(The Turkish Post) – TUNA CEVHER
Cumhurbaşkanlığı’nın milyarlarca lirayı bulan harcamaları hız kesmeden sürerken, Erzurum’un Pasinler ilçesinde bir toprak evin damı çöktü. İki çocuk yaşamını yitirdi, anne ağır yaralandı. Saraylara ve lüks kamu binalarına milyonlarca lira aktarılırken, yurttaşların hâlâ çamur ve saman karışımı damların altında yaşamak zorunda kalması, 2025 Türkiye’sinin en acı çelişkisini gözler önüne serdi. Halkın en temel ihtiyacı olan barınma için kaynak bulunamazken, saraylar ve lüks kamu binaları için milyarlarca lira harcanıyor.
MİLYARLAR SARAYA, KURU DAM VATANDAŞA
Resmî verilere göre Cumhurbaşkanlığı’nın 2025 yılı için ayrılan 16,9 milyar liralık bütçesi hızla eridi. Yılın ilk 7 ayında 14,3 milyar lira harcandı. Bunun 7,6 milyar lirası doğrudan sarayın kendi giderlerine, 6,8 milyar lirası ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tek imzasıyla kullanılan örtülü ödeneklere gitti. Ayda 1 milyar 80 milyon, günde 36 milyon, dakikada 25 bin lira harcayan bir yönetim, yurttaşın çökme riski taşıyan evlerini güçlendirmeye sıra geldiğinde sessiz kalıyor.
Üstelik Cumhurbaşkanı’nın maaş ödeneği bile bütçeye yetmedi. Temmuz ayında Erdoğan’ın maaşı 280 bin liraya yükseltilince ayrılan ödenek yetersiz kaldı ve ilave kaynak konuldu. Sarayın ihtişamı sürerken, Anadolu insanı hâlâ yoksulluğun ve ihmalkârlığın gölgesinde yaşam mücadelesi veriyor.
ERZURUM’DAKİ TRAJEDİNİN BEDELİ
Bu tablo en acı şekilde Erzurum’un Porsuk Mahallesi’nde kendini gösterdi. Kerpiç ve toprakla yapılan evin damı çöktü, altı kişi enkaz altında kaldı. 6 yaşındaki Kerimhan ve 11 yaşındaki Sudenaz hastanede hayatını kaybetti. Anne ağır yaralı olarak yaşam savaşı veriyor. Evde bulunan üç kişi ise yara almadan kurtuldu. Olay yerine giden AFAD ve jandarma ekipleri göçüğün nedenini araştırıyor. Ancak köylülerin tek sorusu şu: “Devlet milyarları saraylara harcarken bizim evlerimiz neden hâlâ böyle?”
KAYNAKLAR NERELERE AKIYOR?
Cumhurbaşkanlığı yalnızca Beştepe’deki sarayla sınırlı değil. Ahlat ve Okluk’taki yazlık ve kışlık saraylar için de bütçeden milyonlar ayrıldı. Temsil ve ağırlama giderleri, lüks makam odaları, devasa bakımlar için kaynak bulunuyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki dijital, yatırım ve insan kaynakları ofislerine de yaklaşık 1 milyar lira ek ödenek aktardı.
Buna karşın kırsalda yaşayan vatandaşlar, kendi elleriyle kerpiçten ördükleri evlerde, her yağmurda damın çökme korkusuyla yaşıyor. Bu durum yalnızca bir inşaat sorunu değil; devletin kaynakları nasıl kullandığının da göstergesi.
2025 TÜRKİYE’SİNİN ÇELİŞKİSİ
Bir yanda lüks saraylarda dakikada binlerce lira harcayan bir yönetim; diğer yanda iki çocuğunu toprak damın altında kaybeden bir aile… Bu uçurum yalnızca rakamların değil, siyasi tercihlerin de sonucu. Devletin görevi yurttaşını korumak, en temel ihtiyaçlarını sağlamak olmalıydı. Fakat kamu kaynaklarının nasıl ve kimler için kullanıldığı ortada.
Türkiye’nin 2025 fotoğrafı işte bu: Saray duvarlarında ihtişam, köylerde çökük damların altında ölüm.























