(The Turkish Post) – İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento ile İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Başkanlık Divanı Toplantısı’nın ardından partisinin genel merkez binasında basın toplantısı düzenleyerek, gündemdeki konulara ilişkin değerledirmelerde bulundu.
Kahramanmaraş’ta okul saldırısında hayatını kaybeden öğrencilerden Yusuf Tarık Gül’ün cenaze törenine hiçbir bakanın katılmadığını hatırlatan Kavuncu, “Babası KHK’lı, telefonunda ByLock var diye gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. 4 ay sonra ise ByLock yokmuş diye tahliye ediliyor. 2021’de yine aynı mevzulardan dolayı bir kez daha tutuklanıyor ve hapse atılıyor. Yusuf, hayatının önemli bir kısmını babasız geçiriyor. Şimdi buradan soruyorum; bu nasıl bir vicdansızlıktır? Bu nasıl bir insanlıktır? Bu küçücük yavrumuzun cenazesine neden gitmediniz? Bir gerekçesi varsa bunu açıklayın. Ki biz bu durumu sizin vicdansızlığınıza bile inanın çok bulduk. Tutuklu belediye başkanlarının eşlerini, babalarını, çocuklarını suçun şahsiliği ilkesini bir tarafa bırakarak mağdur eden de yine aynı vicdansızlık. Bu kafanın bir taraftan da terör örgütü mensuplarına yönelik bir çalışması var. Bu kadar masuma bu kadar merhametsiz davrananların, masum insanları katletmiş bir terör örgütü için aftan bahsediyor olması, siyasi bir manevradan ve çıkardan ibarettir. Dolayısıyla iktidarın yürütmüş olduğu bu süreçten de hayırlı bir sonuç çıkmayacağı ortadadır. Zira niyet çok net önümüzde durmaktadır” ifadelerini kullandı.
Gülistan Doku hadisesi AK Parti’nin 25 yıllık iktidarının özeti”
Gülistan Doku cinayetine değinen Kavuncu, “Bu öyle bir rezalet ki bir şehirde polis memurundan doktoruna, bilişimcisinden valisine kadar bir devlet kademesinin korkunç bir suçun ortağı olduğunu görüyoruz. ‘Olabilir mi’ diyoruz ama maalesef böyle bir resim ortaya çıkıyor. 86 milyon insan; devlete emanet, devleti temsil eden insanlara emanet. Bu nasıl bir rezalettir? Gülistan Doku hadisesi AK Parti’nin 25 yıllık iktidarının özeti. Bunları görünce insanın aklına şu geliyor. Kim bilir halının altına süpürmüş daha nice olaylar ve bunun gibi belki de birçok bilinmezler var” diye konuştu.
“Siz 2022-2024 tarihlerinde sokakta tezgahtarlık yapan birisi değildiniz”
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in soruşturmayla ilgili “Sonuna kadar gideceğim” dediğini aktaran Kavuncu, şunları kaydetti:
“Siz 2022-2024 tarihlerinde sokakta tezgahtarlık yapan birisi değildiniz. Siz o tarihlerde Adalet Bakan Yardımcısıydınız, hatırlatırız. Eğer bu davayı o zaman ele alamadıysanız, size kim ele aldırmadı onu konuşalım. O gün böyle bir göreviniz vardı ve bu cinayet AK Parti iktidarında gerçekleşti. O dönem bu valinin bağlı olduğu bir İçişleri Bakanı vardı. O dönem bu konuyu inceleyen Adalet Bakanlığı yetkilileri vardı. Koskoca bir baraj boşaltıldı. ve bir şehirde her şeyin ters gittiğini herkes görüyor ama hiç kimse de herhangi bir konuyu dile getiremiyordu. Yani kirli ve dokunulmaz bir şebekenin varlığından herkes emindi. Çocuğunun katillerini bulmak için bir ailenin ne kadar uğraşması gerektiğine hep beraber şahit olduk. Çocuğunun yasını tutmak yerine katilleri bulmak için kendini hırpalayan insanları gördük. Bir tarafta da torpilli çocuklar babalarından, dayılarından, amcalarından dolayı ayrılan çocukların olduğu bir cenah var. Türkiye maalesef torpilin ve nepotizmin ülkesi olmuştur. Sadece iş bulma, işe girme konusunda değil; hukuk karşısında da ayrıcalıklı bir kesim vardır. Kanun ve yasalar herkese eşit uygulanmamaktadır. Bazı aile bireyleri bu örnekte de gördüğümüz gibi ayrılmaktadır. Türkiye’de ayrıcalıklı bir zümre oluşturulmuştur. Hanedanlıklar oluşmuştur. Millet adeta teba haline getirilmektedir Faili meçhul başka dosyalardan da bahsettik. Buradan iktidara sesleniyorum. Bunların tamamı sizin döneminizde oldu. Sizden önceki dönemde olmuş gibi konuşmanız akıllara ziyan. Bunların bu şekilde üstünü kapatacağınızı düşünmeyin.”






















