Cumartesi, Temmuz 25, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Vahap Aktaş yazdı I Gücün ki(b)ri ve sevilmenin şımarıklığı

Milyonların karşısında “objektif gazetecilik” mottosuyla yayıncılık yapan Mehmet Akif Ersoy, şimdi demir parmaklıkların ardında. Bu tablo, gücün en kirli, en kibirli hâliyle yüzleştiği andır aynı zamanda. Güç insanı kontrolsüz kılar, herkes seni alkışladıkça alkışlar, bir gün gelir o alkışlar kesiliverir ve sen bir anda tek başına kalırsın. Yalnız, savunmasız ve şaşkın.

12/12/2025 10:12
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Gazeteci Mehmet Akif Ersoy uyuşturucu suçlamasıyla gözaltına alındı
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Vahap Aktaş

Vahap Aktaş

65 köşe yazısı

(The Turkish Post) – VAHAP AKTAŞ

Bu hafta Habertürk’ün ekran yüzü, genel yayın yönetmeni, medya dünyasında kariyer basamaklarını çok hızlı bir şekilde tırmanan(!) Mehmet Akif Ersoy gözaltına alındı ve birkaç saat içinde tutuklandı.

Milyonların karşısında “objektif gazetecilik” mottosuyla yayıncılık yapan Ersoy, şimdi demir parmaklıkların ardında.

Bu tablo, gücün en kirli, en kibirli hâliyle yüzleştiği andır aynı zamanda. Güç insanı kontrolsüz kılar, herkes seni alkışladıkça alkışlar, bir gün gelir o alkışlar kesiliverir ve sen bir anda tek başına kalırsın.

Yalnız, savunmasız ve şaşkın.

Çünkü o alkışlar senin değil, sana verilen gücün alkışıydı.

Sevilmenin şımarıklığı da öyle. İnsanı önce kör eder, sonra sevilmenin değeri ve dengesi bilinmezse gayyalara sürüklenip mahvolur gider.

İşte tam bu noktada Mehmet Akif Ersoy’un hikâyesi, sadece bir gazetecinin değil, Türk medyasının da trajik özeti oluyor.

İnsan, tarih boyunca iki büyük sarhoşlukla başı dertte olmuştur: biri güç, diğeri sevgi. İlki kibir, ikincisi şımarıklık doğurur. İkisi de aynı kökten beslenir: “Ben özünde farklıyım, üstünüm, vazgeçilmezim” yanılgısı. Sosyal psikolojinin en çarpıcı bulgularından biri, gücün insanı nasıl hızla dönüştürdüğüdür.

Dacher Keltner’in Berkeley Üniversitesi’ndeki uzun süreli çalışmaları gösteriyor ki, güç pozisyonuna getirilen insanlar birkaç hafta içinde empati yeteneklerini kaybediyor, başkalarının yüz ifadelerindeki duyguları okumakta zorlanıyor ve kural tanımaz hale geliyorlar.

Deneklere rastgele “patron” ya da “çalışan” rolü dağıtılan basit laboratuvar deneylerinde bile, “patron” olanlar daha fazla bisküvi yiyor, ağızlarını şapırdatarak konuşuyor ve karşısındakinin sözünü daha sık kesiyor. Güç, beynin ayna nöronlarını susturuyor; öteki insanın acısını hissetme yeteneğini köreltiyor.

Güç pozisyonuna yükselen insanlar, birkaç ay içinde empati skorlarında ciddi düşüş yaşıyor. Beynin prefrontal korteksindeki “başkalarını anlama” devreleri adeta kapanıyor. Güç, insanı kendi aynasına hapsediyor; orada sadece kendi yansıması var ve bunun farkında olamıyor.

En meşhur örnek, 1971’de Philip Zimbardo’nun Stanford Hapishane Deneyi’dir. Sıradan üniversite öğrencileri gardiyan ve mahkûm rollerine ayrıldığında, gardiyan rolündekiler altı gün içinde öyle bir kibre kapılmışlardı ki deney durdurulmak zorunda kalmıştı. Güç, kostümle bile insanı tanınmaz hale getirebiliyordu.

Sevilmenin şımarıklığı ise daha sinsi işler. Harry Reis ve arkadaşlarının yaptığı çalışmalar, sürekli onaylanan ve beğenilen bireylerin “narsisistik kırılganlık” geliştirdiğini gösteriyor. Beğenilme dozajı arttıkça, kişi eleştiriye karşı toleransı azalıyor, küçük bir olumsuz geri bildirim bile öfke patlamalarına yol açıyor.

Muzafer Sherif’in 1954’teki Robbers Cave deneyi, bu dinamiği gruplar düzeyinde ortaya çıkartıyor: İki ayrı kamp grubundan birine “siz daha iyisiniz, daha başarılısınız” mesajı verildiği anda, o gruptaki çocuklar diğer gruba karşı acımasızlaşmaya başlıyor. Sevgiyle şişirilen benlik, en yakındaki “öteki”yi düşman ilan etmekte tereddüt etmiyordu.

Türkiye’de bu iki sarhoşluğu aynı anda yaşayan çok insan var. Sabah “millet beni çok seviyor” diye göğsü kabaran biri, akşam “bana oy vermeyen vatan haini” diye bağırabiliyor. Gücün kibri ile kitlenin sevgisi birbirini besliyor; ortaya mutlak haklılık hissi çıkıyor. Bu his, en tehlikeli afyondur çünkü hem uyutur hem uyandıranı düşman ilan eder.

Gücün kibri ile sevilmenin şımarıklığı el ele veriyor: “Beni sevenler çok, dolayısıyla ben haklıyım; bana itiraz edenler ya kıskanıyor ya da düşman.” Bu cümle hem siyasette hem mahalle dedikodusunda aynı rahatlıkla kuruluyor.

Uyum deneyleri bize şunu öğretiyor: İnsan, yalnız kaldığında doğruyu görebiliyor ama kalabalık ona “yanlış” dediğinde gerçeği inkâr edebiliyor. Güç ve sevgi birleştiğinde kalabalık büyür, ses yükselir, hakikat görünmez olur.

Milgram’ın elektrik şoku deneyi de aynı kapıya çıkıyor: Otorite “devam et” dediğinde, sıradan insanlar başkalarına acı vermekten çekinmez oluyor.

Çözüm nerede?

Sosyal psikolojinin acı bir gerçeği var: Ne güçten ne de sevgiden tamamen kaçabiliriz. Kaçınılmaz olanı dengeleyecek tek şey, bilinçli bir özdenetim. Gücün kibrine karşı sürekli “Ben de yanılabilirim” hatırlatması, sevilmenin şımarıklığına karşı ise sürekli “Beni sevenler kadar sevmeyenler de var ve onların da haklı olma ihtimali mevcut” cümlesi.

Kötülük, kötü insanlardan değil, kontrol edilmeyen güç ve sorgulanmayan sevgiden doğuyor.

Zimbardo, Stanford deneyini durdurduktan yıllar sonra şöyle demişti: “Kötülük, kötü insanların değil, iyi insanların sessizliğinin ürünüdür.” Güç ve sevgiyle sarhoş olanlar değil, onların kibrini ve şımarıklığını alkışlayanlar asıl sorumludur.

Bugün bir makamda oturan ya da bir sevgi çemberinin ortasında duran herkes kendine şu soruyu sorsun: “Ben bu kadar haklı mıyım, yoksa sadece bu kadar güçlü ve bu kadar seviliyor muyum?”

Cevap, çoğu zaman rahatsız edici olur.

Ve

Tarihin tozlu raflarındaki yol göstericiler bize;

Ne kadar güçlüysen o kadar alçakgönüllü, ne kadar seviliyorsan o kadar eleştiriye açık olmayı öğretiyor.

Aksi takdirde tarih, adını değil, düştüğün yeri yazıyor. Ve o yer genellikle çok yüksekten oluyor.

Etiketler: güçşımarıklıkÜst Manşet
Paylaş13Tweet8PaylaşGönderTara
Vahap Aktaş

Vahap Aktaş

Önerilen Haberler

Suna Yaman yazdı I Hindistan’da sınav krizi gençlik isyanına dönüştü
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Hindistan’da sınav krizi gençlik isyanına dönüştü

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı
Köşe Yazarı

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı

Kemal Albayrak yazdı I Sorumlulara Çağrımdır
Köşe Yazarı

Kemal Albayrak yazdı I Asıl gündem kapatılıyor

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum
Özel Röportaj

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Popüler Haberler

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Suna Yaman yazdı I Hindistan’da sınav krizi gençlik isyanına dönüştü

Suna Yaman yazdı I Hindistan’da sınav krizi gençlik isyanına dönüştü

Aile hekimleri üçüncü kez iş bıraktı; sağlık ocakları 5 gün kapalı!

Mobbing ve ağır çalışma koşulları: 15 yılda 70 hekim intihar etti

Hazal Kaya: Ahbap’a 120 bin lira bağış yaptım, mağdurum

Hazal Kaya: Ahbap’a 120 bin lira bağış yaptım, mağdurum

Halk affetmedi, Uğur Arslan’ın Sakarya’daki imza günü iptal edildi

Halk affetmedi, Uğur Arslan’ın Sakarya’daki imza günü iptal edildi

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Çektirdiği fotoğraflarla doktor eşini bile “hakimim” diye kandırmış

Çektirdiği fotoğraflarla doktor eşini bile “hakimim” diye kandırmış

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Suna Yaman yazdı I Hindistan’da sınav krizi gençlik isyanına dönüştü
  • Mobbing ve ağır çalışma koşulları: 15 yılda 70 hekim intihar etti
  • Hazal Kaya: Ahbap’a 120 bin lira bağış yaptım, mağdurum
  • Halk affetmedi, Uğur Arslan’ın Sakarya’daki imza günü iptal edildi

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.