(The Turkish Post) – TUNA CEVHER
Türkiye’de adaletin çöküşünü gösteren en net tablo, Anayasa Mahkemesi’nin rakamlarıyla ortaya çıkıyor. 2012’den bugüne verilen 81 bin 481 hak ihlali kararı, yurttaşın devlet karşısında korunamadığını kanıtlıyor.
Başka bir ifadeyle, bu ülkede her 10 kişiden biri, en temel hakkını dahi savunamaz hale gelmiş durumda. Hukukun üstünlüğü üzerine kurulu olması gereken sistem, fiilen hak ihlali üretir hale gelmişse, “adalet” sadece kâğıt üzerinde var demek oluyor.
İNSANLAR YARGIYA NEDEN GÜVENMİYOR?
Çünkü yargı bağımsız değil. Hakimlerin ve savcıların karar verirken kendilerini siyasi baskının gölgesinde hissettiği bir ülkede, yurttaşın güven duyması mümkün mü?
Adalet dağıtmak yerine iktidarın çizdiği sınırlar içinde hareket eden bir mekanizma, halkın gözünde meşruiyetini yitiriyor. İnsanlar “mahkemede hakkımı alır mıyım?” diye değil, “kime dokundum da başıma bu geldi?” diye sorar hale geldi.
ADALET SİSTEMİ NEDEN AKSIYOR?
Adaletin aksamasının nedeni yalnızca iş yükü değil; asıl mesele sistemin bizzat adaleti engellemesi. Alt mahkemelerin AYM ve AİHM kararlarını tanımaması, “devletin kendi hukukuna bile uymadığı” gerçeğini ortaya koyuyor.
Bu tablo, vatandaşın gözünde sadece bir güven erozyonu değil, aynı zamanda devlet ile toplum arasındaki bağın kopması anlamına geliyor. Bir başka sorun da davaların sürüncemede kalması. Binlerce dosya yıllarca sonuçlandırılamıyor, insanlar adalet beklerken hayatları altüst oluyor.
TÜRKİYE’DE ADALET SİSTEMİ İFLASTA
AYM Başkanı Kadir Özkaya’nın açıklamaları da tabloyu gözler önüne seriyor. Özkaya, 2012’de bireysel başvuru sisteminin başlamasından bugüne kadar toplam 81 bin 481 hak ihlali kararı verildiğini, sadece 2024’te 70 bin başvuruya karşılık 5 bin 551 ihlal tespit edildiğini belirtti. Hâkim ve savcılardan yalnızca kanun bilgisiyle değil, vicdan hassasiyetiyle görev yapmalarını isteyen Özkaya, adalet terazisinin en hassas terazilerden biri olduğunu vurguladı.
Ancak, Özkaya’nın vicdan çağrısı, adaletin siyasetin gölgesinden kurtarılamadığı bir ortamda, toplum nezdinde fazla karşılık bulmuyor.
TÜRKİYE DÜNYADA NEREDE DURUYOR?
Uluslararası endekslerde Türkiye’nin adil yargılanma algısında en alt sıralarda yer alması sürpriz değil. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Türkiye aleyhine verilen kararların sayısı, Rusya ile birlikte başı çekiyor.
Yani mesele sadece iç hukuk meselesi değil, Türkiye’nin uluslararası alanda da “hukuka saygı göstermeyen” ülke olarak anılması. Bu durum, demokrasi ve insan hakları standartlarını tamamen aşındırıyor.
ADALET KRİZİ SİYASETİN GÖLGESİNDE
Her 10 kişiden biri ağır hak ihlali yaşıyorsa, bu artık münferit bir sorun değil, kurumsal çürümenin göstergesi.
Türkiye’de adalet sistemi, yurttaşı korumak yerine iktidarı koruyan bir aygıta dönüşmüş durumda.





















