Cuma, Temmuz 24, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Kadınlar güç çatışmalarının nesnesi midir?

Bu gazetecinin ne yapıp yapmadığını bilmiyorum, üstelik kadınlarla olan özel hayatı beni hiç ilgilendirmiyor. Çalışma hayatındaki gücünü kullanarak kadınları cinsel olarak sömürme veya sömürüye açık hale getirme söz konusuysa, bu öncelikle bir ahlak sorunudur. Bu sömürüyü örgütleme ve üzerinden para kazanma ise yasal bir suçtur ve bu konu hukukçuları ilgilendirmektedir. Fakat Mehmet Akif Ersoy’a yapılan soruşturma sürecinde toplumda köpürtülen cinsellik ve kadına yönelik algı, kadına yönelik cinsel şiddeti meşrulaştırarak arttırma yönünde etkilidir.

17/12/2025 09:12
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Fatma Zehra Fidan yazdı I Kadınlar güç çatışmalarının nesnesi midir?
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

46 köşe yazısı

(The Turkish Post) – FATMA ZEHRA FİDAN

Kadınlar toplumsal değişimin en önemli parametrelerinden biridir. Eskinin yerine inşa edilen yeni, bunların temel özellikleri ne olursa olsun- öncelikle kadın bedeni ve yaşantısı üzerinden kurgulanır.

Osmanlıdan sonraki yeni yönetim biçimi olan cumhuriyet, eskinin cahil, geleneksel ve bağımlı kadın tipini yıkıp yenisini inşa etme iddiasındaydı. Modern kadın eğitimli, kültürlü, bağımsız, sosyal hayatta aktif, fakat yeni düşün yapısının gereği, bu yeni inşayı kadınlığın kutsal değerlerine sahip çıkarak yapan/ yapması gereken bir aktördü. Kadın bir kere daha, kendi doğallığı, sezgileri ve özgünlüğü içinde değil, doğrunun yeni tarzına göre şekillendirilen bir varlıktı.

Julie Kristeva gibi feminist kuramcılar, feminist kuramı erkeklerle eşit hakların paylaşımı savının darlığından çıkarıp kadınların kendilik bilincinde bir yaşam kurma mücadelesine taşıdı. Buna göre her kadının kendisine has özellikleri vardı, bu özellikler bağlamında kurduğu özgün cümleler ve inşa ettiği özgün bir yaşam olmalıydı.

Cumhuriyet ideolojisi modern Türk kadını tipini yaratmaya çalışırken henüz bu savlar ortada görünmüyordu. Türkiye Cumhuriyeti’nin kadın tipi ne kadar eleştirilirse eleştirilsin, medeni haklara pek çok ülkeden önce ulaşmak Türkiye toplumundaki kadın hareketlerine güç veren ve ivme kazandıran muhteşem bir şanstı.

Bu şans, cumhuriyet ideolojisinin kendi içinde yarattığı dogmatizm sebebiyle, farklı kadınlıkların inşasında, olduğu güzellikte temayüz edemedi. Çünkü kendisini Atatürk ilkelerinin ve cumhuriyetin yılmaz savunucusu olarak tanımlayan kişiler, dinin emirlerini yaşama özgürlüğü çerçevesinde belirginleşen tesettürlü kıyafete şiddetle karşı çıktı. Bu karşı çıkış demokratik bir ortamda gelişen fikir farklılığı olarak değil, tesettürlü kadınların ötelenmesi ve toplum dışına itilmesi şeklinde temayüz etti. Bu bağlamda 80’lerde güçlenmeye başlayan siyasal İslâmcı hareketlerin merkezinde bir kere daha kadın vardı: Bu sefer kadın, dinsel emirleri özgürce yaşamayı ve tesettürüyle kamusal alanda var olmayı talep ediyordu. Bu haklı talebin aktörleri modern olanın dogmatizmine her çarptığında güçleniyor, kendisini topluma daha kolay kabul ettiriyordu.

On yıllarca devam eden bu “mücadele” İslâmcı siyasetin iktidara gelmesiyle mutlu sona ulaştı; ancak iktidar güçlendikçe öncekinin tersine bir hareket gözlenmeye başladı: Bu sefer giyim kuşamından ve seküler hayat tarzından dolayı dışlanan ve ötelenen seküler kadınlardı. Bu dönemin hidayet hikayelerinin çokça politik sosla bezenmesi anlamsız değildir. Yeni iktidarın gözdesi olmak için çizilen kadın prototipini tanımlamak ise biraz zor: Son dönemde geçer akçe olan kadınların bazı özellikleri tesettürlü (tesettürlü olmasa da sorun değil), eğitimli, makyajlı, zengin, ataerkinin ve iktidarın şiddetli savunucusu olmak şeklinde sıralanabilir.

Bu yeni aktörler tesettür mücadelesi sırasında yaşadıkları acı ve sıkıntıları hemen her fırsatta tekrarlayarak içlerinde biriken hıncı kustular. Bu hınca zafer kazanmanın ve siyasette söz sahibi olmanın tanımsız sevinci katılınca, Türkiye tarihinde benzerine rastlanmayan bir kadın tipi çıktı ortaya: Kıyafetiyle dinselliği çağrıştırırken eylemleri ve söylemleriyle din karşıtı bir noktada duran, bu duruşunu gururla seslendiren kadınların devriydi artık bu. İnanıp bağlandıklarını iddia ettikleri dinde yasaklanan rüşvet, nepotizm, haksızlık ve adaletsizlikleri kendi davalarında meşru gören bu mücahide kadınlar için kutsal olan tek şey, iktidarı ve onun tartışılmaz gücünü korumaktı.

…

Eril söylemlerin ve eylemlerin hâkim olduğu böyle bir dünyada, kadınların erkek sesli olması doğal bir sonuçtur. Ne var ki, hakim paradigmanın yarattığı eril aktörlerin bazı yapıp ettikleri -en katı İslamcı kadının bile- iflahını kesen cinsten.

Nasıl mı?

Birkaç gün önce muhalif medyanın önemli isimlerinden Sabahattin Önkibar bir programında AKP iktidarı sayesinde “cariyeleşen” kadınlardan söz etti. Önkibar, TGRT’nin ilk çalışanlarından, hatta kurucularından biri olduğunu söylüyor, Cuma namazını kılacak kadar inançlı olmaktan dini sorgulama safhasına nasıl geçtiğini anlatıyordu: Bir İslâm devleti olmaması sebebiyle Türkiye’de yaşayanlar için Cuma namazının gerekmediğini duyduğunda ilk şoku yaşamıştı. Fakat asıl şok, sonra gelecekti.

O dönemde TGRT’nin sahibi merhum Enver Ören’in sanat ve iletişim dünyasındaki kadınlarla kurduğu ilişkiler çokça konuşulmaya başlanmıştı. Aşırı boyutlara ulaşan israfın yanında, aynı anda çok sayıda kadınla kurulan ilişkiler fazla tepki çekiyordu. Önkibar nazik bir dille bu konuyu Ören’e ilettiğinde, “Bunda dinen bir sorun yoktur.

Çalıştırdığın kadına gerekli parayı ödediğinde senin cariyen hükmündedir, istediğin şekilde faydalanabilirsin” mealinde bir cevap almıştı. Söylediğine göre Sabahattin Beyi sınıra getiren nokta burasıydı, konuyu Takkeli Firavunlar adlı kitabında ele aldı.
Cariyeliğin bütün dinlerde ve İslâm’da hangi anlama geldiği konunun uzmanlarını ilgilendiren bir mesele. Benim nezdimde ise konu, kadınların bir kez daha, yeniden ve yeniden, din sosuna bulanmış iddialarla istismar edilmesi, bedenlerinin ve kadınlık özelliklerinin kullanıma sokulmasıdır.

İlişki sürecindeki kadınların rızasını öne sürerek “istismar” kavramını hatalı bulabilirsiniz, ancak bu söylemin kendisi, bedensel cinsel şiddete maruz kalmayan kadınlara da bir saldırıdır. Bu din soslu cinsel söylemin meşrulaştırılması, toplumsal bütünlüğü ve huzuru olduğu kadar ailesel değerleri katletmek demektir.

Bunu bir örnekle açıklayıp konuyu kapatacağım.

15 Temmuz 2016’dan sonra, dinsel cemaatlerin ileri gelenleri tarafından ortaya sürülen bir hüküm vardı: “FETÖ’cülerin malları ganimet, kadınları cariyenizdir!”

Bu hükmü Diyanet İşleri Başkanlığı vermemişti, ancak ortamda yayılan bu söylemi ne reddetmiş ne yalanlamış ne de kınamıştı. Bu tutum, kabul ve desteğin en güçlü şekillerinden biriydi.

Dolaşıma sokulan bu nefret söylemi öyle zannedildiği gibi havada kalıp muhataplarını utandırmadı: KHK mağdurlarından birinin erkek kardeşi abisine şöyle bir mesaj gönderdi: “Sen vatanımızın bütünlüğüne kast eden bir teröristsin, bu durumda karın benim cariyemdir.”

Dört çocuklu yengesini kendisine cinsel köle yapmak isteyen bu kişinin dayanağı, dinsel argümanlarla meşrulaştırılan ve yaygınlaştırılan kadına karşı nefret söylemleriydi.

Bu olay KHK TV’de yayınlanan programların birinde anlatılmıştır, dinleyebilirsiniz.

Bu toplumda dinsel hassasiyetlere azami derecede bağlı olmak bakımından hak, hukuk, adalet ve ahlak kurallarına uyacağını vaat eden mevcut iktidarın bu karanlık söylemleri, muhatapları tarafından süzgüden bile geçirilmeden alınıp kabul edilmiştir.

Mehmet Akif Ersoy konusu bu tartışmayla yakından alakalı olsa da ona girmeyeceğim. Bu gazetecinin ne yapıp yapmadığını bilmiyorum, üstelik kadınlarla olan özel hayatı beni hiç ilgilendirmiyor. Çalışma hayatındaki gücünü kullanarak kadınları cinsel olarak sömürme veya sömürüye açık hale getirme söz konusuysa, bu öncelikle bir ahlak sorunudur. Bu sömürüyü örgütleme ve üzerinden para kazanma ise yasal bir suçtur ve bu konu hukukçuları ilgilendirmektedir. Fakat Mehmet Akif Ersoy’a yapılan soruşturma sürecinde toplumda köpürtülen cinsellik ve kadına yönelik algı, kadına yönelik cinsel şiddeti meşrulaştırarak arttırma yönünde etkilidir.

Mevcut dinsel söylemlerle güçlenen, ahlaki zaafları olan ve kadına karşı şiddeti meşru gören erkeklerin katlettiği yeni kadınlarla karşılaşmamak için önlem alınmalıdır.

Bizden söylemesi.

Etiketler: çatışmagüçkadınÜst Manşet
Paylaş2Tweet1PaylaşGönderTara
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

Önerilen Haberler

Suna Yaman yazdı I Hindistan’da sınav krizi gençlik isyanına dönüştü
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Hindistan’da sınav krizi gençlik isyanına dönüştü

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı
Köşe Yazarı

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı

Kemal Albayrak yazdı I Sorumlulara Çağrımdır
Köşe Yazarı

Kemal Albayrak yazdı I Asıl gündem kapatılıyor

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum
Özel Röportaj

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Popüler Haberler

Didem Arslan Show TV’den kovuldu 

Didem Arslan Show TV’den kovuldu 

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Suna Yaman yazdı I Hindistan’da sınav krizi gençlik isyanına dönüştü

Suna Yaman yazdı I Hindistan’da sınav krizi gençlik isyanına dönüştü

Aile hekimleri üçüncü kez iş bıraktı; sağlık ocakları 5 gün kapalı!

Mobbing ve ağır çalışma koşulları: 15 yılda 70 hekim intihar etti

Hazal Kaya: Ahbap’a 120 bin lira bağış yaptım, mağdurum

Hazal Kaya: Ahbap’a 120 bin lira bağış yaptım, mağdurum

Halk affetmedi, Uğur Arslan’ın Sakarya’daki imza günü iptal edildi

Halk affetmedi, Uğur Arslan’ın Sakarya’daki imza günü iptal edildi

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Taşacak Bu Deniz’den hayranlarını üzen haber

Taşacak Bu Deniz’den hayranlarını üzen haber

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Suna Yaman yazdı I Hindistan’da sınav krizi gençlik isyanına dönüştü
  • Mobbing ve ağır çalışma koşulları: 15 yılda 70 hekim intihar etti
  • Hazal Kaya: Ahbap’a 120 bin lira bağış yaptım, mağdurum
  • Halk affetmedi, Uğur Arslan’ın Sakarya’daki imza günü iptal edildi

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.