(The Turkish Post) – KAMİL ASLAN
Galatasaray’ın ele avuca sığmayan Nijeryalı golcüsü Victor Osimhen, takımını hem ligde hem de Avrupa’da sırtlamaya devam ediyor. Afrikalı yıldız, Sarı-Kırmızılı ekibin UEFA Şampiyonlar Ligi grup aşaması 4. hafta maçında Ajax’a konuk olduğu karşılaşmada takımına 3 gol kazandırdı. Bu sonuçla Galatasaray, Avrupa kupalarındaki dördüncü maçında üçüncü galibiyetini alarak büyük bir başarıya imza attı. Osimhen’in golleri ayrıca takımına, Ajax’ı deplasmanda yenen ilk Türk takımı olma unvanını da kazandırdı.
Galatasaray’ın bir sezon önce kiralık olarak kadrosuna kattığı Osimhen’i bonservis bedeliyle transfer etmesi, yönetim açısından ciddi bir krizdi. Bir yanda şampiyonlukta büyük pay sahibi olmuş bir futbolcu, diğer yanda oyuncusunu yüksek bonservisle satmak isteyen Napoli Başkanı vardı. Ancak Osimhen’in kararlı duruşu ve Galatasaray’da oynama isteği, yönetimin elini kolunu bağladı. Taraftarın Osimhen sevgisi de bu transferde önemli bir etkendi.
Osimhen için biçilen bedel tam 75 milyon avroydu. Bu, Türk futbol tarihinde bir yabancı oyuncuya ödenecek en yüksek meblağdı. Galatasaray yönetimi büyük bir risk aldı; sponsorları ve iş insanlarını devreye sokarak dev transferi tamamladı. O dönem için verilen bedel yüksek görünse de, dün geceki Ajax maçında attığı üç gol, Osimhen’in bu rakamı ne kadar hak ettiğini bir kez daha gösterdi. Nijeryalı yıldız, sahada verdiği katkının ötesinde, kulübe imaj açısından da büyük değer kattı. Bu tempoda devam ederse, sözleşmesi bitmeden kulübüne verilen bedelin katbekat fazlasını kazandıracağına kimsenin şüphesi yok.
YOKSULLUKTAN ZİRVEYE TIRMANIŞ
Victor Osimhen’in hayatı tam anlamıyla bir macera. Diğer birçok Afrikalı oyuncu gibi o da yokluk ve yoksulluk içinde bir yaşam mücadelesi verdi. Ta ki bir gün, sokakta oynadığı bir maçta bir futbol avcısının dikkatini çekene kadar. Henüz 18 yaşındayken kendini bir futbol akademisinde buldu. Azmi, hızı ve topla olan uyumu kısa sürede Avrupa kulüplerinin radarına girmesini sağladı.
1998 yılında Nijerya’nın Lagos kentinde doğan Osimhen, önce Ultimate Strikers Akademi’de bir yıl futbol eğitimi aldı. Ardından Almanya’nın Wolfsburg takımının dikkatini çekti. Alman ekibi, genç oyuncuyu kaçırmamak için onunla profesyonel sözleşme imzaladı. Ancak talihi Almanya’da yaver gitmedi; bir sonraki sezon tecrübe kazanması için Belçika’nın RSC Charleroi takımına kiralandı.
FRANSA’DA KENDİNİ BULDU
Belçika’da adeta yeniden doğan Osimhen, takımının Avrupa kupalarındaki başarısında büyük rol oynadı. Ceza alanındaki etkili şutları, hava topu hakimiyeti ve çalım yeteneğiyle yeniden dünya devlerinin dikkatini çekti. Bir sonraki sezonda Fransa’nın Lille takımına transfer oldu. Artık o “genç bir yetenek” değil, “gol koklayan bir avcı”ydı. Özellikle Fransa’daki Afrikalı oyuncuların dayanışması, onun adaptasyonunu kolaylaştırdı. Lille’de geçirdiği tek sezonda 38 maça çıktı, 18 gol ve 6 asist üreterek takımının en önemli isimlerinden biri haline geldi.
NAPOLİ, ONU ZİRVEYE TAŞIDI
2020 yaz transfer döneminde Napoli’ye imza atan Osimhen, ilk sezonunda sakatlıklar nedeniyle fazla forma şansı bulamadı. Ancak performansıyla taraftarların sevgisini kazandı. İkinci sezonunda adeta yeniden doğdu; 32 resmi maçta 24 gole doğrudan katkı sağladı. Onun golleriyle Napoli yeniden İtalya Kupası’nı kazanırken, Osimhen de gol krallığına ulaştı.
Sadece Victor Osimhen değil, futbol dünyası da kazandı. Altı yıl önce profesyonelliğe adım atan Nijeryalı, piyasa değerini 100 milyon avro seviyesine yükselterek Avrupa futbolunun zirvesine çıktı.
Sahaya çıktığında yalnızca takım arkadaşları değil, taraftar da ayrı bir heyecan hissediyordu. Çünkü o oynadığında Napoli’nin rakiplerine karşı en az üç gol bulacağına inanılıyordu. Günündeyse bu sayı beş ya da altıya kadar çıkıyordu. Elbette Osimhen’in başarısında Khvicha Kvaratskhelia, Hirving Lozano, Giovanni Simeone, Piotr Zieliński ve Giacomo Raspadori gibi takım arkadaşlarının katkısı da göz ardı edilemez.
ŞAMPİYONLAR LİGİ’NİN EN SKORER OYUNCUSU
Osimhen, artık Avrupa’nın en iyi futbolcuları arasında. Ancak burada kalıcı olabilmesi için daha fazla çalışması gerektiğinin farkında. Özellikle bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde bambaşka bir Osimhen izliyoruz. Takımın Arjantinli yıldızı Mauro Icardi’nin adını bile unutturdu; hatta onu yedek kulübesine mahkûm etti. Teknik direktör Okan Buruk bile artık Icardi’ye fazla ihtiyaç duymuyor.
Çünkü Osimhen, enerjisi ve gol ortalamasıyla skor garantisi veriyor. Eğer bu performansını sürdürürse, sezon sonunda adından çok daha fazla söz ettirecek gibi görünüyor.
Yükselmek kolaydır… Ancak orada kalmak zordur.
Osimhen’in bu başarı çizgisini uzun yıllar sürdüreceğinden kimsenin şüphesi olmasın.
























