(The Turkish Post) – TARIK GÜNDOĞAN
Son iki gündür İspanya ve Portekiz, yakın Avrupa tarihinin en ciddi elektrik krizlerinden biriyle boğuşuyor.
İber Yarımadası’nı etkisi altına alan büyük bir elektrik kesintisi, Madrid, Barselona ve Lizbon gibi büyük şehirleri karanlığa gömdü. Kesinti, ulaşım, sağlık hizmetleri ve telekomünikasyon gibi temel hizmetleri aksatırken, Fransa’nın güneyine kadar uzandı.
Son olarak İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, enerji talebinin %99,95’inin yeniden karşılandığını açıkladı; ancak olayın nedeni hâlâ araştırılıyor.
Kesinti, öğle saatlerinden kısa süre sonra başladı ve geniş çapta kaosa yol açtı. Metro sistemleri durdu, trafik lambaları çalışmadı ve bankamatikler devre dışı kaldı. Madrid’deki Masters-1000 tenis turnuvası kesintiye uğrarken, Lizbon’da metro ve tramvaylar durdu. Acil servisler devreye girerken, her iki ülke de olağanüstü hâl ilan etti.
İlk başlarda, İspanya’daki aşırı sıcaklık değişimlerinin yüksek voltaj hatlarında oluşturduğu “atmosferik titreşimler” nedeniyle şebeke dengesinin bozulduğu düşünülüyordu. Ancak hem İspanyol hem de Portekizli yetkililer, meteorolojik olay ve siber saldırı ihtimaline çok prim vermedi.
İspanyol elektrik iletim operatörü Red Eléctrica, güneybatı İspanya’daki –güneş enerjisi açısından zengin bir bölge– üretim hattındaki bir kopmanın neden olabileceğini belirtti, ancak soruşturma sürüyor.
Daha Önce de Benzer Kesintiler Yaşandı
Bu olay, geçmişte yaşanan ve ulusal enerji şebekelerinin ne denli kırılgan olduğunu gözler önüne seren büyük kesintileri hatırlattı.
Örneğin, 2003’te ABD ve Kanada’yı etkileyen ve 50 milyondan fazla insanı elektriksiz bırakan kesinti, bir alarm sistemindeki yazılım hatasından kaynaklanmıştı.
2012’de Hindistan’da yaşanan ve 620 milyon kişinin etkilendiği kesinti ise şebeke aşırı yüklenmesinden kaynaklandı. Bu tür olaylar, birbirine bağlı sistemlerdeki tek bir arızanın bile zincirleme etkiler yaratabileceğini gösteriyor.
Elektrik büyük ölçüde geri gelmiş olsa da, bu kesinti Avrupa enerji altyapısının dayanıklılığı konusundaki endişeleri artırdı. Yenilenebilir enerji kaynaklarına olan yüksek bağımlılık çevre açısından faydalı olsa da enerji üretimindeki dalgalanmalar daha güçlü bir şebeke yönetimi gerektiriyor.
Benzer enerji profiline sahip diğer ülkelerin de risk altında olduğunu ve önlem alınmazsa benzer sorunlarla karşılaşabileceklerini söylemek kötü bir tahmin olmaz. Zaten bunu bir uyarı olarak gören Avrupa Birliği de kesintiyi detaylıca inceleme ve elde edilen dersleri tüm kıtaya yayma sözü verdi.
İberya’daki kesinti, modern elektrik şebekelerinin ne denli karmaşık ve birbirine bağımlı olduğunu bir kez daha gösterdi. Avrupa, yenilenebilir enerjiye geçiş sürecini sürdürürken, şebeke istikrarının ve dayanıklılığın öncelik haline getirilmesi gerektiği açıkça görülüyor.
Gelecekteki krizlerin önüne geçebilmek için proaktif adımlar, uluslararası işbirliği ve altyapı yatırımları büyük önem taşıyor.
Enerji Bakanı’nın “Biz de Etkilenebiliriz” Açıklaması Ne Anlama Geliyor?
Kesintiler şu ana kadar Türkiye’yi doğrudan etkilemedi. Ancak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ihtimal bile olsa Türkiye’nin etkilenebileceğine işaret etti. Türkiye’nin Avrupa elektrik şebekesiyle entegre çalıştığını belirten Bakan, “Şu anda sıkıntıdan etkilenmedik ama bizi etkileyecek boyutta” uyarısında bulundu.
Peki bu ne kadar doğru?
Türkiye, İspanya ve Portekiz’de yaşanan bu spesifik elektrik kesintisinden doğrudan etkilenmedi. Çünkü Türkiye, Avrupa’nın batısındaki elektrik şebekesiyle doğrudan entegre olmayan, daha çok kendi bölgesel enerji ağına ve doğu-batı yönlü farklı kaynaklara dayanan bir yapıya sahip. Ancak bu, hiçbir risk olmadığı anlamına gelmiyor.
Bakanın bahsettiği dolaylı etkilenme olasılığı, şu açılardan değerlendirilebilir:
Avrupa Elektrik Piyasası Entegrasyonu: Türkiye, ENTSO-E (Avrupa Elektrik İletim Sistemi Operatörleri Ağı) ile sınırlı bir bağlantıya sahip. Eğer Avrupa genelinde büyük çaplı dengesizlikler yaşanırsa, bu Türkiye’nin ithal ettiği veya ihraç ettiği elektrikte ani fiyat dalgalanmalarına neden olabilir.
Yenilenebilir Enerji Riskleri: Türkiye de İspanya gibi, hızla artan güneş ve rüzgar enerjisi kullanımına yöneliyor. Bu durum, benzer altyapı sorunlarına ve arz-talep dengesizliklerine açık hale getiriyor. Yeterli şebeke yönetimi ve enerji depolama sistemleri kurulmazsa, ani dalgalanmalarda kesinti riski oluşabilir.
Küresel Tedarik Zinciri ve Yatırımlar: Avrupa’daki bu tarz krizler, enerji ekipmanları ve yatırımların yönünü etkileyebilir. Bu da Türkiye’nin planladığı enerji projelerinde zamanlama veya maliyet açısından dolaylı etkiler yaratabilir.
Sonuç olarak, İspanya ve Portekiz’de yaşananlara basit bir elektrik kesintisi olarak bakmamak doğru bir yaklaşım olur. Türkiye doğrudan etkilenmiş değil ama Avrupa’daki bu kesinti, Türkiye dahil birçok ülke için uyarı niteliğinde. Bu olay, yenilenebilir enerjinin artışıyla birlikte şebeke altyapısını modernize etmenin önemini bir kez daha hatırlattı.























