(The Turkish Post) – TUNA CEVHER
Yeni eğitim-öğretim yılına sayılı günler kala, dar gelirli aileler için okul hazırlıkları kabusa dönüştü. Kırtasiye ürünlerinden servis ücretlerine, özel okuldan hazırlık kurslarına kadar her alanda yaşanan fahiş zamlar, eğitimde derin bir eşitsizliği yeniden gözler önüne seriyor.
KİTAP DAĞITMAKLA İŞ BİTMİYOR
Devletin ücretsiz ders kitapları politikası, yıllardır “eğitimde fırsat eşitliği” adı altında övülüyor. Oysa defter, kalem, çanta, kırtasiye setleri, üniforma, ayakkabı ve servis ücretleri hesaba katıldığında, ailelerin karşılaştığı tablo hiç de iç açıcı değil. Veliler, “Kitap vermekle iş bitmiyor” diyerek gerçek maliyetlere dikkat çekiyor.
HAZIRLIK KURSLARI VE ÖZEL OKULLAR CEP YAKIYOR
Üniversiteye ve liseye geçiş sınavlarına hazırlık kursları bu yıl yüzde 100 zamlandı. Orta halli bir aile için bile bu masrafın karşılanması neredeyse imkânsız hale gelirken, alt gelir grubundaki öğrenciler için tek seçenek belediye ya da gönüllü kuruluşların açtığı ücretsiz kurslar oluyor. Özel okul fiyatlarındaki artış ise velileri bir kez daha kamusal eğitime mahkûm ediyor; ancak devlet okullarındaki kalabalık sınıflar ve öğretmen açığı, bu zorunluluğu da bir çıkmaza sürüklüyor.
BELEDİYELERDEN SINIRLI DESTEK
Bu noktada belediyelere büyük görev düşüyor. Öğrencilere ücretsiz kırtasiye desteği sağlanması, servis ücretlerinde kolaylıklar getirilmesi ve düşük gelirli ailelerin çocuklarına ücretsiz kurs imkânı sunulması, eşitsizliğin önüne geçmek için önemli adımlar. Antalya Kepez’den Trabzon Ortahisar’a, İzmir Bornova’dan Ankara Yenimahalle’ye kadar birçok belediye kırtasiye yardımı için başvuru topluyor. Ancak yardımlar yalnızca belirli sayıda öğrenciye ulaşıyor ve çoğu zaman bir defter, birkaç kalem ve basit bir çantayla sınırlı kalıyor.
DEVLETİN DESTEĞİ SEMBOLİK
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın e-Devlet üzerinden başvuru alınan kırtasiye yardımı, bu yıl yaklaşık 1.500 TL olarak açıklandı. Ancak piyasada defter, kalem ve çantaya gelen zamlar göz önüne alındığında bu rakamın sembolik kaldığı açık. Dar gelirli aileler, artan yaşam maliyetleri içinde çocuklarının eğitim masraflarını karşılamaya çalışırken daha fazla borçlanıyor.
EĞİTİMDE EŞİTSİZLİK DERİNLEŞİYOR
Fiyat artışlarıyla birlikte, eğitim sistemindeki adaletsizlikler daha da görünür hale geldi. Maddi gücü olan çocuklar daha kaliteli eğitim ve kurs imkanlarına ulaşırken, geliri düşük ailelerin çocukları sistemin dışına itiliyor. Uzmanlara göre bu tablo, “eğitim hakkının fiilen ortadan kalkması” anlamına geliyor.
SOSYAL DEVLET NEREDE?
Kırtasiye yardımları ve belediye destekleri, artan masraflar karşısında pansuman niteliğini dahi taşımıyor. Eğitim masraflarındaki fahiş artış, velileri çaresiz bırakırken, hükümetin ve yerel yönetimlerin somut ve kalıcı adımlar atmaması tepki topluyor.
Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanabilmesi için yalnızca sembolik yardımlar değil; ücretsiz ve nitelikli hazırlık kursları, gerçekçi kırtasiye destekleri ve ulaşım ücretlerinde düzenleme gibi yapısal çözümlere ihtiyaç duyuluyor. Her yıl tekrarlanan bu tablo, yoksul çocukları eğitimden koparmaya devam edecek.





















