(The Turkish Post) – TUNA CEVHER
Dünyanın en uzak yerleşim yerlerinden biri olarak bilinen Tristan da Cunha’ya yapılan bir araştırma gemisi yolculuğu, son günlerde sosyal medyada büyüyen bir sağlık tartışmasının merkezine yerleşti. Hollanda bandıralı MV Hondius gemisinde yaşanan ölümler ve ardından ortaya çıkan hantavirüsü iddiaları, Türkiye’de özellikle sosyal medya fenomeni Ruhi Çenet üzerinden geniş yankı uyandırdı.
Ancak tartışmanın büyümesinde yalnızca sağlık riski değil, sosyal medyada yayılan kriz dili, pandemi hafızası ve kamu kurumlarına yönelik güvensizlik de etkili oldu.
GEMİDE NE YAŞANDI?
İddialara göre MV Hondius isimli araştırma gemisi 1 Nisan’da Arjantin’in Ushuaia limanından ayrıldı. Gemide farklı ülkelerden bilim insanları, turistler ve içerik üreticileri bulunuyordu. Yolculuk sırasında bazı yolcuların hastalanması ve en az üç kişinin yaşamını yitirmesi üzerine Güney Afrika’daki laboratuvarlarda yapılan testlerde Andes hantavirüs şüphesi gündeme geldi. Hantavirüsler genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya tükürüğü yoluyla bulaşan virüsler olarak biliniyor. Özellikle Güney Amerika’da görülen Andes varyantı ise literatürde sınırlı insandan insana bulaş ihtimaliyle dikkat çekiyor. Dünya Sağlık Örgütü ise yaptığı ilk açıklamalarda mevcut tablo için küresel pandemi riski beklenmediğini duyurdu.
TARTIŞMANIN MERKEZİNE RUHİ ÇENET YERLEŞTİ
Gemide bulunan isimlerden biri de milyonlarca takipçisi bulunan YouTuber Ruhi Çenet’ti. Çenet, yaptığı açıklamada gemide yaşanan ölümlerin ardından hantavirüs şüphesinin ortaya çıktığını, kendisinin gerekli testleri yaptırdığını ve sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi. Ancak sosyal medyada asıl tartışma, Çenet’in Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul’un Çatalca ilçesine bağlı Binkılıç köyünde bir düğüne katıldığı iddiasıyla başladı. Bazı yayıncılar ve sosyal medya hesapları, Çenet’in “karantinaya alınması gerektiğini” savunurken, bazı kullanıcılar ise bu yorumların “kanıtsız korku yayma” anlamına geldiğini öne sürdü.
PANDEMİ HAFIZASI YENİDEN TETİKLENDİ
Tartışmaların bu kadar hızlı büyümesinde Covid-19 döneminin toplumsal etkisinin büyük rol oynadığı değerlendiriliyor. Özellikle başlangıçta hafife alınan salgın, geç müdahale, resmî açıklamalara güvensizlik gibi etkenler, kamuoyunda benzer korkuların yeniden canlanmasına neden oldu. Sosyal medyada yayılan bazı yayınlarda, hantavirüsün havadan bulaşabileceği yönündeki bilimsel çalışmalar öne çıkarılarak riskin küçümsendiği iddia edildi. Ancak uzmanlar, Andes hantavirüsün Covid-19 benzeri yüksek bulaşıcılığa sahip olduğuna dair güçlü bir veri bulunmadığını vurguluyor.
UZMANLAR NE DİYOR?
Enfeksiyon hastalıkları uzmanlarına göre hantavirüsler yeni ortaya çıkan virüsler değil. Dünyanın farklı bölgelerinde yıllardır görülen bu virüsler çoğunlukla kemirgen temasıyla ilişkilendiriliyor. Andes varyantı özelinde sınırlı insan bulaşı rapor edilmiş olsa da bunun geniş çaplı bir salgın anlamına gelmediği ifade ediliyor. Uzmanlar ayrıca sosyal medya çağında bilgi ile spekülasyonun çok hızlı biçimde birbirine karıştığına dikkat çekiyor. Özellikle kesinleşmemiş ihtimallerin “olmuş gibi” sunulmasının kamuoyunda gereksiz paniğe yol açabileceği belirtiliyor.
DİJİTAL KRİZ YAYINCILIĞI
MV Hondius gemisinde yaşanan olaylar ve ardından ortaya çıkan hantavirüs tartışmaları, yalnızca bir sağlık vakası olarak değil sosyal medyanın kriz üretme ve büyütme kapasitesini gösteren dikkat çekici bir örnek olarak öne çıktı. Resmî kurumların temkinli açıklamaları ile sosyal medyada hızla yayılan endişe dili arasındaki fark, kamuoyunda yeni bir belirsizlik alanı oluşturdu. Önümüzdeki günlerde sağlık otoritelerinden gelecek açıklamalar tartışmanın seyrini belirleyecek olsa da yaşananlar pandemi sonrası dönemde toplumların sağlık krizlerine karşı ne kadar hassas hale geldiğini bir kez daha ortaya koydu.






















