(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Gerçek gündem ekonomi mi olmalı, siyaset mi yoksa dış politika mı? Hayat pahalılığının önü alınamadı. ‘Enflasyon düşüşe geçti’ açıklamaları sokakta aynı karşılığı bulmadı. Kirazın tanesi 10 lira… Her meyvenin tanesi olur da kirazın olur mu? Eğer kiraz tane hesabına kadar yükseldiyse orada ‘hayat pahalılığı alarm veriyor’ demektir. ‘Kiraz da yemeyiverin’ denemez.
Tanesi 10 liraya çıkan kiraz başlı başına yazı konusu… ‘Bu kirazı kim yer, kim satar’ diyen şair acaba bugünleri mi gördü? Gündem en kadar yoğun ki kiraz maalesef çok gerilere düşüyor. Siyasetin harareti çok yüksek. CHP vites arttırdı. Özgür Özel grup toplantısında Erdoğan’dan yargıya kadar çok sert tonda konuştu. Bahçeli grup toplantısı için ‘bayram sonrası’ demişti. Fakat bu haftayı da pas geçti.
Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ kararla birlikte tahliye oldu. ‘Hep dışarı çıktığımın rüyalarını gördüm’ dedi. Mahpusun rüyasının ‘özgürlük’ olmasından daha doğal ne olabilir. ‘Nerede kalmıştık’ diyerek siyasete yeniden başladı Özdağ. Fakat cezasının onanması durumunda ‘siyaset yasağı’ riskiyle karşı karşıya… Uzun bir süreç… Başının üzerinde ‘demoklesin kılıcı’ gibi sallanacak. Seçime girme tehlikesi bile söz konusu.
Sıcak gündem İsrail – İran savaşı… Bir hafta oldu. İsrail nokta hedeflerle İran’ın can evinden vurdu. Üst düzey komutanları öldürdü. Stratejik noktaları harabeye çevirdi. Devlet televizyonunu bile vurdu. Spiker saldırıya canlı yayında yakalandı. Savaşın çirkin ve kanlı yüzü yayına yansıdı. Bilgisayar oyunundan ibaret olmadığı görüldü.
İran da İsrail kadar ‘isabetli vuruşlar’ yapmasa da füzeleri ‘demir kubbeyi’ delmeyi başardı. Telaviv ve Hayfa’ya kadar ulaştı. Halk sığınaklara koştu. Bakanlar arası atışmada bir İsrail yetkilisinin ‘İran’ın füze kapasitesinin bu kadar güçlü olduğunu bilmiyorduk’ cümlesi sosyal medyaya yansıdı. Her iki ülkenin şehirleri füzelerin hedefi durumunda…
İsrail’in arkasında duran ve her türlü desteği veren ABD ‘doğrudan savaşa dahil olur mu?’. Washington’dan gelen haberler, Trump’ın açıklamaları Amerikan güçlerinin sıcak çatışmalara katılma olasılığının hiç de az olmadığını gösteriyor. Trump, “İran’ın hava sahasına hakimiz. Hamaney’in yerini biliyoruz. Fakat şimdilik öldürmeyeceğiz” dedi. Direk savaşın içinde gibi… Dışında da değil tabii. ‘Şimdilik’ kelimesi Hamaney’in liste dışı kaldığı anlamına gelmez. İran bir hafta için üst düzey bir çok yöneticisini savaşa kurban verdi. Ordu Genelkurmay Başkanı’nı bile koruyamadı. Yerine geleni de öyle…
İsrail İran savaşı iç politikanın da konusu… Kiraz sadece muhalefetin gündeminde… İktidardan cevap yok. İsrail konusunda Bahçeli en ileri yorumu yapan lider… Yazılı açıklamayla düşüncelerini hemen her gün kamuoyuna duyurmakta… “Birbirine eklemlenerek genişleyip güçlenen kriz ve kaos sarmalında nihai hedef Türkiye’dir” dedi. Hemen arkasından da “İsrail’in siyasi ve stratejik amacı Anadolu coğrafyasını çevrelemek ‘Terörsüz Türkiye’ hedefini efendileri hesabına baltalamaktır” açıklaması yaptı.
Peki Erdoğan bu konuda ne düşünüyor? Cumhurbaşkanı gerek kabine sonrası konuşmasında gerekse grup toplantısında daha dikkatli bir dil kullandı. İsrail’in İran saldırısını en sert ifadelerle eleştirdi. Fakat Türkiye bağlamında Bahçeli kadar ileri gitmedi. Daha önceki açıklamaları daha ağırdı. Şu cümlelerin üzerinden daha 1 yıl geçmedi; “Biz nasıl Karabağ’a girdiysek, nasıl Libya’ya girdiysek İsrail’e de gireriz. Benzerlerini aynen onlara da yaparız. Yapmamak için her hangi bir sebep yok”.
Bu sözlerin amacı neydi, İsrail’i durdurmak mıydı? Netanyahu yönetimi durmadı, Gazze saldırılarını daha da arttırdı. Bölgeye soktuğu eliyle ülkelere karıştırmayı sürdürdü. İran, Suriye ve Lübnan gibi ülkelerde operasyonlar yaptı. Suikastler düzenledi. Tahran’da Hamas lideri İsmail Haniye’yi öldürdü. Suriye’de Lübnan’da İran’ın kolunu kanadını kırdı. İran destekli örgütleri ‘kıpırdayamaz’ hale getirdi. Şam’a giden yolu açtı.
Erdoğan grup konuşmasında “İran’a yönelik terör saldırılarının Türkiye’ye etkileri konusunda arkadaşlarımız teyakkuz halinde… Her türlü olumsuzluğa senaryoya karşı hazırlıklarımızı yaptık…” dedi. Ankara’nın her şeyiyle teyakkuz halinde olması doğal. Yangın hemen yanı başımızda… Türkiye’ye etkileri elbette olacak. Erdoğan’ın sözlerini, “İsrail Türkiye’ye saldırır mı?” sorusuna cevap diye okumak doğru ve sağlıklı olmaz.
Cumhurbaşkanı İsrail saldırıları ile Bahçeli gibi ‘Terörsüz Türkiye’ arasında herhangi bir ilişki kurmadı. Süreçle ilgili konuştu. Meclis vurgusu yaptı. Fazla ayrıntıya girmedi. Meclis ne yapacak? Bahçeli’nin 100 kişilik komisyon önerisi dikkate alınacak mı? Hangi adımlar atılacak? Erdoğan herhangi bir ip ucu vermedi. İktidarın ‘eylem planı’ ne olacak, hala belirsiz.
Tanesinin fiyatı 10 liraya çıkan kiraz mı, İsrail’in saldırıları mı, yoksa CHP mi ülkenin gerçek gündemi? Ne dersiniz…?






















