.

Tersine, yani sertleşme yönünde işaretler de var. Aynı konuşmada, merkezinde İmamoğlu’nun yer aldığı belediyelere yönelik soruşturmaların kapsamının genişletileceğine dair işaretler, gerilimin tırmanması ihtimalini kuvvetlendiriyor.

Bu sefer “ülke güvenliği” söz konusu. Kelimenin bütün karanlık çağrışımları ile önümüze çıkan bir örgüt var. Üstelik sadece belediyeleri değil bürokrasiyi, iş dünyasını, medyayı, istihbarat örgütlerini, uluslararası bağlantıları ve pek çok kişiyi kapsayan karanlık ve ahtapot gibi ülkeyi saran bir organizasyondan bahsediliyor. Ardından bu gerekçe ile belediyelerin yetkilerinin önemli kısmının merkezî yönetime devri gündeme geliyor.

Kanal İstanbul mutlaka çözülecek.

Erdoğan’ın uzun uzun çizdiği bu tabloya bakılırsa Savcılara çok işin düştüğü bir sertleşme sürecinin başlarındayız.

Hangisi doğru: Sertleşme mi, yumuşama mı?

Her zamanki gibi cevabı, kişilerin zihinlerinde ve dudaklarından dökülen sözlerde değil nesnel şartlarda arayalım.

İki ihtimal var: Yumuşayarak veya sertleşerek seçim:

Sarayın elinde siyaseti tanzim etmek, üste çıkmak, hatta güç gösterisinden bulunarak hükmünü yürütmek için yargıdan başka araç yok. Bu aracın da sürekli tecrübe ettiğimiz üzere faydasından çok zararı var. Siyaseti yargı operasyonları ile tanzim etmek, iktidarın hüküm sürme algoritmasının en zayıf, en çaresiz ve en zavallı hali. Çöküşü ve siyaset üretememe açmazını kuvvetlendirmekten başka bir işe yaramıyor.

İktidarlar sertliği ve yumuşamayı birlikte kullanırlar. “Kadife eldiven içinde demir yumruk” veya “ipeğe sarılmış çelik” yumuşak görünümün arkasında duran sert ve kararlı duruşu anlatır. Tersine, yumuşak hatta çürümüş bir gücü zırhla korumaya kalktığınız zaman daha da hantal ve manevra kabiliyeti azalan bir iktidarın sert görünümü ortaya çıkar.

Yargı zırhı ile korunan ve yargı silahları ile etrafı temizleyip hükmünü yürüten iktidarların, o kalın zırhın arkasında kendini tüketip, hareket edemez ve nefes alamaz hale gelmesi sık rastlanan zeval hikâyelerindendir. Demokrat Parti, Tahkikat Komisyonları ile 1957’den sonra bu hikâyeyi şablon halinde yaşamıştı.

Sarayın elinde hükümet etme araçları, hatta basit bir hikâye bile yok. Ekonomi Mehmet Şimşek’e emanet edilmişti, 19 Mart operasyonu bu emaneti de berhava etti. Kürt sorunu için atılan dev adımlar MHP’nin ve Bahçeli’nin eseri, Saray kervana en son dahil oluyor ve hala kenarında duruyor. Sarayın elinde parti teşkilatı yok, inisiyatif alacak Meclis grubu yok, etki gücü olan medya yok, bürokrasi kendi işinde gücünde. Saraydaki danışmanlardan da sadre şifa bir çare çıkmıyor.

İktidar sertleştiği zaman daha da kırılgan ve etkisiz hale gelecek. Sertleşme, bedel ödemeye hazır muhalefeti durdurulamaz bir güce dönüştürecek. Yumuşadığı zaman, ülkenin ihtiyaçları karşısında daha fazla direnemeyecek. Her iki durumda da tek çare olarak seçimle gitmeye razı olacak.

Yumuşama en az zararla atlatacağı seçenek olarak öne çıkıyor. Siyasî akıl bunu söylüyor.

Yılmaz Özdil, TCK 301 ve Yargının siyaset üzerindeki etkisi:

Yılmaz Özdil’e, PKK’nın silah bırakma kararı hakkında “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, şu an itibarıyla devlet olma özelliğini yitirmiş durumda” dediği için, TCK 301’inci maddeden soruşturma açılmış. Bu tek olay bile, yargı ile siyasî iklim arasındaki ilişkinin ne kadar çelişkili olduğunu göstermek için yeterli.

301, “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi”yi cezalandırıyor. Bu madde (eskinin “hükümeti aşağılama” diye geçen 159. maddesi) düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında çok tartışıldı, Yargıtay’ın özgürlükçü yorumlarıyla sınırlandı, AB’nin gelişme raporları ile de eleştiri konusu yapıldı. Temel mantık olarak bütün egemenlik yetkilerini kullanan devlet dediğimiz devasa varlığı, tek tek bireylere karşı koruyan, onu gereksiz zırhlar altında ağırlaştıran bir kanun maddesi. Dünyanın çok gerisindeyiz, çünkü bu korumadan devletin bir kazancı yok.

Yılmaz Özdil’in sözü, metin yorumu adına sağlam bir perspektifle bakılırsa devleti aşağılayan değil, tam tersine dokunulmaz bir yere koyan, fakat devlet yetkisi kullananları eleştiren bir cümle. PKK’yı silah bırakmaya ikna edenleri, Süreç hakkında karar veren görevlileri devleti, devlet olma vasfından uzaklaştırmakla suçluyor. Demek ki devleti kutsayan bir varsayımdan hareket ediyor. Bir karar, bir eylem eleştiriliyor, devletin kendisi değil.

Kısaca bu söze, 301’den soruşturma açılamaz.

Yılmaz Özdil şöyle bir iddiada bulunabilir: 301. Maddeye göre bu sözü ceza soruşturmasına konu edenler, kullandıkları kanunsuz yetki ile devleti ve yargı organlarını küçük düşürerek, 301. Maddeye göre suç işlemektedir. Eh bu da bir iddia, soruşturma açanların iddiası kadar ciddiye alınabilir.

Asıl mesele şu:

Yılmaz Özdil, Saray ve AK Parti iktidarı tarafından fanus içine alınması ve korunması gereken bir muhalif. CHP’yi ve bütünüyle AK Partiye muhalefeti tek başına marjinalleştirme becerisine sahip marifetli bir demagog. “Bidon kafalılar”dan son olarak rakı muhabbetine kadar, Tatlı Su Türklerinin hayat konforlarına tercüman olarak CHP ile muhafazakâr-yoksul kesimler arasında aşılmaz duvarlar örmekle meşgul. İktidarın değişmesi gibi bir derdi yok, seçkinler mahallesinde bir mantık örgüsüne dayanma ihtiyacı duymadan duygularına hitap ettiği takipçileri ile karşılıklı egolarını tatmin ederek icra-i sanat eyleyen bir suret-i hak nümayişçisi. Çektiği videolardan herhangi birisini izleyin: Jestler, mimikler ve kelime başlarında “h” harfini atladığı Trakya şivesi çok ikna edici, ama sözlerinde bir insicam, muhakeme, sebep sonuç ilişkisi kurma gayreti hiç yok. Akla değil duygulara hitap edenlere demagog denir; demagoji bir mugalata sanatıdır. Hakkını teslim edelim: Bu alanda çok yetenekli.

Sık sık CHP’ye, CHP yöneticilerine “çaktığı” için, iktidar nezdinde kendini emniyette hisseden bu mugalata ustası, 301 soruşturması ile kim bilir ne kadar ürkmüş ve korkmuştur?

Yılmaz Özdil’e yapılır mı bu?

Sertleşme-Yumuşama dilemması:

Erdoğan iktidarı, ilk defa alışık olmadığı bir dünyada yaşamaya başladı. MHP’nin katkısına rağmen çoğunluk desteğini kaybetti. Kutuplaştırma siyaseti bu yüzden sonuç vermiyor. Yumuşama, güç kaybı olarak yorumlandığı için kendi semtinde bile oyların erimesine yol açıyor.

Partisini yeniden ayağa kaldırması, bürokrasinin dizginlerini ele alıp ata biner gibi yönetmesi, toplumda yeniden bir umut uyandırması lâzım. Muhalefeti ezmek, iktidarda kalmak anlamına gelmiyor. Sizde bir pırıltı kalmadıysa, halk bir yolunu bulur, sizi devirir; karşınıza çıkartacak birini mutlaka bulur.

Saray’ın hikâyesi yok. Kimseye bir umut kırıntısı veremiyor.

Yargı eliyle her hamle, Saray’ın gücünü azaltıyor; hikâye yazma yeteneğini yok ediyor. Yol açtığı mağduriyetler, kendini mağdur hisseden geniş kitleler için yegâne çıkış adresine dönüşüyor. “O da mağdur ben de mağdurum” özdeşliği, iktidar karşısındaki tahkimatı kuvvetlendiriyor.

Sertleşme, CHP’ye haklı bir sertleşme stratejisi imkânı verecek. Türkiye’yi seçime götürecek asıl manivela bu sertleşen iklim olacak.

Erdoğan’ın geçen hafta sonu MÜSİAD toplantısına, Özgür Özel’i saygılı bir dille muhatap alarak “İmamoğlu’ndan kurtul” ricasında bulunması, bütün hikâyelerin bitmesi, aynı fasit daire içinde dönmek anlamına geliyor. Dış politikada işler iyi gidiyor; ama ekonomide her geçen gün durum daha da sarpa sarıyor.

Önümüzde bir genel af gündemi var. Ona, muhtemelen parlamenter sisteme veya yarı başkanlık sistemine dönüş programı eşlik edecek. Çaresizlik ise hızla erken seçimi tek seçenek olarak siyasetin ufkuna yerleştirecek.

Etiketler: hangiişaretlermümtaz'erTürköneÜst Manşetyazdıyönü
Paylaş128Tweet80PaylaşGönderTara
Mümtaz'er Türköne

Mümtaz'er Türköne

Önerilen Haberler

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Önce Hacıbayram, sonra Anıtkabir…!
Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Önce Hacıbayram, sonra Anıtkabir…!

H. Agah Kalender yazdı I Lozan’ın gölgede kalan maddesi…!
Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Lozan’ın gölgede kalan maddesi…!

Halim Yılmaz’ın analiz haberi l Narin Güran cinayeti hala büyük bir muamma!
Köşe Yazarı

Aslı Güney yazdı I Adalet Bakanı Gürlek, Narin Güran dosyasını da raftan indirmeli değil mi?

Hangi ünlü Ahbap’a ne kadar bağış yaptı?
Gündem

Hangi ünlü Ahbap’a ne kadar bağış yaptı?

Popüler Haberler

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Galatasaray’ın Avrupa’da zafer gecesi: Osimhen şov

Galatasaray’da kriz: Osimhen’in maaşı ödenmedi mi?

Kılıçdaroğlu’nun rozet törenine “paralı figüran” iddiası

Kılıçdaroğlu’nun rozet törenine “paralı figüran” iddiası

Kadir İnanır’ın sağlık durumuyla ilgili yeni açıklama

Kadir İnanır’ın 3 ayrı vasiyeti ne zaman açıklanacak?

Hayatını kaybeden Fatih Ürek’in vasiyeti ortaya çıktı

Yakınları Fatih Ürek’in okul vasiyetini ‘para yok’ diye yaptırmayacak

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Önce Hacıbayram, sonra Anıtkabir…!

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Önce Hacıbayram, sonra Anıtkabir…!

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Galatasaray’ın Avrupa’da zafer gecesi: Osimhen şov

Galatasaray’da kriz: Osimhen’in maaşı ödenmedi mi?

Acun Ilıcalı acı kaybını sosyal medyadan duyurdu

Acun Ilıcalı acı kaybını sosyal medyadan duyurdu

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?
  • Galatasaray’da kriz: Osimhen’in maaşı ödenmedi mi?
  • Kılıçdaroğlu’nun rozet törenine “paralı figüran” iddiası
  • Kadir İnanır’ın 3 ayrı vasiyeti ne zaman açıklanacak?

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.