(The Turkish Post) – Gazeteci Fatih Altaylı, sermaye piyasalarındaki fon soruşturmasının perde arkasına ilişkin dikkat çeken kulis bilgileri paylaştı. Altaylı, ekonomi yönetiminin fonların büyüme biçiminden uzun süredir rahatsız olduğunu, sürecin 2026’nın bahar aylarında hızlandırılması yönünde karar alındığını ve operasyonun başlangıçta daha kontrollü yürütülmesinin planlandığını öne sürdü.
“Bankacılık sistemini tehdit eder hale geldi”
Altaylı’nın Saray ve ekonomi yönetimine yakın olduğunu belirttiği kaynaklara dayandırdığı yazısına göre, ekonomi yönetiminde fonların yapısı ve çalışma biçimine yönelik rahatsızlık ilkbahar aylarında ciddi bir tedirginliğe dönüştü.
Altaylı, kaynaklarının, yüksek hızda büyüyen ve değerlemeleri konusunda soru işaretleri bulunan fonların bankacılık sistemini de tehdit edebilecek noktaya geldiği yönünde ekonomi yönetimine uyarılar yapıldığını söylediğini aktardı.
Bu iddialar, son haftalarda sermaye piyasalarında yaşanan sert dalgalanmalar ve bazı fonların tasfiye sürecine alınmasıyla birlikte yeniden gündeme geldi. Reuters, yaşanan gelişmelerin ardından SPK’nın bazı fonların tasfiyesini başlattığını ve Merkez Bankası’nın piyasaya likidite sağlamak için adımlar attığını bildirdi.
SPK değişikliğini de sürecin parçası olarak gösterdi
Altaylı, fonlara yönelik adımların Nisan 2026 sonunda alınan kararlarla hız kazandığını öne sürdü. Yazısında SPK başkanlığındaki değişikliği de bu sürecin ilk adımlarından biri olarak değerlendiren Altaylı, İbrahim Ömer Gönül’ün yerine Mahmut Sütçü’nün getirilmesine dikkat çekti.
Altaylı’ya göre operasyonun başlangıçta “zincirleme bir reaksiyona” yol açmaması amacıyla daha yavaş ilerlemesi planlandı. Ancak daha sonra bilgi sızıntılarının yaşandığını ve bazı fon yöneticilerinin mal varlıklarını kaçırmaya ya da yurt dışına çıkmaya yönelik adımlar attığını öne sürerek operasyonun hızlandırıldığını iddia etti.
“İktidar içi çekişme değil” iddiası
Altaylı, operasyonun iktidar içerisindeki gruplar arasındaki bir mücadeleden kaynaklandığı yönündeki iddiayı da kaynaklarına sorduğunu belirtti.
Aktardığına göre kendisine, iktidar içerisinde çekişmeler yaşanabileceği ancak bu operasyonun böyle bir çekişmenin ürünü olmadığı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayı ve desteğiyle başlatıldığı yönünde yanıt verildi.
Bu bölüm, Altaylı’nın görüştüğünü belirttiği kaynakların değerlendirmesine dayanıyor; söz konusu iddia için bağımsız bir resmi doğrulama bulunmuyor.
Beş yöneticinin tutuklanması
Altaylı’nın yazısının dikkat çektiği bir diğer gelişme ise 19 Eylül’de gözaltına alınan beş şirket yöneticisinin tutuklanması oldu.
Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera yöneticileri Emre Alkin, Kerem Alkin ve Alper Öztürk ile Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilmelerinin ardından tutuklandı.
Altaylı, bu tutuklamaların ardından operasyonun “kime giderse gitsin” şeklinde yürütüleceğine ilişkin kendisine aktarılan sözlere yönelik daha önceki şüphelerinin azaldığını yazdı.
Soruşturma ise devam ediyor. Son tutuklamalarla birlikte dosyada tutuklu sayısının dokuz olduğu bildirilirken, SPK’nın fon tasfiyeleri ve şirketlerin mali hareketlerine ilişkin incelemeleri de sürüyor.























