(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
MHP Lideri ‘kurucu önder’ ifadesinin arkasında durdu. ‘Kim ne derse desin’ dedi ve tepkilere aldırmadığını gösterdi: “PKK’yı kuran ve kumanda eden terörist başı Abdullah Öcalan, aynı zamanda örgütün kurucu önderidir. Kim ne derse desin aleni ve aşikâr gerçek budur…” Böylece bir sürç-i lisan değil bir ‘bilinçli tercih’ olduğu ortaya çıktı.
Nasıl diplomaside kelimelerin kullanımı özel hassasiyet isterse, siyasette de farklı değildir. Politikacı ağzından çıkan her kelime ve cümleye dikkat eder. Bir yanlış veya hatalı söz siyasi hayatını bitirebilir çünkü.
Bugün siyasete ‘olağanüstü iklim’ egemen… İktidarın yanlışları görmezden, hataları duymazdan geliniyor. Buna MHP de dahil… Normal şartlarda ‘kıyameti koparması’ beklenen ‘kurucu önder’ gibi bir ifade ‘sıradan söz’ muamelesi görebiliyor.
Bu ülkede Öcalan isminin önüne konan ‘sayın’ kelimesi yıllarca ‘sakıncalı’ bulundu. Yargı harekete geçti, davalar açtı, insanları mahkum etti. DEM milletvekilleri siyasi linçlere tabi tutuldu. En çok da MHP tarafından…
‘Sayın’ sözcüğünün sakıncalı olduğu siyasi ortamda ‘kurucu önder’ ifadesi masum karşılanabilir mi? Bahçeli’nin dilinden duymaya alışık olduğumuz ‘bebek katili’, ‘cani’ gibi sıfatların yerini bugün ‘kurucu önder’ aldı. Bu dönüşüm hayra alamet mi?
DEM heyeti siyasi partileri ikinci kez turladı. Devlet Bahçeli ‘hasta olduğu’ için görüşmeye katılamadı. Fakat bir gün önce yazılı açıklama yayınladı. ‘Kurucu önder’ çıkışını savunması o açıklamada yer aldı.
Görüşme sonrası DEM’den Tülay Hatimoğulları Öcalan’dan söz ederken ‘Sayın Öcalan’ dedi ve MHP’li Semih Yalçın başını eğdi. Belli ki bu ifadeden rahatsız oldu. ‘Kurucu önder’ gibi sözü sindiren birinin ‘sayın’ kelimesinden rahatsız olmasını anlamak zor.
MHP’li Yalçın görüşme sonrası ‘Çok faydalı oldu…’ diye açıklama yaptı. Fakat ‘faydanın’ ne olduğunu açıklamadı. Umarım ‘ülkenin faydasınadır’ görüşme… Ama onun da ne olduğunu bilmek kamuoyunun hakkı değil mi? MHP’nin ‘faydalı’ dediği memleketin hayrına olmayabilir. Keşke kamuoyuna daha detaylı ve tatmin edici bilgi verilse…
Heyet, MHP’den sonra AK Parti’ye gitti. Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan yoktu, DEM’i ‘düşük profilli’ heyet karşıladı. ‘Randevu veririm’ çıkışından sonra Erdoğan’ın AK Parti heyetine başkanlık etmesi beklenirdi. Randevu içinde acelesi yok. Bayramdan sonraya sarkacağı kulislere yansıdı. Bu tablo gösteriyor ki DEM’i ‘Cumhurbaşkanı’ sıfatıyla ağırlayacak. Ve muhtemelen de görüşme Saray’da gerçekleşecek.
Neden ağırdan aldığı sorusunun cevabı ‘bazı gelişmeleri beklemek’ olabilir mi? Kısa sürede PKK’nın kongreyi toplayarak örgütü tasfiye etmesi pek mümkün görünmüyor. Kandil’den gelen açıklamalarda şartların kongre toplamaya uygun olmadığı duyuruluyor. PKK’lı Cemil Bayık ‘Kongreyi ancak Abdullah Öcalan…’ toplar dedi. Peki Öcalan nasıl toplayacak? İmralı’dan çıkması mümkün mü? Değil. ‘Video konferans’ olabilir mi? Belki…
Erdoğan, DEM’li Sırrı Süreyya Önder’e ‘bazı hazırlıklarımız var…’ derken neyi kastetti? AK Parti iktidarının ‘atacağı adımlar’ olabilir mi?. Yasal düzenlemelerin bu kısa zaman dilimine sığması olası değil. İmralı’nın şartlarını iyileştirme en makul görüneni. Yeterli mi? Değil elbette… PKK ve DEM’in beklediği ‘demokratik iyileştirme’… Genel af veya siyasi mahkumları kapsayacak bir infaz düzenlemesi…
DEM heyetinin AK Parti ile görüşmesinden ‘bazı hazırlıkların…’ ip uçlarını yakalamak da mümkün olmadı. Taraflar genel geçer ifadeler dışında kamuoyuna tatmin edici açıklama yapmadı. Erdoğan ve AK Parti sözcüleri başından beri süreç konusunda ketum. Yine de Erdoğan’ın Önder’e söylediği ‘bazı hazırlıklarımız var…’ cümlesi önemli. Bakarsınız hızlı bir ‘demokratikleşme paketi’ gündemi geliverir. Öcalan’ın ‘sabotaj’ diye nitelediği kayyım politikalarına son verilir.
‘Bazı hazırlıkları’ görmek için bayram sonrası gerçekleşecek Erdoğan – DEM görüşmesini beklemek gerekecek galiba.
Bu arada Bahçeli’nin telefon trafiğine Kavacık Muhtarı da eklendi. Adının bir sağlık ocağına verilmesi üzerine Bahçeli, Beykoz Kavacık Mahallesi Muhtarı Yasemin Şahin’i telefonla arayarak teşekkür etti.
MHP Lideri’nin ‘telefon diplomasisi’ siyaset tarihine geçecek. Hasta yatağında ‘telefonu’ kullanarak sağlığından daha ve daha etkili siyaset yapıyor Bahçeli. Kimleri aramadı ki…
Bildiklerimiz bile uzun liste tutuyor. Kim bilir belki de kamuoyuna duyurulmayan görüşmeleri de oldu? Niye olmasın…





















