(The Turkish Post) – ASLI GÜNEY
Türkiye’de son dönemde ciddi bir ivme değişikliği yaşanıyor. Özellikle adalet ve güvenlik bürokrasisinde, hukuk pek dikkate alınmıyor. Aslında siyasi iktidar ve ortakları, kendi lehlerine uygun kararları memnuniyetle karşılarken, farklı kurumlardan özgürlükçü kararları yok hükmünde sayıyor. Bunun son örneği geçtiğimiz günlerde yaşandı. Türk hükümeti, Hamas lideri İsmail Haniye’nin İsrail tarafından infaz edilmesi üzerine, popüler sosyal medya platformu Instagram üzerinden başsağlığı mesajı paylaşmak istedi. Ancak Instagram, Türkiye’nin haklı talebini farklı gerekçelerle kabul etmedi. Bunun üzerine de, siyasi iktidar sosyal medya platformuna erişim engeli getirdi. Aslında evrensel hukukun temel alındığı ülkelerde, yasaklara siyasi iktidarlar ya da, belli başlı kişiler karar vermez. Veremez de. Burada temel kaide hukukun işlemesidir. Şayet Türkiye’de popüler sosyal medya platformu Instagram’a yönelik bir kısıtlama ya da kapatma kararı alınacaksa, kurumlar şikayetlerini ve gerekçelerini hukuki bir bütünlük içinde adli makamlara arz eder. Yargı mekanizması da bununla ilgili nihai kararı verir. Kapatma, kısıtlama ve kanal daraltma kararı bu yollarla alınır. Aksi durumda birkaç kişinin, Bilgi Teknolojileri Kurumu’na (BTK) baskı yaparak, iletişim ağını kapatması hukukla bağdaşır bir yöntem değildir.
Kaldı ki, Instagram’ın kapatıldığı gün Anayasa Mahkemesi Türkiye’de özgürlükçü bir karara imza atmıştı. İletişim Başkanlığı ile ilgili Cumhurbaşkanlığı’nın bazı kararnamelerini iptal etmişti. AYM o kadar özgürlükçü bir adım atmıştı ki, bu paylaşımı sosyal medya paylaşımında tüm dünyaya ilan etti. Ne mi oldu? Popüler sosyal medya platformu Instagram’ı kapatma girişiminde bulunanlar, bu kez de baskıyla AYM’nin paylaşımını sildirdi. İnanır mısınız, insan güleceğine de ağlayacağına da karar veremiyor. Bir dönem parmakla gösterilen özgürlükçü Türkiye’nin geldiği duruma bakınız.
Kapatmak ya da engellemek nedir Allah aşkına. Hukuku işletin, her şeye o karar versin. Her şeyi beğenmek zorunda da değilsiniz. Kaldı ki, sizin beyaz dediğinize, taraflı ya da tarafsız herkesin aynı tepkiyi vermeniz de doğru değil. Şayet sizin paylaşımınız Instagram, tarafından dikkate alınmamışsa, önce kurumsal olarak tepkinizi ortaya koyarsınız. En üst perdeden bütün alternatifleri masaya serersiniz. En son yöntem olarak kapatmayı düşünürsünüz. Kaldı ki, bunu düşünen zihniyeti de sorgularım açıkçası.
KAPATMANIN MALİYETİ 10 MİLYAR TL
Neden mi? Türkiye’de milyonlarca kişi Instagram kullanıyor. Popüler sosyal medya platformu Instagram’a getirilen erişim engeli, beraberinde toplumsal, ekonomik ve hukuki bazı sorunları da getireceğini öngörmüş olmanız gerekiyor. Çünkü bazı kullanıcılar, bu kanalı keyif için kullanırken, geçimini platform üzerinden sağlayan da milyonlarca kişi bulunuyor. Çünkü dünyanın küresel bir köy haline geldiği bir ortamda, iş insanları da ticari pazarlama yöntemi olarak Instagram’ı kullanıyor. Burada hem ürünlerinin pazarlamasını yapıyor, hem de yeni müşterilerini bu yolla ağına dahil ediyor. Şimdi ne mi oldu? Söz konusu ağın kapılmasının Türkiye’de iş yapan çevrelere günlük zararı 2 milyar lira seviyesinde. Yani kısacası beş günlük fatura 10 milyar lira. O zaman bu kişilerin zararını devlet tanzim etmeli. Ya da bu kararı çat diye düşünen bürokrata ve akıl çevresine zarar fatura edilmeli. Yukarıda izah ettim. Kapatma yöntemi en son yoldur her zaman. Kaldı ki, Türkiye gibi bölgenin parlayan yıldızı konumundaki bir ülkenin aldığı bu kararı, dünyaya nasıl izah edeceksiniz. Siz farklı bahaneler üretebilirsiniz. Ancak sizin anlattığınızdan ziyade, dünyanın sizi nasıl gördüğü önemli. Benim bulunduğum ülkeden de sansür ve engelleme olarak görüldüğünün altını çizmem gerekiyor.
KARAR HUKUKİ DEĞİL, TAMAMEN SİYASİ
Kaldı ki Türkiye’de Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde görev yapan Prof. Dr. Yaman Akdeniz gibi duyarlı ve akil insanlar da var. Haliyle Yaman hocamın açıklamalarını uzaktan da olsa okumak, içime su serpti açıkçası. Yaman Akdeniz, Instagram engelinin hukuki bir temele dayanmadığının altını çiziyor. Akdeniz, “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nu ya da yargı organlarının sosyal medya platformlarını engellemesini meşru kılacak hukuki bir sorun yok. Sabah üçte Instagram’ı kapatacak bir durum söz konusu değil. Yasalarla ilgisi olmayan siyasi nitelikli bir talep söz konusu” ifadelerini kullanıyor. Yukarıda izah ettim. Bu kararı verecekse, hukuk mecrası vermeliydi. En azından dünyaya söyleyeceğiniz birkaç kelime sözünüz olurdu. Akdeniz ayrıca, engelin arkasında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un Instagram’a yönelik eleştirileri olabileceğine de dikkat çekiyor. Altun, Instagram’ın 31 Temmuz’da öldürülen İsmail Haniye’ye taziye mesajlarını kaldırdığını söylemiş, platformun politikasını “açık ve net bir sansür girişimi” olarak niteleyerek kınamıştı.
Burada siyasi iktidarın “katalog suçlar” kapsamında bir engelleme iddiası da pek inandırıcı değil. Meta, şeffaflık raporlarını yayınladı. Ne kadar içerik kaldırdıklarını da açıkça beyan ettiler. Orada özellikle terör ve şiddeti övücü ya da teşvik edici ne kadar paylaşım varsa kapatmış ve kaldırmış. Kısacası katalog suç tanımı havada asılı kalıyor. Türk makamları aslında Don Kişot gibi yel değirmeni ile kavga ediyorlar. Sadece yel değirmeniyle de değil. Kendi vatandaşı ile insan neden mücadele eder. Sosyal medyada görüyorum. Binlerce insan bağırıp duruyor. Zarar ettiklerini ifade ediyor. Ancak karara imza atanlar, sessiz kalmaya devam ediyorlar. Ancak uzaktan gördüğüm temel bir sorun var. Ne yazık ki, Türkiye’de muhalefet diye bir kavram yok. Sadece adı var. Onlarda yel değirmenini günde birkaç kez üflemeyi tercih ediyor.
Şimdi yeniden 2000’li yıllara dönüp bakıyorum. O günleri hasretle yad ediyorum. 2002 Kasım’ında iktidara gelen siyasi iktidar, geldikleri ilk gün yel değirmenlerini ortadan kaldırmıştı. Yasaklar birer birer çöpe atılmıştı. Bu adımlarla ülkenin doğusu ve batısı birbirine yakınlaşmıştı. Huzur ve sekine ortamı toplumsal döngüye olumlu yansımıştı. Ne var ki şimdi gelinen süreci gördüğümde, ülkem adına üzülüyorum. Bir dönem parmakla gösterilen kutup yıldızı, yerini engellere bıraktı. Umarım akil birkaç isim çıkarda, yasakların ve güvenlikçi politikaların ülkeye hiçbir faydası olmadığını haykırır. Aksi durumda Instagram ile başlayan yasaklar, yeni engellerle devam eder. Onun için sarı öküze sahip çıkmak gerekiyor. Nokta.





















