Çarşamba, Eylül 23, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Nazan Bekiroğlu emekli olursa…!

Bekiroğlu çok üretken bir yazar. 20 civarında ‘özgün eseri’ var. Öyle sıradan çalakalem yazılmış kitaplar değil. Kendine özgü üslup ve içeriğe sahip. Yılların veya zamanın eskitemeyeceği türden…

01/02/2026 21:02
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
H. Agah Kalender yazdı I Nazan Bekiroğlu emekli olursa…!
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

118 köşe yazısı

(The Turkish Post) – H. AGAH KALENDER

“Ama içimden bir Mihrican fırtınasıdır kopuyor, ben emekli oluyorum…” diye yazmış Nazan Bekiroğlu… Fırtınanın ‘Mihrican’ı olduğunu ondan öğreniyorum. Daha önce ‘Kırlangıç fırtınasını’ duymuş, hatta yıllar önce, filmini bile izlemiştim. Yaza veda fırtınasıymış Mihrican… Sonbaharın habercisiymiş. Bekiroğlu kitabına çok anlamlı bir isim seçmiş. Emekli yılları ne de ‘ömrünün sonbaharı’ sayılır.

Ama bunu kabullenmek doğru değil. Belki de ömrü sonbahara yelken açarken ‘yazarlığı’ gençleşir. Kim bilir…? Adını mutlaka duymuşsunuzdur, Bekiroğlu çok üretken bir yazar. 20 civarında ‘özgün eseri’ var. Öyle sıradan çalakalem yazılmış kitaplar değil. Kendine özgü üslup ve içeriğe sahip. Yılların veya zamanın eskitemeyeceği türden… ‘Civarında’ diyorum, çünkü kesin bir sayısını bulamadım. Ama en az 10 kitabı kütüphanemde mevcut… Hepsini de okudum.

İlk tanıştığım kitabı ‘Cümle Kapısı’ydı olmalı… Üniversite dönemini, Erzurum’da geçen öğrencilik yıllarını anlatıyordu. Hocası Orhan Okay ismi gözümde daha da büyüdü. Erzurum’un yazını, kışını onun kaleminden okumak harikaydı. Acaba Arif Ay da orada mıydı? Erzurum şiirini yazan şair… “Biz Erzurum’da 33 kişiydik / Ölümden çok zulmü gördük…” diyordu ya… Merak ettim, o 33 kişi arasında Nazan Bekiroğlu da var mıydı? Keşke sorabilsem… Her iki isim de kabuğuna çekildi. Ulaşmak zor… Biri Trabzon, diğeri Ankara’da bildiğim kadarıyla…

Bekiroğlu’un kitaplarının adları çok ilginç… Sırf onlar üzerine bile makale yazılır. ‘Mor Mürekkep’ onlardan biri… Mor en sevdiğim renk… O yüzden kitabı görür görmez almıştım. Kısa yazılardan oluşuyordu. Galiba bir gazetede köşesi vardı, haftada bir yazardı. Köşesinin adı da ‘Mor Mürekkep’ idi. Psikiyatristler ‘mor renge düşkünlüğü’ pek sevmez. İntihar alameti olarak görür. Fakat öyle değil. Renklerin en asilidir mor… Doğada en az bulunan renktir. Üretimi çok güçtür. Bekiroğlu kelimeleri anlatırken “Ben hayatın kelimelerden çıkarılabileceğini zannetmiştim. Oysa karşıladıkları nesneyi bile göstermiyorlar. Demek kelimeler hayattan çıkıyor, hayat kelimelerden değil…” diye yazmış.

Bir diğer kitabının adı; ‘Mavi Lale…’ ‘Bir avuç kadındılar’ yazısını pek beğenmiştim. Padişah kızlarının trajedisini anlatıyordu; “Yavuz bir padişahın kızı olmak Fatma Sultan’ı kocasını babasına şikayet etmekten beri kılmadı. Sultandı ama sultanlık mutsuzluğa mani değildi. Yazdı ki babasına; ‘Bir gün, bir saat gülmedim, bir kaftanını giymedim, bir hilatini görmedim…”. Kendi hayatından izler taşıdığını tahmin ettiğim ‘Nar Ağacı’ romanını okumanızı öneririm. Sonra tarihin derinliklerine gitti, ‘Kehribar Geçidi’ni yazdı; “Gün gelir hissetmediğin acının da hesabı senden sorulur. Kalbimden sorumsuzum sanma…” İhtişamın, sefaletin, adaletin ve zulmün başkenti Roma’yı anlattı… Oradan Yedi Uyurlar’a bir köprü kurdu. Okuyalı birkaç yıl oldu fakat tadı hala damağımda…

Nazan Bekiroğlu’nun tüm kitaplarından söz edecek değilim. Bir yazarı en iyi kitapları anlatır. Sezai Karakoç’u ‘üstad’ bellediğimi daha önce söylemiş olmalıyım. Sadece şair olarak değil, bir edebiyatçı ve düşünce adamı olarak da hayranıyım. Buna siyaset adamlığını da eklemek lazım. Çok yönlü bir isimdi Karakoç… Siyasiydi ama politik değildi, günlük kavgaların, çekişmelerin dışındaydı. Kurucusu olduğu bir partisi vardı. Fakat siyasi lider değildi.

Nazan Bekiroğlu’nun ismini Sezai Karakoç’un hemen yanına yazıyorum. Eserlerideki üslubu ve derinliği Karakoç’tan az değil. Her ikisi de şiiri, hikayeyi yalnızca yazmadı, yaşadı. Yazı bir yaşam biçimine döndü. Kelimelerle nefes alıp verdiler, sokaklarda bir mısranın ritmiyle yürüdüler, cümlelerle hayata tutundular. Bekiroğlu’nun kendisini anlatırken “Sezai Karakoç’tan geleneğin dönüştürülerek bugün nasıl kullanılabileceğini öğrendiğini söyler…” diye söz etmesini hayretle okudum.

Birkaç yıl önceydi, yolum İstanbul’da bir kitap fuarına düştü. “Mihrican Fırtınası’nı orada gördüm, daha yeni çıkmıştı, üzerinde dumanı tütüyordu adeta. Matbaanın kokusu bile dağılmamıştı. Hemen aldım ve bir çırpıda okudum. Ve masamın üzerine koydum. Nicedir yazmak istiyordum. Nasip bugüneymiş. İlk sayfalarda anlattığı ‘emeklilik psikolojisini’ yaşamayan kaç kişi var. Ama onun gibi ifade edeni ara ki bulasın… “3 Mart benim doğum günüm, demek ki 4 Mayıs 2024’te olacak her şey…”. Elinde bir parça kağıt… İlişik kesme belgesi… O artık o yerli değil.

O anı o kadar güzel kağıda dökmüş ki… Birkaç cümleyi paylaşmalıyım ama ne demek istediğimi kavramak için hepsini okumalısınız; “Hayatımın tamamı zannettiğim şey, bir bölümden ibaretmiş, biliyordum bir daha öğreneceğim. Kimse bana ‘Daha çok yazarsın, daha rahat yazarsın’ demesin. Ben zaten böyle yazıyorum, bu su daha ne kadar akar bilmiyorum…”. “Kış akşamı usulca inerken Dr. Faust’u. Lady Macbeth’i vesile ederek kader hakkında bir şeyler gevelemeyeceğim ağzımda, bin dereden su getirmeyeceğim. Bir öğrencim ‘Hocam, o da kader’ deyip suskunluğa boğmayacak beni…

Nereden emekli olduğunu söylemeyi unuttum. Bekiroğlu aynı zamanda bir akademisyen, edebiyat hocası… 38 yılını geçirdiği üniversiteye veda cümleleri bunlar… “Demek öğrencilerim ‘değildim ama’ kalıbıyla cümleler kurarak bir daha bana hoş sürprizler yapmayacaklar… İçlerinden biri ‘Ben Pazırık Halısı değildim ama benim de kaderimi çift düğümle bağladılar’ demeyecek… Diğeri ‘Bir Catullus değildim benim de aşkım sonunda nefrete dönüştü’ diye şikayet etmeyecek.

Cümleler akmayacak gözümün önünden; ‘Bir Tabnit Lahdi değildim ama ben de az beddua etmedim…’ ‘Bir Pieta heykeli değildim ama benim de kırılan kalbimi kendi kırıklarımla yapıştırdılar…’ ‘Bir Gece Vardiyası değildim ama beni de çok yıprattılar…’ ‘Bir van Gogh değildim ama beni de delirttiler…’ ‘Bir Sezar değildim ama beni de yıktılar…’ Bilirim kısa bir süre sonra hiç yaşanmamış gibi olacak olan bu otuz sekiz yılı yaşadığıma beni ikna edecek bir şey varsa o da bu cümleler olacak…”.

Üslubuna doyamadığım için alıntıları biraz uzun tuttum. Mihrican Fırtınası emeklilik yazısından ibaret değil. Bekiroğlu’nun siyah beyaz ve mor mürekkepli dünyasında dolaşıyorsunuz… Büyük sanatçıların hayat ve eserlerinden kesitler okuyorsunuz. Yazıya, edebiyata hayranlığınız artıyor. Bekiroğlu’nun son kitabı mı acaba bu? Yoksa yoksa yazı hayatından da mı emekli oldu? Hiç sanmam. O bıraksa da yazı onu bırakmaz.

Kalem yorulmaz, kelam tükenmez. Gerçi “Ey kalem ne çok yazdın” diye bir cümlesi var; “Ölü bir can gibi kağıt üzerinde yaşayıp gittin. Çoktandır yeni bir kelime yok hayatında… Bunu en çok ağaçların gövdesinden okudun. Sen de an geldi bir kalemin yazmayı bıraktığı eşiğe geldin. Yolun sonu gelmiş, geçilmez eşik geçilmiş. Bütün davalar bitmiş, hesaplar tamama ermiş. Senden geriye mor bir yaşamak yığını kalmış…”.

Evet, Mihrican Fırtınası’nın sayfaları arasında dolaşmak şehrin üzerine çöken kasvetli havayı dağıtmaya yetti. Bekiroğlu’nun ‘Yerli, Yersiz Cümleler’ diye bir başka kitabı da var. Orada da çok vurucu ifadelere rastlamak mümkün; “Elimde hiçbir kapıya uymaz anahtarlar, şimdi size aşka, hayata ve ölüme dair yerli yersiz cümleler söyleyeceğim”. Söylemiş de… Bir cümleyle, bir paragrafla yetinmek isteyenler için iyi bir çalışma… Sosyal medya çağında cümleler kısaldı, kitaplar paragraflara düştü. Sayfalar bir mesaja indirgendi.

Nazan Bekiroğlu’nun cümleleri ufuk açıcı… Yerli yerinde de olsa öyle, yersiz de olsa öyle öyle… Fark etmiyor yani. Örnek mi; “İçinde çok deniz, sırtında çok dağ, başında çok fırtına taşıyarak yaşamak hiç kolay değil… Hayat çok kayadaydı ve insan bunun bir adım sonrasının cinnet ya da ölmek olduğunu fark ettiği anda ‘Dur’ diyordu kendisine. ‘Dur ve her şeyi unut. Sana yapılanı da senin yaptığını da unut… Çok yorgunum. Çok uzak yollardan yürüyerek geldim ben. Böyle bir yorgunluğu ancak benzer yolları yürümüş olan anlar…”

Bekiroğlu okumak istiyorsanız, alternatifiniz çok… Ben ‘Mihrican Fırtınası’ndan başlayın derim… Sonra Nar Ağacı’na çıkın, Cümle Kapısı’ndan girin, Kehribar Geçidi’nden geçin, Yusuf ile Züleyha’nın kalpleri üzerinde titreyen hüznü hissedin, Trabzon sokaklarında Mücella ile dolaşın, İsim ile Ateş arasında bir tercih yapın…

Etiketler: emekliH. Agah KalenderNazan BekiroğluolursaÜst Manşet
Paylaş16Tweet10PaylaşGönderTara
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

Önerilen Haberler

Mercan Bulut yazdı I Öfkeyi mi büyüteceğiz, vicdanı mı?
Köşe Yazarı

Mercan Bulut yazdı I Öfkeyi mi büyüteceğiz, vicdanı mı?

Aslı Güney yazdı I Sadullah Ergin, Kozinoğlu dosyasıyla ilgili neden susuyor?
Köşe Yazarı

Aslı Güney yazdı I Sadullah Ergin, Kozinoğlu dosyasıyla ilgili neden susuyor?

Suna Yaman yazdı I Savaşın gölgesindeki Yemen’de halk son suyunu da uyuşturucu ot yetiştirmeye harcıyor
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Savaşın gölgesindeki Yemen’de halk son suyunu da uyuşturucu ot yetiştirmeye harcıyor

Fatma Zehra Fidan yazdı I Hayal hırsızları
Köşe Yazarı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Hayal hırsızları

Popüler Haberler

Bahis soruşturması kulüp yöneticilerine sıçradı

Mert Eren yazdı | Eryaman Coffee Lab’a narkotik baskını: 20 gözaltı

Mert Eren yazdı I Karel Elektronik, pazartesi günü 180 kişiyle yollarını ayıracak

Mert Eren yazdı I Karel Elektronik, pazartesi günü 180 kişiyle yollarını ayıracak

Pusula’nın ardından Tera Portföy’de de alarm

Pusula’nın ardından Tera Portföy’de de alarm

Haftanın en gollü maçı Konya’da: Konyaspor 23-0 yendi

Haftanın en gollü maçı Konya’da: Konyaspor 23-0 yendi

Süleymancıların lideri Alihan Kuriş tutuklandı

‘Süleymancılar’a yeni operasyon: 29 gözaltı, 23 şirkete kayyum!

Okan Buruk’un Salah sözleri yeniden gündemde!

Okan Buruk’un Salah sözleri yeniden gündemde!

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Mercan Bulut yazdı I Öfkeyi mi büyüteceğiz, vicdanı mı?

Mercan Bulut yazdı I Öfkeyi mi büyüteceğiz, vicdanı mı?

Aslı Güney yazdı I Sadullah Ergin, Kozinoğlu dosyasıyla ilgili neden susuyor?

Aslı Güney yazdı I Sadullah Ergin, Kozinoğlu dosyasıyla ilgili neden susuyor?

Suna Yaman yazdı I Savaşın gölgesindeki Yemen’de halk son suyunu da uyuşturucu ot yetiştirmeye harcıyor

Suna Yaman yazdı I Savaşın gölgesindeki Yemen’de halk son suyunu da uyuşturucu ot yetiştirmeye harcıyor

Fatma Zehra Fidan yazdı I Hayal hırsızları

Fatma Zehra Fidan yazdı I Hayal hırsızları

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Enver Altaylı tutuklandı

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Enver Altaylı tutuklandı

Saffet Sancaklı’nın eski koruması not bırakıp intihar etti

Saffet Sancaklı’nın eski koruması not bırakıp intihar etti

Haftanın en gollü maçı Konya’da: Konyaspor 23-0 yendi

Haftanın en gollü maçı Konya’da: Konyaspor 23-0 yendi

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Müge Anlı’ya Katılımevim göndermesi

Müge Anlı’ya Katılımevim göndermesi

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Saffet Sancaklı’nın eski koruması not bırakıp intihar etti

Saffet Sancaklı’nın eski koruması not bırakıp intihar etti

14,5 milyon dolarlık süper yatı olduğu ortaya çıktı

14,5 milyon dolarlık süper yatı olduğu ortaya çıktı

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Mercan Bulut yazdı I Öfkeyi mi büyüteceğiz, vicdanı mı?
  • Aslı Güney yazdı I Sadullah Ergin, Kozinoğlu dosyasıyla ilgili neden susuyor?
  • Suna Yaman yazdı I Savaşın gölgesindeki Yemen’de halk son suyunu da uyuşturucu ot yetiştirmeye harcıyor
  • Fatma Zehra Fidan yazdı I Hayal hırsızları

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.