Pazar, Temmuz 26, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Ezber bozan, sıra dışı tarihçi!

Hiçbir yere ait değildi belki de. Her mahallenin kısmen yararlandığı biri olduğu muhakkak. Gazete sayfalarında ve ekranlarda fazla görünmedi. Kendi tercihi miydi? Yoksa “mahallesizliğin bedeli” mi? Belki de her ikisi…

23/08/2025 16:08
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
H. Agah Kalender yazdı I Ezber bozan, sıra dışı tarihçi!
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

110 köşe yazısı

(The Turkish Post) – H. Agah KALENDER

Tarih okumayı severim. Klasik akademi üslubuyla yazılan kitaplar pek açmaz beni. Favorim “hatırat” veya biyografi kitaplarıdır… Okuması kolaydır, hafızada kalıcı izler bırakır. Bir dönemi, bir devri daha iyi anlarsınız. Anı kitaplarının “objektifliği” de tartışmalıdır tabii. Hatırayı kaleme alanın bakış açısı ve duyguları kuşkusuz ön plana çıkar. Onun için “darasını düşmek” lazım. Fakat geri kalanı da yeter.

Tarihe olan ilgi son zamanlarda arttı sanki. Bunda Murat Bardakçı’nın payı var mı acaba?

Önce gazetelerde “tarih” sayfaları hazırladı. Tarihin karanlık dehlizlerindeki kimi olay ve şahısları sayfalara taşıdı. Akıcı ve kendine has üslubuyla okutmayı başardı. Sonra televizyona geçti, aynı şeyi ekranlarda yaptı. İlginç konu ve konuklarıyla tarih programları çok izlendi. İlber Ortaylı ismini geniş kitlelere ve kamuoyuna mal etti.

Ortaylı tanınmayan biri değildi. Fakat namı daha çok üniversite amfilerinde veya kitapların sayfaları arasındaydı. Ekranlar onu herkesin tanıdığı bir isim haline getirdi. “Cahil, cühela…” gibi ithamları bir tür “magazin unsuru”na dönüştü. Şüphesiz yetkin bir isim, alanının uzmanı. Ben zaman zaman “medyatik olma” uğruna mesleğine ihanet ettiği hissine kapılırım. Gerçeği incittiği oldu; nabza göre verdiği şerbetlerle…

Mete Tunçay ismi yıllar önce radarıma takıldı. Adını ilk kez tartışmalarda duydum, röportajlarını okudum. Sıra dışı bir akademisyendi. Tabu dinlemiyordu. Resmî tarihe itirazlarını keskin ve yüksek sesle dillendirmekten çekinmiyordu. Söyledikleri muhafazakâr mahallede epey yankı uyandırdı. Dine, kutsallara uzak biriydi, solun içinden geliyordu. Ama kendi mahallesine de söyleyecek sözleri vardı. Ciltler dolusu Türkiye’de Sol Akımlar kitabını yazdı. Sol kesim de onun ezber bozan çıkışlarından nasibini aldı; o dünyanın “kemikleşmiş kalıplarını” kırdı.

Tabu yıkan, put kıran, önyargıları parçalayan, ezberleri bozan isimlerin seveni kadar nefret edeni de çok olur. Sol ve Kemalist kesim pek sevmedi. Muhafazakâr cenah ise yalnızca resmî tarihe yaptığı itirazlar yönüyle benimsedi Mete Tunçay’ı. O yüzden biraz Araf’ta kaldı.

Mahallesiz biriydi sanki. Ya da mahalleler arasında belirsiz bir yerdeydi… Hiçbir yere ait değildi belki de. Her mahallenin kısmen yararlandığı biri olduğu muhakkak. Gazete sayfalarında ve ekranlarda fazla görünmedi. Kendi tercihi miydi? Yoksa “mahallesizliğin bedeli” mi? Belki de her ikisi…

Mete Tunçay geçtiğimiz hafta yaşamını yitirdi. 89 yaşındaydı. Sağlık sorunları vardı. Son günlerini Etiler Huzurevinde geçirdi. Aynı gün Feriköy Mezarlığı’na defnedildi. Medyada “hatırı sayılır yazı ve değerlendirme” çıkmadı. Sanki belli kesimler “yok saydı”, ölümünü de görmezden geldi. Sol ilgisizdi, iktidar-muhafazakâr cenahı bozmuştu; kabuğuna çekilmiş, kendi dünyasında yaşıyordu. Hayatından ve eserlerinden çarpıcı kesitlerle dolu, akademiye yaptığı katkıları da içeren derli toplu bir Mete Tunçay portresi okumak isterdim. Fakat göremedim.

Hiç niyetim yokken, Mete Tunçay’ı yazmaya karar verdim. Sırf “Bu dünyadan bir Mete Tunçay geçti” demek için…

“Boşuna yaşamadı, yazdıklarıyla iz bıraktı” demek için… “Haberiniz oldu mu, Mete Tunçay diye bir adam yaşadı” demek için… Yazının hakkını ne kadar verebilirim bilmiyorum. Bir Mete Tunçay uzmanı değilim. Kitaplarının pek azını okudum. İsmi etrafındaki tartışmalardan haberdarım elbette. Çeşitli gazetelerde yayınlanan röportajlarında altını çizdiğim satırlar çok fazlaydı.

Mete Tunçay’ın, büyük romancı Kemal Tahir’in ölümüne neden olduğu iddia edildiğini duydum tabii.

Bir grup aydın, gazeteci Mehmet Barlas’ın evinde akşam yemeği için bir araya gelir. Aralarında Kemal Tahir ve Mete Tunçay da vardır. İkili arasında tartışma çıkar. Tahir’in romanlarında tarihî olay ve kişiler farklı yönleriyle yer alır. Kurt Kanunu mesela… İzmir suikastını klasik açıdan anlatmaz; Kara Kemal’i romanın kahramanına dönüştürür. Dozu artan tartışma sırasında Mete Tunçay, Kemal Tahir’e “Senin kitaplarını toplatmak lazım…” diye çıkışır.

Tahir bu cümle karşısında kötü olur, masadan kalkar. Fenalaşır. Zaten hastadır, kanser tedavisi görmektedir. Stresten ve gerilimli ortamlardan uzak durması gerekir. Eşiyle birlikte ayrılır. Evine ulaşamadan, kapının önünde başını koyduğu eşinin dizlerinde son nefesini verir.

Barlas’ın evindeki yemek “Son Akşam Yemeği” diye nitelenir — Hazreti İsa’dan mülhem. Ve Tunçay’ın, Tahir’in ölümünden sorumlu olduğu ileri sürülür. Mehmet Barlas itiraz eder: “Hayır. Kemal Tahir zaten kanserdi. Ameliyat olmuştu. Günleri sayılıydı. Bu tartışma bir adamı öldürecek türden değildi. Kemal Tahir her gece tartışan bir insandı…”

İddialar Mete Tunçay’ı üzer. Cenazede yakınlarına “Son yemeği olduğunu bilseydim, onu övücü konuşmalar yapardım” diye yakındığı söylenir. Roman yazarlığı konusunda Kemal Tahir’in hakkını teslim eder ama eleştirmekten de geri durmaz:

“Kemal Tahir, tekniği bakımından usta bir romancıydı. Bizde ender bir şey: Okurdu da… Daha ender rastlanan bir erdemi vardı: Düşünür ve oldum olası kör değneğini beller gibi benimsemiş bazı basmakalıp görüşlere karşı çıkardı. Fakat onun lehine söylenebilecek şeyler bununla bitiyor. O kadar çok şeyi aklında geçirmişti ki, bunlardan bazılarının doğru olmaması imkânsızdı. Ancak, başkaldıra başkaldıra, başlangıçta başkaldırdıklarının tam yanına kadar gelmişti. Çıkışında bir hayli haklı olduğu sezgilerini, fantezi paradokslar yapa yapa, haklı olmaktan büsbütün çıkacağı noktalara kadar getirirdi…”

Mete Tunçay’ı aslında kitaplarından öğrenmek lazım. 2007 yılında akademisyen arkadaşlarının kaleme aldığı Mete Tunçay’a Armağan adlı bir eser var. Daha yakından tanımak için en azından bu kitabı okumak gerekir. 1923–1931 yıllarını kapsayan Türkiye Cumhuriyeti’nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması kitabını da öneririm.

Tunçay ezber bozacak neler söyledi? Üç paragraflık alıntı yapmak isterim:
“Kurulan cumhuriyet Jakoben bir cumhuriyet… Çünkü bunlar, halk için doğrunun, iyinin ne olduğunu biliyorlar. Halka öyle fazla danışmaya ihtiyaçları yok. Mesela 1946’ya kadarki seçimler iki derecelidir. 1946’ya dek, yurttaşlar gidip de milletvekillerini seçmiyor. Birinci seçmenleri seçiyorlar. Onlar, milletvekillerini seçiyor. Çünkü halka güvenilmiyor. ‘Halk, bütün gerilikleri getiriyor’ diye düşünülüyor. Zaten Halk Partisi’nde de bir asker ağırlığı var. Halkın taleplerinden korkuldu. Eğer halka soracak olursak, ‘bunlar kadınların başlarını örter, içkiyi yasaklar falan’ dendi. Biz hiçbir zaman din devleti olmazdık. Çünkü imparatorluk geleneğinden geliyoruz. Bazı tarihçiler, Osmanlı’dan teokrasi diye söz ediyorlar. Bu, deli saçmasıdır. Bir imparatorluk, din devleti olamaz. Çünkü imparatorluk çeşitliliği korumak, bütün dinlere saygı göstermek zorundadır”.
* * *
“Latin alfabesi, şapka kanunu, halk oylamasıyla yapılamazdı ama başka türlü davranılabilirdi. Artık bugün Arap alfabesine dönmek gibi bir talep ve ihtimal yok. Aslında Hilafet kaldırılmayabilirdi ama artık geçmiş olsun. Halbuki Mecit Efendi halife olarak muhafaza edilseydi, Latin alfabesinin kabulüne bile karşı çıkmayabilirdi. Ki, Cumhuriyet’in en önemli devrimi alfabe değişikliğidir. Tarık Bin Ziyad’ın, geri dönülmesin diye gemilerini yakma hadisesidir bu. Latin alfabesi tamamen dinle ilişkili olarak getirildi. Hilafet kaldırılacağı zaman bir kamuoyu yoklaması yapılsaydı, cevap muhtemelen ‘Hilafet kaldırılmasın’ çıkardı. Düşünün…Türkiye’nin baş tarihçisi olan Enver Ziya Karal, Galatasaray’da talebeyken, Hilafet kaldırılınca talebelerin yemek boykotu yaptığını anlattı. Türkiye’nin en aydınlanmış kesimi bile hilafetin kaldırılmasına ‘hayır’ diyor.
***
“İstanbul Atatürk’e karşı muhalefetin, eleştirilerin, gazetelerin olduğu bir yerdi. İstanbul’da bir demokrasi talebi vardı. Mesela 1923’ün son günlerinde, Halife’nin istifa edeceği lafları çıkıyor. İstanbul Barosu Başkanı Avukat Lütfi Bey, Halife’ye ‘sakın ha istifa etmeyin’ diye açık mektup yazıyor. Bunun üzerine İstiklal Mahkemesi Lütfi Fikri’yi yargılıyor ve beş sene hapse mahkûm ediyor. Rumelilik ve Anadoluluk hikâyesi de Cumhuriyet’in kuruluşu bakımından çok önemlidir. Rumeli’den Anadolu’ya bir buçuk milyon Müslüman geliyor o dönemde. Rumelilik ve Anadoluluk ayırımı niye önemli? Rumelililerle Anadolulular arasında sürtüşme var. Atatürk zamanındaki yeraltı muhalefetinde, ‘ulan, bizi, ‘abe’ diye konuşanlar idare ediyor’ deniyor. Çünkü Atatürk’ün kendisi de dahil böyle konuşuyor ve ortaya bir Anadoluculuk muhalefeti çıkıyor. Unutmayın ki, Cumhuriyet’i kuran kadro, geniş ölçüde Rumeli’de görev almış olanlardan oluşuyor. Mücadeleyi Rumelililer kazanıyor. Bugün AKP, bir açıdan Anadolu’nun intikamı olarak da yorumlanabilir….”
İlginç değil mi? Resmi ezberlere benziyor mu? Mete Tunçay’ın gözüyle yakın tarihi okumak bakış açısını genişletmez mi? Okursunuz, okumazsınız bilemem ama bu ülkede Mete Tunçay diye tabula yıkan, önyargıları parçalayan, putları kıran biri yaşadı. En azından haberiniz olsun…
Etiketler: Ezber bozanH. Agah Kalendermete tunçaysıra dışı tarihçiÜst Manşet
Paylaş2Tweet1PaylaşGönderTara
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

Önerilen Haberler

Emir Çelik yazdı I Kılıçdaroğlu’ndan sanatçılara “amele tarifesi” mi?
Haber Yorum

Emir Çelik yazdı I Kılıçdaroğlu’ndan sanatçılara “amele tarifesi” mi?

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Önce Hacıbayram, sonra Anıtkabir…!
Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Önce Hacıbayram, sonra Anıtkabir…!

H. Agah Kalender yazdı I Lozan’ın gölgede kalan maddesi…!
Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Lozan’ın gölgede kalan maddesi…!

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı
Özel Röportaj

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

Popüler Haberler

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Emir Çelik yazdı I Kılıçdaroğlu’ndan sanatçılara “amele tarifesi” mi?

Emir Çelik yazdı I Kılıçdaroğlu’ndan sanatçılara “amele tarifesi” mi?

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Galatasaray’ın Avrupa’da zafer gecesi: Osimhen şov

Galatasaray’da kriz: Osimhen’in maaşı ödenmedi mi?

Kılıçdaroğlu’nun rozet törenine “paralı figüran” iddiası

Kılıçdaroğlu’nun rozet törenine “paralı figüran” iddiası

Kadir İnanır’ın sağlık durumuyla ilgili yeni açıklama

Kadir İnanır’ın 3 ayrı vasiyeti ne zaman açıklanacak?

Hayatını kaybeden Fatih Ürek’in vasiyeti ortaya çıktı

Yakınları Fatih Ürek’in okul vasiyetini ‘para yok’ diye yaptırmayacak

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

Galatasaray’ın Avrupa’da zafer gecesi: Osimhen şov

Galatasaray’da kriz: Osimhen’in maaşı ödenmedi mi?

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Acun Ilıcalı acı kaybını sosyal medyadan duyurdu

Acun Ilıcalı acı kaybını sosyal medyadan duyurdu

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Emir Çelik yazdı I Kılıçdaroğlu’ndan sanatçılara “amele tarifesi” mi?
  • Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?
  • Galatasaray’da kriz: Osimhen’in maaşı ödenmedi mi?
  • Kılıçdaroğlu’nun rozet törenine “paralı figüran” iddiası

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.