Pazartesi, Ekim 12, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Bünyamin Ünal yazdı I İnsan kalabalığın içinde gerçekten kendini mi kaybeder, yoksa başka bir “ben”e mi dönüşür?

Kalabalık yalnızca kimliği eritmez. İnsana tek başına sahip olmadığı bir kolektif güç duygusu da verebilir. Bu yüzden aynı “biz” duygusu insanları birbirine zarar vermeye de götürebilir, birbirini korumaya da. Kalabalığın ne yapacağını yalnızca büyüklüğü değil, taşıdığı kimlik ve normlar belirler.

26/09/2026 22:09
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Bünyamin Ünal yazdı I İnsan kalabalığın içinde gerçekten kendini mi kaybeder, yoksa başka bir “ben”e mi dönüşür?
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Bünyamin Ünal

Bünyamin Ünal

70 köşe yazısı

(The Turkish Post) – BÜNYAMİN ÜNAL  

Kalabalık Psikolojisi, Kimliksizleşme ve Grup Kimliği

Tek başınıza asla yapmayacağınız bir şeyi, bir kalabalığın içinde yapabilir misiniz?

Tek başınıza bir yabancıya bağırmazsınız.

Ama tribünde bağırırsınız.

Tek başınıza söylemeyeceğiniz bir sloganı, binlerce kişiyle birlikte söyleyebilirsiniz.

Peki o anda ne olur?

Aklınızı mı kaybedersiniz?

Vicdanınız mı silinir?

Yoksa yalnızca başka bir kimliğiniz mi öne çıkar?

Bu soruya ilk büyük cevaplardan birini Gustave Le Bon verdi.

1895’te yayımladığı Kalabalıkların Psikolojisi kitabında iddiası sertti:

İnsan kalabalığın içine girdiğinde artık yalnızken olduğu insan değildir.

Kalabalık İnsanı Gerçekten Eritir mi?

Le Bon’a göre kalabalık üç şey yapıyordu:

İnsanı anonimleştiriyor.

Duyguları bulaştırıyor.

Telkine daha açık hâle getiriyordu.

Kalabalığın içinde insan kendisini daha görünmez hissedebilir.

Kişisel sorumluluk duygusu zayıflayabilir.

Bir kişinin öfkesi diğerine geçebilir.

Bir slogan birkaç dakika içinde binlerce insanın ortak sesine dönüşebilir.

Le Bon’un cevabı açıktı:

Bireyin kendi sesi kısılır, kalabalığın sesi yükselir.

Bu fikir daha sonra psikolojide kimliksizleşme kavramıyla yeniden ele alındı. Anonimlik ve kişisel sorumluluğun azalmasının, insanların normalde bastırdığı davranışları daha kolay ortaya çıkarabileceği düşünüldü.

Ama daha sonraki araştırmalar başka bir ihtimali gösterdi.

Ya insan kalabalığın içinde kendisini kaybetmiyorsa?

Ya yalnızca hangi kimliğinin öne çıktığı değişiyorsa?

“Ben” Geri Çekildiğinde Ne Olur?

Stephen Reicher ve sosyal kimlik yaklaşımını geliştiren araştırmacılar Le Bon’un temel varsayımına tam da buradan itiraz etti.

İnsan kalabalığa karışınca kişiliğini tamamen kaybetmiyordu.

Bireysel kimliği geri çekiliyor, grup kimliği öne çıkıyordu.

Gündelik hayatta kendimizi çoğu zaman “ben” üzerinden tanımlarız.

Ben ne düşünüyorum?

Ben ne yaparım?

Benim sınırım ne?

Ama kalabalığın içinde başka bir kelime büyür:

Biz.

Biz taraftarız.

Biz bu mahalledeniz.

Biz bu görüşteyiz.

Biz haksızlığa uğradık.

Biz onlardan değiliz.

Ve o anda davranışın ölçüsü değişebilir.

Artık soru:

“Ben ne yaparım?”

değildir.

“Bizim gibi insanlar ne yapar?”

olur.

İşte modern kalabalık psikolojisinin en önemli düzeltmelerinden biri budur.

Kalabalık insanı mutlaka kuralsızlaştırmaz.

Bazen tam tersine, onu grubun kuralına daha sıkı bağlar.

Araştırmalar, kimliksizleşmenin bazı durumlarda grup normlarına uyumu azaltmak yerine artırabildiğini gösterdi.

Kural ortadan kalkmaz.

Hangi kuralın geçerli olduğu değişir.

O Zaman Kalabalık Neden Bazen Şiddetli, Bazen Dayanışmacıdır?

Bir kalabalık dükkân yağmalayabilir.

Başka bir kalabalık hiç tanımadığı insanları koruyabilir.

Demek ki mesele yalnızca insanların kalabalık hâline gelmesi değildir.

Mesele, o kalabalığın kendisini nasıl tanımladığıdır.

Eğer grup içinde saldırganlık meşru görülüyorsa saldırgan davranmak kolaylaşabilir.

Eğer dayanışma değerli görülüyorsa insanlar birbirine yardım edebilir.

Bu yüzden kalabalığı tek başına “irrasyonel” ya da “tehlikeli” ilan etmek fazla kolaydır.

Asıl soru şudur:

O kalabalığın “biz” dediği şey neyi doğru, neyi yanlış sayıyor?

Kalabalık İnsanı Sadece Gizler mi, Güçlendirir mi de?

Kalabalığın başka bir etkisi daha vardır.

İnsan yalnızca görünmez olmaz.

Bazen kendisini daha güçlü hisseder.

Tek başına söylemeye cesaret edemediği şeyi başkalarıyla birlikte söyleyebilir.

Tek başına karşı çıkamayacağı bir güce, binlerce insanla birlikte karşı çıkabilir.

Reicher’ın özellikle vurguladığı noktalardan biri de buydu:

Kalabalık yalnızca kimliği eritmez.

İnsana tek başına sahip olmadığı bir kolektif güç duygusu da verebilir.

Bu yüzden aynı “biz” duygusu insanları birbirine zarar vermeye de götürebilir, birbirini korumaya da.

Kalabalığın ne yapacağını yalnızca büyüklüğü değil, taşıdığı kimlik ve normlar belirler.

Bugün Kalabalığın İçinde Olmak İçin Meydanda Olmak Gerekir mi?

Artık gerekmiyor.

İnsan hiç tanımadığı binlerce kişiyle aynı “biz”in içine yalnızca bir ekran üzerinden de girebilir.

Bir öfke dalgası büyür.

Bir slogan dolaşıma girer.

Bir kişi hedef hâline gelir.

İnsan artık yanındaki kişinin yüzüne değil, beğeni sayılarına, yeniden paylaşımlara ve kendi grubunun tepkilerine bakar.

Le Bon bunu muhtemelen “bulaşma” diye tarif ederdi.

Bugünkü araştırmalar ise bu tür davranışları sosyal kimlik, grup normları ve dijital ortamların yapısıyla açıklamaya çalışıyor.

Meydan değişti.

“Biz” duygusu değişmedi.

Peki Kalabalığın İçinde Gerçekten Kayboluyor muyuz?

Le Bon önemli bir şeyi gördü:

İnsan kalabalığın içinde gerçekten farklı davranabilir.

Ama bugün bunun her zaman kişiliğin yok olması anlamına gelmediğini biliyoruz.

Bazen “ben” geri çekilir.

“Biz” öne çıkar.

Ve insan kendi bireysel ölçülerinden çok grubun ölçülerine göre davranmaya başlar.

Bu yüzden asıl soru:

“Kalabalık insanı kötüleştirir mi?”

değildir.

Asıl soru, kalabalığın içinde hangi “biz”in konuşmaya başladığıdır.

Kaynaklar

Le Bon, G. (1895/1896). The Crowd: A Study of the Popular Mind.

Allport, F. H. (1924). Social Psychology.

Festinger, L., Pepitone, A. & Newcomb, T. (1952). “Some Consequences of De-Individuation in a Group.”

Zimbardo, P. G. (1969). “The Human Choice: Individuation, Reason, and Order Versus Deindividuation, Impulse, and Chaos.”

Reicher, S. D. (1984). “The St. Pauls’ Riot: An Explanation of the Limits of Crowd Action in Terms of a Social Identity Model.”

Reicher, S. D., Spears, R. & Postmes, T. (1995). “A Social Identity Model of Deindividuation Phenomena.”

Postmes, T. & Spears, R. (1998). “Deindividuation and Antinormative Behavior: A Meta-Analysis.”

Drury, J. & Reicher, S. D. (1999). “The Intergroup Dynamics of Collective Empowerment.”

 

Etiketler: BünyamingerçektenİçindeinsankalabalığınkendiniÜnalÜst Manşet
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
Bünyamin Ünal

Bünyamin Ünal

Önerilen Haberler

25 yıl önce 2 aylık kardeşini öldüren kadın ihbar üzerine yakalandı
Köşe Yazarı

Mercan Bulut yazdı I “Masumiyet Karinesi” sadece iktidar çevreleri için mi geçerli?

Bünyamin Ünal yazdı I Kendi kötülüğümüzü neden unuturuz?
Köşe Yazarı

Bünyamin Ünal yazdı I Kendi kötülüğümüzü neden unuturuz?

H. Agah Kalender yazdı I ‘Sakıncalı Çökelek’in evlat acısı
Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I ‘Sakıncalı Çökelek’in evlat acısı

Fon vurgununda ‘Denizbank’ iddiası: Genel Müdür Yardımcısı da çarkın içinde
Köşe Yazarı

Aslı Güney yazdı I Seçil Erzan ve “yargının elit seçiciliği” üzerinden ünlü sporcular

Popüler Haberler

Uçakta sigara cezası: 245 kişi THY uçuşlarından men edildi

THY çalışanlarının maaşı yüzde 20’ye kadar düşürülecek 

‘Yolyemezler’ suç örgütüne operasyon: 38 gözaltı

Kahvaltılık çalarken yakalanan 49 yaşındaki baba kelepçeyle gözaltına alındı

“Oğlumu istiyorum, suçunu söyleyin ya da özgürlüğünü verin”

“Oğlumu istiyorum, suçunu söyleyin ya da özgürlüğünü verin”

Reza Zarrab’ın yeni eşi de fon vurguncusu iddiası

Reza Zarrab’ın yeni eşi de fon vurguncusu iddiası

Güllü’nün ölümünde kızının parmağı mı var?

Güllü’nün ölümünde karar: Kızı Tuğyan Ülkem Gülter’e ağırlaştırılmış müebbet verildi

Pursaklar’da polisi şehit eden saldırganın suç kaydı kabarık çıktı

Pursaklar’da polisi şehit eden saldırganın suç kaydı kabarık çıktı

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

25 yıl önce 2 aylık kardeşini öldüren kadın ihbar üzerine yakalandı

Mercan Bulut yazdı I “Masumiyet Karinesi” sadece iktidar çevreleri için mi geçerli?

Ayşem Narlı yazdı I Bir çocuk sevgiyi kitaplardan değil, ebeveynin bakışlarından öğrenir

Ayşem Narlı yazdı I Bir çocuk sevgiyi kitaplardan değil, ebeveynin bakışlarından öğrenir

Ankara’da bir işletme 4 cacığa 1.000 TL istedi

Ankara’da bir işletme 4 cacığa 1.000 TL istedi

Lvbel C5 Türk edebiyatı eğitimi alma şartıyla serbest bırakıldı

Lvbel C5 Türk edebiyatı eğitimi alma şartıyla serbest bırakıldı

Adana merkezli suç örgütü operasyonunda yakalanan 73 şüpheli tutuklandı

Adana merkezli suç örgütü operasyonunda yakalanan 73 şüpheli tutuklandı

Özgür Özel’den İmralı açıklaması: Gitmeyerek doğru karar vermişiz

Özgür Özel’den ‘şeffaflık’ çağrısı: ‘Fon soruşturmasında tüm liste açıklanmalı’

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Reza Zarrab’ın yeni eşi de fon vurguncusu iddiası

Reza Zarrab’ın yeni eşi de fon vurguncusu iddiası

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Eski bakan hakkında bomba borsa iddiası: Fondan milyarlarca lira kazandı

Sayan Kaya ve eşinin milyarlık borsa kazancında SPK raporu savcılıkta!

Trabzonspor’un forma satışlarında Salah etkisi

Süper Lig’de Mohamed Salah fırtınası! 7 maçta 10 gole katkı sundu

Lvbel C5 Türk edebiyatı eğitimi alma şartıyla serbest bırakıldı

Lvbel C5 Türk edebiyatı eğitimi alma şartıyla serbest bırakıldı

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Mercan Bulut yazdı I “Masumiyet Karinesi” sadece iktidar çevreleri için mi geçerli?
  • Ayşem Narlı yazdı I Bir çocuk sevgiyi kitaplardan değil, ebeveynin bakışlarından öğrenir
  • Ankara’da bir işletme 4 cacığa 1.000 TL istedi
  • Lvbel C5 Türk edebiyatı eğitimi alma şartıyla serbest bırakıldı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.