(The Turkish Post) – TUNA CEVHER
Türkiye’de borç krizinin kritik eşiği aşıldı. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) verileri hem bireysel hem sektörel düzeyde yaşanan mali sıkışıklığın geldiği noktayı gözler önüne seriyor.
Yılın ilk yarısında 1 milyon 200 binden fazla kişi borçlarını ödeyemediği için yasal takibe alındı.
İNSANLAR NEDEN KREDİ BORCUNU ÖDEYEMİYOR
Artan faizler, yükselen enflasyon ve reel gelir kaybı hane bütçelerini çökertiyor. Asgari ücretle geçinen milyonlar, önce kira, gıda ve enerji giderlerini karşıladıktan sonra ne kart borcuna ne taksit ödemeye bütçe ayırabiliyor. Bu nedenle her ay yüz binlerce kişi bankaların ‘takip’ listesine ekleniyor.
20 TRİLYON LİRALIK BORÇ YÜKÜ
Haziran 2025 itibarıyla toplam bireysel ve ticari kredi borçları 20 trilyon lirayı aştı. Takipteki alacaklar ise son bir yılda yüzde 176 artarak 212 milyar liraya ulaştı. Bu artış, borçların sadece genişlediğini değil, ödenemez hale geldiğini de ortaya koyuyor.
Haziran ayında 258 binden fazla kişi daha borcunu ödeyemediği için takibe alındı. Yılın ilk 6 ayında bu rakam toplamda 1,2 milyonu geçti. Bu tablo, gelirlerin borçları karşılamada yetersiz kaldığını açıkça gösteriyor.
KART BORÇLARI VE TÜKETİCİ KREDİLERİ HIZLA ARTIYOR
Bireysel kredilerde yasal takibe düşen kişi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 38 artışla 738 bine, kredi kartı borçlarında ise yüzde 37 artışla 883 bine çıktı. BDDK verilerine göre, bireysel kredi kartı borçları sadece bir haftada %4,2 arttı ve 2,38 trilyon lirayı aştı. Takipteki alacaklar 1 haftada 12 milyar lira artış gösterdi.
Bu göstergeler, vatandaşların günlük yaşam harcamalarını bile kredi kartı ile karşılamak zorunda kaldığınıgösteriyor.
TARIM VE SANAYİ DE BORÇ YÜKÜ ALTINDA
Borç krizi yalnızca şehirlerde yaşayan bireyleri değil, üreticileri de zorluyor. Tarım sektöründeki kredi borçları 1 trilyon lirayı aşarken, tasfiye olunacak alacaklar 6,7 milyar liraya çıktı. Üreticiler, girdilerin pahalı, alım fiyatlarının düşük olması nedeniyle sattıkları üründen zarar etmeye başladı. Bir çiftçinin ifadesi çarpıcı: “Yetiştirdiğim oğlağı piyasa fiyatından satsam zarar ederim.”
Çiftçiler, mazot, gübre ve yem fiyatlarındaki artış nedeniyle borçlarını ödeyemezken, küçük esnaf da satışların düşmesiyle finansal sıkıntı yaşıyor.
İnşaat ve tekstil gibi büyük sektörlerde de tablo farklı değil. Haziran ayında:
İnşaat sektörünün borcu 1,33 trilyon liraya ulaştı.
Tekstil sektöründe kredi borçları 675 milyar liraya yaklaştı.
Bu artışlar, ekonomik büyümenin finansmanla değil, borçla sürdürüldüğüne işaret ediyor.
KİRA FİYATLARI ENFLASYONU İKİYE KATLADI
Barınma krizi, borç krizini derinleştiren bir diğer unsur. TÜİK’in açıkladığı yıllık enflasyon %33,52 iken, kira artışı %78,94’e ulaştı. İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde ortalama kiralar 18-20 bin TL arasında değişiyor.
Üniversite sezonunun yaklaşması, evlilikler ve taşınmalar, kiralık ev talebini artırırken; sınırlı konut arzı fiyatları daha da yukarı çekiyor. Ev sahipleri ise beş yılı dolduran kiracılardan rayiç bedel üzerinden kira güncellemesi talep ediyor. Bu da kira davalarında artışa neden oluyor.
SOĞUK BİR KIŞ YAKLAŞIYOR
Eylül ayı ile birlikte aileler okul harcamaları, kırtasiye giderleri ve yakıt masrafları gibi yeni yüklerle karşı karşıya kalacak. Asgari ücretle geçinen milyonlarca kişi için bu durum, yılın ikinci yarısının daha da zorlu geçeceğini gösteriyor. Gıda, ulaşım ve enerji fiyatlarındaki istikrarsızlık, hanelerin ekonomik dayanıklılığını test eder hale geldi.
BORCUN YAYGINLAŞMASI, SOSYAL RİSKLERİ ARTIRIYOR
Borçlanmanın artık sadece konut, araç veya girişim sermayesi gibi büyük kalemler için değil; günlük yaşamın idamesi için başvurulan bir yönteme dönüşmesi, endişe verici bir tabloyu ortaya koyuyor. Kredi kartları geçim aracına, borçlar yaşam tarzına dönüştükçe, toplumsal huzur da ekonomik istikrar da tehdit altına giriyor.
Yetkililerin bu tablonun sadece rakamsal değil, sosyal boyutunu da dikkate alan, yapısal çözüm önerileri geliştirmesi artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiş durumda.






















