(The Turkish Post) – Eski MİT Dış Operasyonlar Dairesi Başkanı Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma, 15 yıl sonra yeniden açıldı. Ölüm nedeni o dönemde kalp krizi olarak kayıtlara geçen Kozinoğlu’nun mezarının açılmasına (feth-i kabir) karar verildi.
Silivri Cumhuriyet Başsavcıvekili Ebubekir Efe tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilecek incelemede, mezardan alınacak doku örnekleri üzerinde toksikolojik ve kimyasal analizler yapılacak. Böylece Kozinoğlu’na cezaevinde farklı bir ilaç verilip verilmediği ve talep ettiği ilaçlarla ilgili iddiaların araştırılması hedefleniyor.
Mezardan alınacak örnekler incelenecek
Feth-i kabir kararı doğrultusunda Kozinoğlu’nun İstanbul Ümraniye Hekimbaşı’ndaki mezarı açılacak.
Adli incelemede alınacak örneklerin özellikle toksikolojik ve kimyasal açıdan inceleneceği bildirildi. Soruşturmanın sonucunda, ölümüne ilişkin daha önceki tespitlerle çelişen yeni bir bulgu olup olmadığı araştırılacak.
Ölümünden önce yazdığı savunma yeniden dosyada
Soruşturmanın dikkat çeken bir diğer ayağını ise Kozinoğlu’nun ölümünden önce kaleme aldığı el yazısı savunma notları oluşturuyor.
Kozinoğlu’nun 2011’de Silivri’deki hücresinde hazırladığı savunma mektubunun fiziki hali ve orijinal görselleri soruşturma dosyasına girdi. Kozinoğlu, yazısında kendisinin hedef seçildiğini ve “günah keçisi” yapıldığını savundu.
“MİT’ten seçilmiş bir günah keçisiyim”
Kozinoğlu, savunmasında 34 yıllık meslek hayatına ve aldığı devlet nişanlarına dikkat çekerek ODA-TV davasında hedef haline getirildiğini ileri sürdü.
Ayrıca davadaki diğer sanıkları tanımadığını, herhangi bir gazeteciyle irtibatının bulunmadığını ve bilgisayarındaki bazı dijital verilerin kendisine yönelik bir komplo kapsamında oluşturulduğunu savundu.
Ölümünün ardından soru işaretleri yeniden gündemde
Kozinoğlu, 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmişti. Ölümünün ardından düzenlenen kayıtlarda ölüm nedeni kalp krizi olarak yer aldı.
Yeni soruşturmayla birlikte ölümüne ilişkin iddiaların adli makamlar tarafından yeniden incelenmesi gündeme geldi. Ancak feth-i kabir kararı tek başına herhangi bir suçun işlendiğini veya ölümün dış müdahale sonucu gerçekleştiğini göstermiyor; kesin değerlendirme yapılacak adli ve bilimsel incelemelerin ardından ortaya çıkacak.























