Cumartesi, Ağustos 8, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Bir Turgut Özal vardı!

Komplo teorisi yazmak istememem ama meseleye bulaşan Devlet Bahçeli ve Sırrı Süreyya Önder’in tıpkı Özal gibi ağır kalp sorunu yaşaması bir tesadüf olabilir mi? Dün Özal, bugün Bahçeli ve Önder mi acaba? Sadece bir soru… Yazının amacı bu değil. Bir Özal hatırlatması…

20/04/2025 07:04
Okuma süresi: 7 dk. okuma
A A
H. Agah Kalender yazdı I Bir Turgut Özal vardı!
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

111 köşe yazısı

(The Turkish Post) – H. AGAH KALENDER

Ey okur! Tam sağlığıma kavuşamadım. Doktor oturma saatlerini uzattı. Yazıya mani bir hal kalmadı. Konu da hazır…

17 Nisan Turgut Özal’ın yıldönümüydü. Partisi tarihe karıştığı için kendisini hatırlayan pek çıkmadı. Sosyal medyada bir kaç mesaj gördüm. Fakat çok sınırlıydı. Havada fena halde bir vefasızlık hissettim. Vicdan borcu olarak bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Turgut Özal gibi bir isim daha fazla hatırlanmayı hak etmiyor mu? Nerede ailesi ve sevenleri? Nereden ANAP’ta siyaset yapanlar? Abdülkadir Aksu, Cemil Çiçek gibi isimlerin sesi niye çıkmadı? Sevenleri neden adına yakışır etkinlik ve programlar yapmadı? bu sessizliğe üzüldüm. Ve bu yazıyı yazmaya karar verdim. Masamın üzerinde Mehmet Barlas’ın ‘Turgut Özal’ın Anıları’ kitabı… Bir nehir söyleşisi. Barlas da terk-i diyar eyledi.

Özal hakkında ‘tek kitap’ yazılan siyasetçi değil. Çok kitaplara konu oldu. Büyük çoğunluğu ‘eleştiri ve tenkit’ ağırlıklı… Emin Çölaşan kitapları var başta… Turgut Nereden Koşuyor? Statüko, sol siyaset ve medya Turgut Özal’ı sevmedi. Çölaşan ‘takunyalı’ damgasını ilk Özal’a yapıştırdı. Gerçi artık bu yafta da ‘tarihe karıştı’ ya… Artık hiç kimse dindarları ‘küçümsemek ve tahkir etmek’ için ‘takunyalı’ kavramını kullanmıyor.

Çölaşan ve arkadaşlarının neden ‘takunya’ kelimesini bir yafta olarak kullandığını bilmeyen yoktur herhalde… Belki de vardır, çünkü zamanla birlikte çok şey değişime uğradı. Takunya ahşap terlik demek… Camilerde abdest almak için bulunur. Mantarı engellediği için plastik yerine ahşap tercih nedenidir. Anadolu camilerinde hala takunyalara rastlamak mümkün olsa gerek.

Yavuz Gökmen’in ‘Özal Sendromu’ kitabını hatırlıyorum. Kütüphanemin bir köşesinde olmalı…

Gökmen’i de yıllar önce kaybettik. Severdim, yazılarını beğeniyle okurdum. Demokrat ve özgürlükçü bir gazeteci yazardı. Tansu Çiller’e yakınlığı ile bilinirdi. ‘Sarışın Güzel Kadın’ kavramını Türkiye’ye o mal etti. Bu isimde bir kitap da yazdı.

Çiller hayatta ama siyasi ömrü çoktan bitti. Aslında önemli ve renkli bir siyasi aktör… İlk kadın lider, ilk kadın başbakan… DYP gibi erken egemen bir partinin genel başkanı olmak basit ve sıradan bir siyasi olay olmasa gerek. Keşke anılarını yazsa… Görüp yaşadıklarını tüm çıplaklığıyla anlatsa… Yazarınızı evinde bile ağırladı. Söz verdiği üzere Sarıyer böreği ikram etti.

Yavuz Gökmen ‘Özal Sendromu’nda şöyle der: “Eğer bir ülkede önemli bir kesimin ülkenin kurtuluşunun ilk şartını ‘bir adamı devirmekte’ görmüşse başlı başına bu neden bile o adamın önemini gösterir. Onun devrilmesi veya devrinin kapanması tartışmalarının hangi tarafında olursanız olun devirmeye veya savunmaya çalışacağınız kişiyi doğru tanımalısınız…”

Ve kendi perspektifinden Turgut Özal’ı anlatır. Çölaşan’ın aksine daha sempatik bir üslup ve içeriği var kitabın.

Turgut Özal iki özelliğinden dolayı sol medya ve statükonun daha doğrusu sistemin tepkisini üzerine çekti. İnanmış bir adamdı. Hayatında tasavvufun önemli yeri vardı. Dindardı. Fakat dini ve kutsalları asla siyasetine sermaye yapmadı. İstismar etmedi. Dini yaşamı ve dindarları rahatlatacak ortamın hazırlanmasına büyük katkı sağladı. Muhafazakar kesimin siyasette önünü açtı. Dindarlık sistemin alerji duyduğu konuydu. Statüko derken kastettiğim askeri ve sivil bürokrasi, Özal’ı kabullenemedi.

12 Eylül askeri dönemin ağır şartlarında siyasete atılan Özal devrimci biriydi. Tabuların üstüne gitmekten çekinmedi. Onun için ‘put kıran’ dendi. Çok put kırdı doğrusu… Ama en önemlisi o kırdığını putlarına yerine kendisini ikame etmedi. Tabu ve putun varlığına karşıydı. Kürt sorununa el attı. Kürt kelimesinin telaffuz edilemediği dönemdi. ‘Kürt yoktu, Kürtçe diye bir dil yoktu’. Devletin görüşüydü bu. Bugün DEM’den milletvekili olan Cengiz Çandar’ı, Talabani ve Barzani ile görüşmeye gönderdi.

Ekonominin canına okuyan terör belasını çözmek istiyordu. Silah ve askeri yöntemin dışında yollar arıyordu. Dünyadaki benzer örnekleri inceledi. Fakat ne devlet ne de kamuoyu buna hazırdı. Özellikle askeri bürokrasi, sivilleri de peşine takarak çok sert tavır koydu. Özal ekranlara çıktı ‘güç odakları var’ dedi. Adını koymadı ve adresini göstermedi. Fakat kastettiği ‘derin devlet ve statükoydu’. Bir yalnız savaşçıydı Özal. Medya desteği bile sınırlıydı. Doğru bildiği yoldan dönecek biri değildi.

1988 yılında ANAP kongresinde kurşunların hedefi oldu. Bir kurşun parmağına isabet etti. Bir diğeri de önündeki mikrofona…

Eğer o mikrofon olmasaydı, erken ayrılacaktı aramızdan. O yaralı haliyle kalktı, kürsüye çıktı ve “Allah’ın verdiği ömrü, onun izni olmadan alacak yoktur” dedi. Ve bu cümle siyaset tarihine geçti.

Kadere ve Allah’a imanın bir tezahürüydü bu. Kurşun atan yakalandı fakat arkasındaki odaklar karanlıkta kaldı. Kaç yıl geçti üzerinden hâlâ aydınlatılamadı.

Özal “Ben biliyorum kimlerin olduğunu…” dedi ve çok sınırlı sayıda kişiyle sırrını paylaştı.

Düşünün bir ülkenin başbakanı kendisine yönelik suikastı aydınlatmakta bile çaresiz kaldı. Bu bir acizlik değil, sistemin gücünü gösteren ‘çaresizlik…’.

Buna rağmen pes etmedi Özal, statükoya teslim olmadı. Cesur ve gözü kara adımlar adımlar atmaktan geri durmadı.

Kara Kuvvetleri Komutanı Necdet Öztorun’a “Seninle çalışmak istemiyorum” dedi ve kapıyı gösterdi. O yılllarda bir siyasetçiden beklenmeyecek bir çıkıştı bu. Öztorun ‘genelkurmay başkanı’ kartvizitini bile çoktan bastırmıştı. Siyasi tarihe bu olay ‘Necdetler Operasyonu’ diye geçti. Ve bu isimde kitap da yazıldı.

Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay Irak politikası yüzünden istifa etmek zorunda kaldı. Özal kardeşi Yusuf’a “Korktu kaçtı, bir de asker olacak…” dedi. Bugün bunlar çok basit ve sıradan görünebilir. Fakat o dönemde ‘devrim gibiydi’.

Özal’a kadar cumhurbaşkanları ‘asker kişilerden’ seçilirdi. Paşa olmak Cumhurbaşkanlığının ‘görünmeyen bir maddesiydi’ sanki. Özal, 21,75’lik yerel seçim hezimetine rağmen ‘Cumhurbaşkanlığına adayım’ dedi ve yeni bir çığır açtı.

Parti içinden bile itiraz 18-20 kişi çıktı. Adına ‘beyaz saçlılar’ grubu dendi. Özal aldırmadı, bedel ödeme pahasına ‘adaylığında’ ısrarlı oldu. Arkasında gelenler onun yolundan yürüdü. Yoksa Süleyman Demiren’in kolay cesaret edebileceği şey değildi. Cumhurbaşkanlığı makamının sivilleştirirken çok önemli bir tabuyu yıktı. Adeta bir devrime imza attı.

Ve 32 yıl önce 1993’ün 17 Nisan’ında cumartesi günü sabah kalktı, spor yaparken fenalaştı. Ankara’ya yağmur yağıyordu. Gri ve kasvetli bir hava egemendi. Köşk’te tam teşekküllü ambülans bile yoktu. Yorucu Orta Asya turundan gelmişti. Hastaneye kaldırıldı. Herkes şoktaydı.

O gün dünya sürgününün son günüydü. Doktorları duyurdu, ‘ölüm haberini’. Ani ölüm soru işaretlerine neden oldu? Acaba doğal bir ölüm değil miydi? Ailesi ‘zehirlendiği’ iddiasını ortaya attı. Hüsamettin Cindoruk aylar öncesinden ‘Özal’ın birkaç ay içinde öleceğini’ duymuştu. Zehirlendiği tezi çok tartışıldı.

2012 yılında dosyası tekrar açıldı. Yargı ‘fethi kabir’ kararı aldı. Mezarı açılarak kemik ve doku örneklerinde ‘zehire rastlanıp rastlanmadığı’ araştırılacaktı. Kabrini açan uzmanlar hiç beklemedikleri bir manzara ve şokla karşılaştı. Aradan geçen yıllara rağmen ceset bozulmamıştı.

Dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin anlattı ayrıntıları: “Bedeninin önemli kısmı 20 senelik bir cenaze gibi değil. Kabirden çıkan cenaze şaşırtıcı derecede araştırmaya müsait…”

Ey okur! Turgut Özal’ın kabrinin açıldığını ve cesedinin çürümeden, bozulmadan bütünlüğünü koruduğunu biliyor muydunuz? Olağan ve normal bir durum mu bu?

Adli tıp uzmanları doku örneklerini analiz etti ve ‘zehirlendiği’ iddiasını doğrulayacak verilere ulaştı. Fakat tartışmalar ve ülkenin gündemi farklı yerlere kaydı.

Doğrusu AK Parti iktidarı da üzerine gitmedi. Ve dosya akim kaldı. İlerleyen yıllarda AK Parti, Erdoğan’ı savunurken ‘Özal’ın fotoğraflı afişinin altına zehirlediniz’ propagandası yürüttü. Ama keşke kimin, nerede, nasıl zehirlediği sorularına cevap bulabilseydi. Bir siyasi ağırlık koyabilseydi. Aksine yargı kanalları kapatıldı.

Evet Ey okur! Bir Özal vardı. Ton ton görünümlü… Sıcak sempatik. İnanmış bir adam, devrimci bir siyasetçiydi. Yazarınızın onunla görüştüğünü söylesem şaşırır mısınız?

Siyah beyaz fotoğraf arşivde duruyor. Özal derin devlet, statüko veya güç odaklarının alerjisini üzerine çekti. Bu yüzden ağır bedeller ödedi. Bugün konuşulan Kürt sorununun çözümü için ilk adımı o attı. Şartlar ve iklim çok ağırken… Rüzgar karşıdan eserken. Kısa siyasi yaşamına büyük işler sığdırdı. Sivil siyasetin alanını o genişletti, Çankaya kapılarını sivillere o açtı.

Kürt siyaseti belki hayatına mal oldu. Komplo teorisi yazmak istememem ama meseleye bulaşan Devlet Bahçeli ve Sırrı Süreyya Önder’in tıpkı Özal gibi ağır kalp sorunu yaşaması bir tesadüf olabilir mi? Dün Özal, bugün Bahçeli ve Önder mi acaba? Sadece bir soru… Yazının amacı bu değil. Bir Özal hatırlatması…

Belki unuttunuz, belki hiç haberiniz yok… Bu dünyadan bir Turgut Özal geçti. İz bırakarak… Putları kırarak… Tabuları yıkarak… Siyasi devrim yaparak… Evet, bir Özal vardı, anımsatmak istedim.

Etiketler: Bir Turgut Özal vardı!H. Agah KalenderÜst Manşet
Paylaş6Tweet4PaylaşGönderTara
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

Önerilen Haberler

UEFA’dan Kerem Aktürkoğlu transferine özel inceleme!
Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Bir Kerem Aktürkoğlu kitabı

Bünyamin Ünal yazdı I Öz Yetersizlik Örüntüsü
Köşe Yazarı

Bünyamin Ünal yazdı I Öz Yetersizlik Örüntüsü

Sağ kolunu makinaya kaptıran çocuk işçi hayatını kaybetti
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Ambalaj yasakları çevreyi mi kurtaracak, ekonomiyi mi dönüştürecek?

Cemil Suat yazdı | Kasayı doldurana kupa vermiyorlar
Köşe Yazarı

Kamil Aslan yazdı I Muhammed Salah’ın transferi ve futbol aklının işleyişi

Popüler Haberler

Ertuğrul Özkök: Aydın Doğan medyadayken Erdoğan hiçbir seçimi kaybetmedi

Ertuğrul Özkök biletini yaktı, Türkiye’ye dönmedi

Müfit Can Saçıntı’dan veda mesajı gibi paylaşım

Müfit Can Saçıntı’dan veda mesajı gibi paylaşım

Kızılcık Şerbeti kadrosundan çıkarılınca hayata küstü

Kızılcık Şerbeti kadrosundan çıkarılınca hayata küstü

FETÖ borsasının kilit ismi Serkan Kurtuluş Türkiye’ye getiriliyor

FETÖ borsasının kilit ismi Serkan Kurtuluş Türkiye’ye getiriliyor

Yeraltı dizisine veda eden oyuncular belli oldu

Yeraltı dizisine veda eden oyuncular belli oldu

Emniyet içerisinde köklü tasfiye iddiası

Burhaniye’de ‘kanunsuz emir’ iddiası: Polis savcılığa başvurdu

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Trabzonspor’dan bir bomba daha: Darwin Nunez’le anlaşma sağlandı iddiası

Trabzonspor’dan bir bomba daha: Darwin Nunez’le anlaşma sağlandı iddiası

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’na 638 dosya geldi

Bakan Gürlek: Türkiye pazar günü yeni bir aydınlığa uyanacak

Figen Yüksekdağ’ın kardeşi Saniye Yüksekdağ evinde ölmüş olarak bulundu

Figen Yüksekdağ: Özgürlüğümüz için yasaya gerek yok

Trabzonspor Başkanı Doğan: Salah’ın maliyetinin yarısından fazlası çıktı

Trabzonspor Başkanı Doğan: Salah’ın maliyetinin yarısından fazlası çıktı

UEFA’dan Kerem Aktürkoğlu transferine özel inceleme!

H. Agah Kalender yazdı I Bir Kerem Aktürkoğlu kitabı

Deniz Yayman yazdı I Ufuk Üniversitesi Hastanesi’ndeki iddialar sonrası Sağlık Bakanlığı müfettiş görevlendirdi

Deniz Yayman yazdı I Ufuk Üniversitesi Hastanesi’ndeki iddialar sonrası Sağlık Bakanlığı müfettiş görevlendirdi

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’na 638 dosya geldi

Bakan Gürlek: Türkiye pazar günü yeni bir aydınlığa uyanacak

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Rasim Ozan-Cem Küçük-Tahir Sarıkaya ittifakının dördüncü ayağı Ersoy Dede iddiası

Rasim Ozan-Cem Küçük-Tahir Sarıkaya ittifakının dördüncü ayağı Ersoy Dede iddiası

Yeraltı dizisine veda eden oyuncular belli oldu

Yeraltı dizisine veda eden oyuncular belli oldu

Deniz Yayman yazdı I Ufuk Üniversitesi Hastanesi’ndeki iddialar sonrası Sağlık Bakanlığı müfettiş görevlendirdi

Deniz Yayman yazdı I Ufuk Üniversitesi Hastanesi’ndeki iddialar sonrası Sağlık Bakanlığı müfettiş görevlendirdi

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Trabzonspor’dan bir bomba daha: Darwin Nunez’le anlaşma sağlandı iddiası
  • Bakan Gürlek: Türkiye pazar günü yeni bir aydınlığa uyanacak
  • Figen Yüksekdağ: Özgürlüğümüz için yasaya gerek yok
  • Trabzonspor Başkanı Doğan: Salah’ın maliyetinin yarısından fazlası çıktı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.