Pazartesi, Ağustos 31, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Haber Yorum

Tuna Cevher yazdı I İklim değişiyor, tarımın hesabı bozuluyor

Asıl miras, o tarlanın toprağını gelecek kuşağın hâlâ ekip biçebileceği durumda bırakabilmek. Bugün çocuklarımıza kaç dönüm arazi bırakacağımızı hesaplıyoruz. Oysa onların nasıl bir iklimde, ne kadar suyla ve nasıl bir toprak üzerinde yaşayacağını da hesaba katmak zorundayız.

31/08/2026 07:08
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Tuna Cevher yazdı I İklim değişiyor, tarımın hesabı bozuluyor
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp

(The Turkish Post) – TUNA CEVHER  

Bir çiftçinin elindeki tarlanın değeri yalnızca tapuda yazan metrekareyle ölçülmüyor. O toprağın ne kadar su tutabildiği ne kadar verimli kaldığı ve değişen iklim koşullarında üretim yapmayı sürdürebilmesi, önümüzdeki yıllarda çok daha önemli hale gelecek. Çünkü iklim krizi tarımı artık yalnızca kuraklık dönemlerinde değil, aşırı yağıştan sıcak hava dalgalarına kadar çok daha geniş bir alanda tehdit ediyor.

Avrupa’da bu yaz yaşananlar bunun çarpıcı örneklerini ortaya koydu. İngiltere’de uzun süren kuraklık tarımsal üretimi zorlarken, Fransa’da aşırı sıcaklar ve su sıkıntısı ürün verimlerini aşağı çekti. Çekya’da yem üretimindeki düşüş hayvancılığı doğrudan etkiledi. Şeker pancarında yaşanan kayıplar ise Avrupa’nın şeker üretiminin son yılların en düşük seviyelerine gerilemesi riskini ortaya çıkardı.

Bunlar birbirinden bağımsız gelişmeler gibi görünse de aslında aynı sorunun farklı sonuçları. İklim koşulları değişiyor ve tarım, bu değişime uyum sağlayacak kadar hızlı dönüşemiyor.

Türkiye ise bu yıl Avrupa’nın bazı bölgelerine kıyasla daha avantajlı bir tabloyla karşılaştı. Temmuz ayında ülke genelinde yağışların geçen yılın aynı dönemine göre belirgin biçimde artması tarımsal üretim açısından önemli bir rahatlama sağladı. Ancak tek bir yılın yağış verisi, önümüzdeki yılların güvencesi olarak görülmemeli.

Çünkü Türkiye’nin bulunduğu Akdeniz Havzası, iklim değişikliğinin en fazla hissedileceği bölgeler arasında yer alıyor. Sıcaklıkların yükselmesi, yağış rejiminin düzensizleşmesi ve kurak dönemlerin uzaması Türkiye’nin tarımsal üretimini doğrudan etkileyebilir. Bugün yeterli yağış alan bir bölgenin birkaç yıl sonra aynı güvenceye sahip olacağının garantisi yok.

Asıl mesele de burada başlıyor. Türkiye’de kuraklık denildiğinde çoğunlukla barajların doluluk oranlarını, yeraltı sularını veya sulama yatırımlarını konuşuyoruz. Oysa yağmurun ne kadar yağdığı kadar, yağdığı suyun toprakta ne kadar tutulabildiği de önemli.

Özellikle organik maddesini kaybetmiş, sıkışmış ve uzun süre çıplak bırakılmış toprak, yoğun yağış karşısında suyu yeterince içine alamayabiliyor. Su yüzeyden akıp giderken erozyon artıyor. Ardından yağış sona erdiğinde aynı arazi yeniden kuraklıkla karşı karşıya kalıyor. Böylece ilk bakışta birbirinin zıddı gibi görünen sel ve kuraklık, aynı toprak sorununun iki farklı sonucu haline geliyor.

Anadolu Meraları CEO’su Yasemin Kireç’in dikkat çektiği nokta da bu. Türkiye’nin kuraklıkla mücadelesinde yalnızca daha fazla su bulmaya odaklanmak yerine, mevcut suyun toprakta tutulma kapasitesinin artırılması gerektiğini savunuyor. Buradaki yaklaşım, tarım arazisini yalnızca ürün yetiştirilen bir alan olarak değil, aynı zamanda suyu depolayan canlı bir sistem olarak görmek.

Onarıcı tarım tartışması da bu noktada önem kazanıyor. Toprağın yıl boyunca mümkün olduğunca örtülü tutulması, canlı köklerin daha uzun süre toprakta kalması, ürün çeşitliliğinin artırılması, uygun münavebe sistemlerinin kullanılması ve toprağın gereksiz yere işlenmemesi, toprağın yapısını güçlendirmeyi amaçlayan uygulamalar arasında bulunuyor.

Bu yöntemlerin tamamını her bölgede aynı sonuç verecek bir reçete gibi görmek doğru olmaz. Onarıcı tarım sulamanın tamamen ortadan kaldırılmasını da sağlamıyor. Fakat toprağın su tutma kapasitesini ve biyolojik yapısını güçlendirmek, kurak dönemlerde üretimin daha dayanıklı hale gelmesine katkı sağlayabilir.

Burada dikkat çekici olan, meselenin artık yalnızca çevre politikası olmaktan çıkması. Toprağın sağlığı doğrudan gıda fiyatlarını, çiftçinin gelirini ve gıda tedarik zincirinin güvenliğini ilgilendiriyor. Avrupa’daki kuraklık nedeniyle yem fiyatlarının yükselmesi veya pancar ve tahıl veriminin düşmesi, tarladaki sorunun kısa sürede tüketicinin sofrasına kadar ulaşabileceğini gösteriyor.

Türkiye açısından da benzer bir risk bulunuyor. Su kaynaklarının giderek daha fazla baskı altında olduğu bölgelerde üretimi yalnızca daha fazla yeraltı suyu kullanarak sürdürmeye çalışmak uzun vadeli bir çözüm olmayabilir. Bugün daha derin kuyular açarak üretimi devam ettirmek mümkün olsa bile, yeraltı suyunun kendini yenileme hızından daha hızlı tüketilmesi gelecekte çok daha ağır bir sorun yaratabilir.

Bu nedenle tarım politikalarının “daha fazla su nasıl buluruz?” sorusunun yanında “elimdeki suyu nasıl daha uzun süre toprakta tutarım?” sorusuna da cevap vermesi gerekiyor.

Özellikle İç Anadolu gibi su stresinin daha fazla hissedildiği bölgelerde hangi ürünün hangi iklim koşullarında yetiştirileceği yeniden düşünülmeli. Her bölgede aynı ürünleri yetiştirmek ve ortaya çıkan su ihtiyacını sürekli yeni sulama yatırımlarıyla karşılamaya çalışmak yerine, üretim deseninin bölgenin doğal su kapasitesiyle uyumlu hale getirilmesi gerekiyor.

Bu, geleneksel tarıma bütünüyle geri dönmek anlamına da gelmiyor. Anadolu’nun geçmişten gelen kuru tarım deneyimi, modern tarım teknolojileri ve toprak bilimiyle birlikte yeniden değerlendirilebilir. Amaç geçmişi taklit etmek değil, geçmişte sınırlı suyla üretim yapmayı mümkün kılan bilgiyi bugünün iklim koşullarına uyarlamak.

Çünkü önümüzdeki dönemde tarımın en büyük sorunlarından biri yalnızca suyun azlığı olmayacak. Su geldiğinde onu kaybetmemek de en az su bulmak kadar önemli hale gelecek.

Bugün bir tarım arazisine baktığımızda çoğunlukla kaç dönüm olduğuna, ne kadar ürün verdiğine ve ne kadar gelir getirdiğine bakıyoruz. Gelecekte bunlara başka bir soru eklemek zorunda kalabiliriz: Bu toprak, iklim koşulları daha da ağırlaştığında üretim yapmaya devam edebilecek mi?

Aslında “çocuklarıma tarla bırakacağım” cümlesinin anlamı da değişmek zorunda. Çünkü gelecek kuşağa bir arazi bırakmak, o arazinin gelecekte de verimli olacağını garanti etmiyor.

İklim krizinin tarım üzerindeki etkileri derinleştikçe toprağın kendisi ekonomik bir varlık olmanın ötesinde stratejik bir kaynağa dönüşecek. Suyu tutabilen, organik maddesini koruyan, erozyona karşı dirençli ve canlılığını sürdüren toprak, yalnızca bugünün çiftçisini değil, geleceğin gıda sistemini de ayakta tutacak.

Bu nedenle Türkiye’nin tarım politikasında artık yalnızca yeni barajların, sulama kanallarının veya kuyuların sayısını konuşmak yeterli değil. Toprağın nasıl korunacağı, çiftçinin bu dönüşümü nasıl gerçekleştireceği ve sağlıklı toprağın nasıl ekonomik olarak teşvik edileceği de tartışılmalı.

Çünkü iklim değişikliği karşısında kaybedilen her tarım arazisi yalnızca bir üretim alanının kaybı anlamına gelmiyor. Aynı zamanda gelecekte üretilebilecek gıdanın, kullanılabilecek suyun ve kırsal ekonominin bir bölümünün kaybedilmesi anlamına geliyor.

Bu yüzden asıl miras belki de tapudaki tarla değil. Asıl miras, o tarlanın toprağını gelecek kuşağın hâlâ ekip biçebileceği durumda bırakabilmek. Bugün çocuklarımıza kaç dönüm arazi bırakacağımızı hesaplıyoruz. Oysa onların nasıl bir iklimde, ne kadar suyla ve nasıl bir toprak üzerinde yaşayacağını da hesaba katmak zorundayız. Çünkü gelecekte bir tarlanın gerçek değeri, kaç dönüm olduğundan önce ne kadar süre daha üretmeye devam edebileceğiyle ölçülecek.

Etiketler: bozuluyorCevherdeğişiyorhesabıİklimtarımınTunaÜst Manşet
PaylaşTweetPaylaşGönderTara
The Turkish Post

The Turkish Post

Önerilen Haberler

Esat Aytan yazdı I Kendi sesim
Köşe Yazarı

Esat Aytan yazdı I Kendi sesim

Bünyamin Ünal yazdı I Bir insan haksızlığa uğradığında neden bazen mağduru suçlarız?
Köşe Yazarı

Bünyamin Ünal yazdı I Bir insan haksızlığa uğradığında neden bazen mağduru suçlarız?

H. Agah Kalender yazdı I Gelişi/Güzel Ali Haydar Haksal…!
Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Gelişi/Güzel Ali Haydar Haksal…!

51 yıl sonra ilk kez Kapalı Çarşı’da altın satışı durdu
Haber Yorum

Tuna Cevher yazdı I Altında 10 yılda 200 milyar dolarlık artış

Popüler Haberler

İçişleri’nin para eden hamleleri

İçişleri ve Emniyet’te kararname kulisleri: Soylu ekibi ve valilerin Ankara trafiği

“Beyaz Toros”la gündeme gelen savcı Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’ne atandı

Eski büyükelçiden “sahte üniversite diplomasıyla çok sayıda kişi hakim-savcı yapıldı” iddiası

Gökçek ailesinin Almanya’daki serveti deşifre oldu

Gökçek ailesinin Almanya’daki serveti deşifre oldu

“Müstehcenlik” soruşturması başlatılan fenomen öğretmen gözaltına alındı

“Müstehcenlik” soruşturması başlatılan fenomen öğretmen gözaltına alındı

306. maçına çıkmaya hazırlanan Fenerbahçe’nin Avrupa karnesi

306. maçına çıkmaya hazırlanan Fenerbahçe’nin Avrupa karnesi

Bu güzellik merkezine gidenler dikkat! Gizli görüntüleriniz çekilmiş

Bu güzellik merkezine gidenler dikkat! Gizli görüntüleriniz çekilmiş

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Kaymakam ile korumasının kavgasına savcılık el koydu

Kaymakam ile korumasının kavgasına savcılık el koydu

Şamil Tayyar’dan Gökçek soruşturmasında “Alman İstihbaratı” iddiası

Şamil Tayyar’dan Gökçek soruşturmasında “Alman İstihbaratı” iddiası

Gökçek soruşturması Arınç’ı yeniden gündeme taşıdı: 10 yıldır beni hiçbir savcı çağırmadı

Gökçek soruşturması Arınç’ı yeniden gündeme taşıdı: 10 yıldır beni hiçbir savcı çağırmadı

Tuna Cevher yazdı I İklim değişiyor, tarımın hesabı bozuluyor

Tuna Cevher yazdı I İklim değişiyor, tarımın hesabı bozuluyor

Girne Limanı’ndan ayrılan feribotun alabora olması sonucu 8 kişi hayatını kaybetti

Girne Limanı’ndan ayrılan feribotun alabora olması sonucu 8 kişi hayatını kaybetti

Galatasaray’ın yeni transferi Leao: Tekrar şampiyon olmak için buradayım

Galatasaray’ın yeni transferi Leao: Tekrar şampiyon olmak için buradayım

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Gülistan Doku’nun akıbeti belirsizliğini koruyor: Kameralar bozuk, tutanaklar çelişkili…

Gülistan Doku soruşturması: Gözaltındakiler arasında eski Jandarma Alay Komutan Yardımcısı da var

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Gökçek ailesinin İzmir’de de 300 milyon liralık kaçak villası çıktı

Gökçek ailesinin İzmir’de de 300 milyon liralık kaçak villası çıktı

Nepal’de sel ve heyelanlarda ölenlerin sayısı 241’e yükseldi

Nepal’de sel ve heyelanlarda ölenlerin sayısı 241’e yükseldi

Fethiye’deki silahlı saldırıda MHP’li yönetici tutuklandı

Fethiye’deki silahlı saldırıda MHP’li yönetici tutuklandı

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Kaymakam ile korumasının kavgasına savcılık el koydu
  • Şamil Tayyar’dan Gökçek soruşturmasında “Alman İstihbaratı” iddiası
  • Gökçek soruşturması Arınç’ı yeniden gündeme taşıdı: 10 yıldır beni hiçbir savcı çağırmadı
  • Tuna Cevher yazdı I İklim değişiyor, tarımın hesabı bozuluyor

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.