(The Turkish Post) – Dr. Julia Jones’un açıklamasına göre, gün içinde sık aralıklarla yemek yemek, vücudun sindirim sistemine ve hücre yenileme süreçlerine fazladan yük bindiriyor.
Bu durumu dengelemek için gece uykusu da dahil olmak üzere toplamda 16 saatlik bir açlık süresi öneriliyor. Geriye kalan 8 saatlik zaman diliminde ise sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlığı sürdürülüyor.
Jones, “Bedenimizin toparlanmak ve kendini onarmak için belirli aralıklara ihtiyacı var. Sürekli gıda alımı bu süreci engelliyor. Bu nedenle günün ilk öğününü saat 11 civarında yapmak, biyolojik ritmimize daha uygun bir yaklaşım” dedi.
ARALIKLI ORUÇ MODELİNE DAYANIYOR
Jones’un önerdiği sistem, tıp dünyasında “aralıklı oruç” (intermittent fasting) olarak bilinen beslenme modeline dayanıyor. Bu yaklaşımda en sık tercih edilen yöntemlerden biri ise 16:8 modeli. Bu modelde kişi günün 16 saatini aç geçirirken, yalnızca 8 saatlik bir zaman diliminde yemek yiyor.
Uzmanlara göre bu süre zarfında katı kısıtlamalar uygulanmadan, dengeli bir şekilde beslenmek mümkün. Uygulamanın sürdürülebilirliği, bu diyeti diğerlerinden ayıran en önemli unsur olarak gösteriliyor.
UZUN YAŞAM İÇİN ZAMANLAMAYA DİKKAT
Geleneksel beslenme alışkanlıklarında sabah erken saatlerde yapılan kahvaltı, sağlıklı bir yaşamın temeli olarak kabul ediliyordu. Ancak Dr. Jones’un açıklamaları, bu alışkanlığın gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Kahvaltının doğru zamanda yapılması, yalnızca kilo kontrolü sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda vücudun yenilenme mekanizmalarını da destekliyor.






















