(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Cumhur ittifakında işlerin yolunda gitmediği kesin… Her ne kadar Erdoğan ve Bahçeli rakamları lehlerine konuştursalar da, 31 Mart AK Parti ve MHP için kelimenin tam anlamıyla ‘hezimet’ anlamına geliyor. MHP büyükşehirler içinde Manisa’yı, AK Parti ise neredeyse Türkiye’yi kaybetti. İktidar ortağı iki parti için ‘teselli ikramiyesi’ bile yok.
Erdoğan seçimlere çok yüklendi; şehir şehir dolaştı, mitingler yaptı. 31 Mart’ı kendisi ve iktidarı için bir güvenoylamasına çevirdi. Bahçeli ise ortalıkta pek görünmedi. Ne miting, ne de adayların çalışmalarına katıldı. Ülke seçim tantanasıyla çalkalanırken sessizliğe gömüldü. Rahatsızlığı vardı fakat o rahatsızlık kurultaya engel olmadı. Mitinge veya seçim turlarına neden engel olsun?
Buradan MHP Lideri’nin 31 Mart seçimine asılmadığı veya pek önemsemediği sonucu çıkar mı? Evet, çıkar… En azından soru işaretlerine neden olur. Erdoğan’ın, hezimetin sebepleri arasında ‘Bahçeli’nin pasif tutumununun’ payı olduğunu düşünmesi gayet doğal. AK Parti cephesinde pek dillendirilmese de ‘Bahçeli kırgınlığından’ söz etmek mümkün.
İTTİFAKA ATILAN “ŞİMŞEK” BOMBASI
Cumhur ittifakından gelen ‘çatırtı sesleri’ bu kırgınlıktan değil. Kırgınlık da, küslük de içten, sessiz yaşanır. Çatırtıyı Bahçeli’nin Mehmet Şimşek’e yönelik açıklaması kopardı. Adeta ittifaka bomba attı. Şimşek’in yurtdışı temasları sırasında söylediği ‘yerel halk’ kavramına tepkisini veya öfkesini dile getirirken ‘Türk Milletini ‘yerel halk’ ifadesiyle değersizleştirmeye hizmet eden müfsit zihniyetin, son günlerde maruz kaldığımız skandalların asal sorumlusu olduğunu hiçkimse inkar edemeyecektir’.
Bu açıklamanın kopardığı fırtına karşısında, MHP çevreleri medyaya sözlerin muhatabının İmamoğlu ve Yavaş olduğunu fısıldadı. Fakat herkes biliyor ki ‘yerel halk’ sözünün sahibi Mehmet Şimşek… Direkt adres Şimşek’ten başkası olamaz.
Bahçeli’nin sözleri çok ağır. İttifakın temeline dinamit koydu. Şimşek’i ‘müfsit zihniyetli’ olmakla suçladı.
Mehmet Şimşek kim? Sıradan bir bakan değil. Erdoğan’ın güçlükle ikna ettiği ve ekonominin dümenine getirdiği bir isim. Erdoğan Şimşek’i ekonominin ‘kurtarıcısı’ olarak görüyor. 31 Mart’a giderken emeklilere maaş artışı yapmamasının nedeni de Şimşek’in itirazı. Ve Erdoğan seçime olumsuz etkisi olacağını bile bile ‘Şimşek’e hayır’ diyemedi. Şimşek, güneydoğu kökenli ve yurtdışından geldi. Bu iki unsur son derece doğal fakat Bahçeli çizgisinin hassasiyetleri dikkate alındığında ‘bir soruna’ işaret ettiği muhakkak.
Erdoğan’ın ‘kurtarıcı’ olarak gördüğü, Mehmet Şimşek’e Bahçeli ‘müfsit’ dedi. Müfsit kelimesi Arapça kökenli ve ifsat edici, bozucu anlamına geliyor. Şimşek neyi ifsat ediyor? Bahçeli ‘yerel halk’ sözüne karşı söylediği için Şimşek’in ifsat ettiği ekonomi değil siyasi…
Şimşek siyasete İngiltere’den transfer olduğu için acaba Bahçeli, onu ‘sömürge valisi’ gibi mi görüyor. MHP bir zamanlar hükümet ortağı olmasına rağmen Kemal Derviş için de benzer yakıştırmalar yapmıştı. Bahçeli’nin Şimşek’i, Derviş’e benzettiğini söylemek yanlış olmaz.
İTTİFAKTAN GELEN ÇATIRTI SESİ
Bu iki ortak arasında çok ciddi bir sorun anlamına geliyor. Ve ittifaktan gelen bir çatırtı sesi bu.
Erdoğan Bahçeli ikilisi 23 Nisan programlarında fotoğraf da veremedi. Bahçeli Meclis özel oturumuna katılmadı. Akşam ki resepsiyonda görünmedi. Bhçeli, bu konularda hassastır ve Meclis’in devamlı liderlerinden biridir. Daha sonraki görüntülere bakıldığında, fiziki rahatsızlığının etkinliklere katılmasına mani olmadığı söylenebilir. ‘Siyasi rahatsızlıktan’ söz etmek pakala mümkün.
MHP Lideri bir gün sonra spor kıyafetlerle evinin bahçesinde yürüyüş yaparken görüntülerini sosyal medyadan paylaştı. Ve arka fonda çalan şarkının sözleri ‘Şimşek bombası’ kadar etkili ve anlamlıydı. Bahçeli’nin hemşehrisi olan Ferdi Tayfur hayranı olduğu biliniyor. Tayfur’un yansıra repertuarına başka isimler de girdi.
Bahçeli, Ferdi Tayfur’un şarkı sözleri üzerinden bir bomba daha gönderdi; ‘Hep köle misali zincire vurdun / Ben sana dost oldum, sen düşman oldun / Sen beni kendine göre mi buldun / Hainsin diyorsam söyleten sensin / Sana söylediğim sözlere kızma / Sitem ediyorsam ettiren sensin / Senden çektiklerim yetti canıma / Zalimsin diyorsam söyleten sensin / Canımsın dedikçe kıymet bilmedin / Kazandıklarına değer vermedin…’.
Bahçeli’nin spor yaparken bu şarkıyı seçmesi ve tabii sosyal medyadan paylaşması tesadüf olabilir mi? MHP Lideri birilerine bir şeyler söylüyor. Birileri kim? AK Parti ve Erdoğan… Rahatsızlığının sebebi neden? Şimşek’e öfkesinin devamı olabileceği gibi ‘yeni anayasa’ tartışmaları ve Erdoğan ile Özel arasındaki yakınlaşma da MHP liderini çileden çıkarmış olabilir.
Siyasi ittifaklar kırılgandır. Taraflar havadan nem kapar. Erdoğan’ın haftaya Özgür Özel’le buluşacak olması ve masaya yeni anayasayı sürmesi belli ki Bahçeli’yi öfkelendirdi. Erdoğan sistemi revize etmeyi düşündüğü taleplere MHP’nin itirazı var. Vaktiyle çok tartışılan yüzde 50 barajının, 40’a düşürülmesine şiddetle karşı çıktığı arşivlerde duruyor.
Bahçeli, Erdoğan’ın Özel’e el uzatmasından ve yeni anayasa konusunu müzakere etmesinden memnun değil. Cumhur ittifakının ortakları arasında soğuk rüzgarlar esiyor. Belki de siyasi birlikteliği sonlandıracak çatırtı sesleri geliyor. 31 Mart’tan sonra yaygın tabirle kartlar yeniden dağıtılıyor ve dengeler yeniden kuruluyor.
Siyaset her türlü sürprize gebe…
























