(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Adli yıl mı hızlı başladı, yoksa siyaset mi? Gözler 15 Eylül’deydi. Mahkemenin CHP kurultayı hakkında vereceği karar bekleniyordu. Biraz tansiyon düşmüştü. ‘Mutlak butlan’ olasılığı gerilemiş gibiydi. Eylül CHP’nin neredeyse ‘kader ayı’ olmuştu. 9 Eylül kuruluş yıldönümüydü. Mahkeme tarihi bir hafta sonraya ertelendi.
Derken haber İstanbul’da patladı. Asliye Hukuk Mahkemesi CHP’nin İstanbul kongresini iptal etti. Özgür Çelik yönetimini görevden aldı. Yerine Gürsel Tekin’i atadı. ‘Kayyım’ olarak… Acaba siyaset tarihinde bugüne kadar bir partiye ‘kayyım’ atandı mı? Kamuoyu kayyım görevlendirmelerini daha çok ‘belediyelere atamalarda’ gördü. Barış sürecinin en önemli sonuçlarından biri ‘kayyım atamasına’ son verileceği vaadiydi. Bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bu uygulama geride kalacak” dedi. Parti hiç akla gelmemişti.
İstanbul kongresinin iptali için 3 kez yargıya gidilmiş, sonuç alınamamıştı. Kongrenin üzerinden de 2 yıl gibi uzun zaman geçmişti. CHP’li Özlem Erkan 4. kez şansını denemeye karar verdi. İki hafta önce 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dilekçe verdi. Aslında Erkan’ın kongrede düşürülmesini istediği Özgür Çelik’e destek verdiği biliniyordu. 2 yıl içinde ne değişti? CHP’de parti içi mücadele hiç bitmez.
Yargı daha önce 3 kez ‘hayır’ dediği kongre iptaline, bu kez neden ‘evet’ dedi. Bu da cevabı aranan soru… Kurultay’ın iptali için bir işaret mi bu? AK Parti’li Şamil Tayyar “CHP’de Özgür Özel dönemi bitti” diye mesaj paylaştı. Kemal Kılıçdaroğlu tekrar partinin başına mı gelecek? Özel’in seçildiği kurultayı yargı ‘yok hükmünde’ sayarsa eski yönetim görevi devralacak. İstanbul’da sonra bu ihtimal güçlü bir seçenek oldu.
KAYYIM OLARAK DÖNEN GÜRSEL TEKİN
CHP’de parti içi kavga daha da kızıştı. CHP yönetimi ‘kayyım’ olarak atanan Gürsel Tekin’i partiden ihraç etti. Parti üyesi olmayan ‘kayyım’ olarak görevlendirilebilir mi? Yargı, siyaset karşı karşıya geldi. Özel, ‘kayyım’ olarak atanan her CHP’linin ‘ihraç edileceğini’ duyurdu. Gürsel Tekin daha önce partiden kopmuş, istifa ettiğini duyurmuştu. Fakat işlemleri yerine getirmediği söz düzeyinde kaldığı anlaşıldı.
Tekin bir parti kuracağını da ilan etmişti. Adını da bulmuştu; ‘Kararsızlar Partisi’ diyecekti. Bir ironi miydi yoksa gerçek mi? Gürsel Tekin adını İstanbul İl Başkanı olarak duyuru. İstanbul’da açılım yaptı. Partiyi toplumun değişik kesimlerine açtı. Sık sık muhafazakar mahallelerde dolaştı. Camiden fotoğraflar verdi. Kılıçdaroğlu’nun kurmayı oldu. Genel Merkez’de üst düzey görevler üstlendi. Daha sonra arası açıldı. İstanbul Büyükşehir ve Kadıköy gibi yerlerde belediye başkanlıklarına talip oldu. Ancak aday olamadı.
Gürsel Tekin şimdi ‘kayyım’ olarak İstanbul örgütünün tekrar başında… Görevi memnuniyetle kabul etti. İl Başkanlığı’nın bulunduğu binaya gitmesi zor. CHP, Özgür Özel’in ağzından mahkeme kararını tanımayacağını duyurdu. Gürsel bu şartlar altında nasıl ‘kayyım başkanlık’ yapacak? Öncelikle kurultay kararını görmek isteyecektir. Kılıçdaroğlu partiye dönerse CHP’de bugüne kadar yaşanmayan parti içi savaş patlayacağı kesin…
Özgür Özel’in genel başkanlığında CHP bir rüzgar yakaladı. Seçim de kazandı. 31 Mart’ta sandıktan birinci parti çıktı. AK Parti ilk kez bu kadar geriledi. Ve mahalli iktidarını yitirdi. CHP gözünü Türkiye iktidarına dikmişti. Ekrem İmamoğlu ‘cumhurbaşkanı adayıydı’. Önce diploması iptal edildi, sonra yolsuzluk iddialarıyla hapse atıldı. Özel ‘pes etmedi’ siyasi mücadelesini daha sertleştirdi. Sokak gösterileri ve Anadolu’nun muhtelif şehirlerinde yaptığı mitingler göz doldurdu.
İstanbul kararını ‘evet yargı verdi’. Fakat sokakta insanı bile bu kararın salt hukuki nedenlerle verildiğine inandırmak zor. İmamoğlu’nun başına gelenlerde de, kongre ve kurultay davalarında da siyasetin gölgesi var. Bir partiye ilk kez mahkeme kararıyla ‘kayyım’ atandı. YSK kararlarına yargı yolu açılmış mı oldu? Eğer öyleyse her seçim ‘mahkemelik’ olacak demektir. Siyasete dışarıdan müdahaleler istenen sonucu vermez. 19 Mart’ta, 2 Eylül eklendi. 15 Eylül’de ne olacak?
Yargı kararları, parti içi kavgalar CHP’nin rüzgarını keser mi? Yoksa yelkenlerini de daha da şişirir mi? AK Parti burada kazançlı çıkar mı? Demokrasi ve sivil siyaset ve de hukuk şüphesiz darbe aldı. AK Parti’nin lehine sonuçlar doğuracağını sanmıyorum. CHP süreci sağlıklı yürütebilirse kazançlı çıkar. Toplumsal muhalefet ise asla gerilemez, kendini ifade edeceği başka mecralar bulur. Siyasette çareler tükenmez.























