(The Turkish Post) – EKİN TANYEL
Ekonomi kamuoyunda dikkat çeken yeni bir yaklaşım türedi: Moody’s’in Türkiye’ye dair “kredi notunda pozitif ivme vardı, ancak işler plato noktasına ulaştı” ifadesi, görünür bir ilerleme olduğu ancak artık yukarı yönlü adımlar için gerekli koşulların kesinleşmediği mesajını veriyor. Yani, “daha iyiye gider miyiz?” sorusunun cevabı şu anda “belki ama kesin değil” şeklinde. Bu bağlamda, yakın dönemdeki enflasyon gelişmelerini de dikkate alarak, Türkiye ekonomisinin önünde duran fırsatları ve riskleri birlikte değerlendirelim.
Merkez Bankası’nın bugün açıkladığı %40,5’ten %39,5’e -yalnızca 1 puanlık- faiz indirimi, ilk bakışta ekonomide yumuşama yönünde atılmış bir adım gibi görünse de, karar metnindeki ifadeler dikkatle okunduğunda tablo daha karmaşık hale geliyor. Banka, enflasyonun ana eğiliminin yeniden yükseldiğini ve dezenflasyon sürecinin yavaşladığını açıkça belirtiyor. Yani bir yandan faiz indirimiyle piyasaya nefes aldırmaya çalışılırken, diğer yandan “riskler belirgin, rehavete yer yok” mesajı veriliyor. Bu, aslında politika yapıcıların “dengede yürüyüş” çabasını yansıtıyor: büyümeyi tamamen kısmadan, ama fiyat istikrarından da kopmadan ilerlemeye çalışmak. Fakat mevcut koşullarda bu dengeyi korumak, dar bir ip üzerinde yürümek kadar zor görünüyor.
Olumlu Yönde Hareket Var, Ama Şartlar Henüz Uygun Değil
Moody’s’in değerlendirmesi de, Türkiye açısından şu şekilde okunabilir: Kredi profili olumlu yönde değişmiş durumda, ancak yukarı yönlü hareketin devamı için “yüksek güven” şart. Bu güvenin hem içeride (makro dengeler, enflasyon, para politikası) hem de dışarıda (küresel faizler, dış şoklar) sağlamlaşması gerekiyor. Bu söylediklerimiz ışığında, Türkiye’nin “iyileşme” yönünde sinyal verdiğini ancak henüz bir “yukarı sıçrama” için gerekli ışığın yeşil olmadığını söyleyebiliriz.
Enflasyon Gerçeği – “Azalma mı, Duraklama mı?”
Son dönemde enflasyon verileri durumu biraz daha karmaşık hale getiriyor:
– Türkiye’de yıllık tüketici fiyatları artışı Eylül 2025 itibarıyla %33,29 olarak ölçülmüş durumda.
– Aylık bazda ise Eylül’de %3,23 artış görülmüş — bu, Ağustos’a kıyasla yükseliş yönünde bir ivme olduğunu gösteriyor.
– Çekirdek enflasyon (enerji/yiyecek gibi değişken kalemler hariç) %32,54 seviyesinde.
Bu rakamlar şunu gösteriyor: Enflasyon “yüksek ama biraz stabilleşmiş” olabilir — fakat yükseliş eğilimi hâlâ masada. Bu da ilerleme için yolun tamamlanmadığı anlamına geliyor.
Fırsatlar ve Riskler
Fırsatlar:
– Enflasyonun daha yüksek seviyelere çıkmaması; ki bu bir adım sayılabilir.
– Kredi notundaki “pozitif ivme” algısı – yatırımcı güveni açısından olumlu.
– Yapısal reformlara dair beklentiler – dış kırılganlığı azaltma potansiyeli var.
Riskler:
– Aylık enflasyon artışı – Eylül’deki %3,23’lük artış, düşüş trendinin kırılabildiğini gösteriyor. Ekim ayı enflasyonu çok kritik önemde.
– Yüksek enflasyon beklentisi — Kazançların, ücretlerin, maliyetlerin enflasyonla birlikte hızlanma riski hâlâ var.
– Dış şoklar, para politikası belirsizliği ve kur riski — ekonomi dış etkilerden de ciddi biçimde etkileniyor.
– Not değerlendirmesinde “plato” vurgusu — yani artık kolay bir yukarı adım yok, daha zor şartlar gerekiyor. Her şey uzunca bir süre yatayda (yani şu anda olduğu gibi) seyredebilir.
Ne Olmalı ki “Daha İyiye Gidiş” Gerçekleşsin?
Kısaca, “yukarı yönlü adım” istiyorsak aşağıdakiler önemli:
– Enflasyonun tek haneli ya da düşük çift haneli sürdürülebilir seviyelere inmesi. Art arda aylık %1.5 ve altını görebilmek çok önemli bir ufku çizgisi.
– Para ve maliye politikalarının tutarlılığı: faiz, kur, kamu borcu dengesi.
– Yapısal reformların (örneğin enerji maliyetleri, verimlilik, ihracat) hayata geçmesi.
– Dış finansman koşulları ve küresel ortamın destekleyici olması.
– Piyasa ve yatırımcı algısının bozulmaması — güvenin devam etmesi.
Durum Özeti
Evet, Türkiye’nin kredi notunda pozitif bir ivme söz konusu ve ekonomik göstergelerde de bazı iyileşme sinyalleri var. Ama yine de “daha iyiye gideriz” demek için henüz tam hazır değiliz. Enflasyon hâlâ yüksek, aylık bazda artış var, ve yukarı yönlü kırılganlıklar var. Dolayısıyla: İlerleme var, ama şartlar henüz “evet kesinlik” noktasında değil.
Bu yüzden Moody’s’in ifadesinde yer alan “plato” vurgusu, “şaşırtıcı bir şekilde yükseliş beklenemez” anlamına geliyor — ilerleme sıralı ve dikkatle kontrol edilmesi gereken bir iş.





















