(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
Akdeniz havzasında iklim değişikliğiyle birlikte orman yangınları artık mevsimsel bir afet olmaktan çıkıp ulusal güvenlik meselesine dönüşüyor. Son yıllarda Türkiye, Yunanistan, İtalya, İspanya ve Portekiz her yaz binlerce hektarlık orman alanını kaybediyor. Bu tablo karşısında Yunanistan’ın attığı son adım dikkat çekici. Dünyada ilk kez yangın tespitine adanmış bir uydu takımyıldızını doğrudan ulusal yangın söndürme sistemine entegre etti.
Bu yatırımın arkasında yalnızca teknoloji merakı değil, acı tecrübeler bulunuyor. 2018 yılında Atina yakınlarında yaşanan ve 100’den fazla kişinin yaşamını yitirdiği yangın ile 2023’te Avrupa Birliği tarihinin en büyük orman yangını olarak kayda geçen felaket, Yunanistan’ın afet yönetimi anlayışını değiştirdi. Ülke artık yangınla mücadelede “erken müdahale” yerine “erken tespit” dönemine geçiyor.
ASIL YENİLİK NE?
Bugüne kadar birçok ülke NASA, ESA veya Copernicus gibi uluslararası uydu sistemlerinden yararlanıyordu. Ancak bu sistemlerde görüntü alma sıklığı ve çözünürlük her zaman yeterli olmayabiliyordu. Yunanistan’ın kurduğu sistem ise dört küçük termal uydudan oluşuyor. Bu uydular yaklaşık 4 metre büyüklüğündeki sıcak noktaları tespit edebiliyor. Yapay zekâ destekli yazılım, gelen görüntüleri saniyeler içinde analiz ederek gerçek yangınları güneşten ısınan kayalar, fabrika çatıları veya güneş panellerinden ayırıyor. Böylece itfaiye ekipleri yanlış ihbarlarla vakit kaybetmiyor. Bu yaklaşım özellikle aynı anda onlarca yangının çıktığı günlerde hangi bölgeye önce müdahale edilmesi gerektiğini belirlemede kritik avantaj sağlayabilir.
AVRUPA NEDEN BU PROJEYE YATIRIM YAPIYOR?
Projeye yalnızca Yunanistan değil, Avrupa Birliği de büyük önem veriyor. Çünkü konu artık yalnızca orman yangınları değil. Kurulacak daha geniş uydu ağı sınır güvenliği, tarım alanlarının izlenmesi, kuraklık analizi, sıcak hava dalgalarının yönetimi, doğal afet koordinasyonu, kritik altyapıların korunması gibi birçok alanda kullanılacak. Bu nedenle proje aynı zamanda Avrupa’nın teknolojik bağımsızlık stratejisinin de önemli parçalarından biri olarak görülüyor. Rusya-Ukrayna savaşının ardından Avrupa, uzay teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltmaya çalışıyor.
TÜRKİYE AÇISINDAN NE İFADE EDİYOR?
Türkiye de Akdeniz iklim kuşağında yer alıyor ve son yıllarda özellikle Ege ile Akdeniz bölgelerinde çok büyük yangınlarla mücadele etti. Türkiye’nin elinde İHA kapasitesi, hava araçları ve yer gözlem sistemleri bulunuyor. Ancak yangınların ilk dakikalarında yüksek frekansta termal uydu verisi sağlayacak ulusal bir sistem henüz bulunmuyor.
Yunanistan’ın modeli, Türkiye açısından üç önemli ders içeriyor. Yangınla mücadelede en değerli unsur söndürme kapasitesi değil, ilk dakikalarda doğru tespittir. Yapay zekâ destekli karar sistemleri insan gücünü tamamlayan önemli araçlar hâline geliyor. Uzay teknolojilerine yapılan yatırım yalnızca savunma için değil, afet yönetimi ve iklim krizine hazırlık için de stratejik önem taşıyor.
GELECEĞİN YANGIN YÖNETİMİ
İklim değişikliğiyle birlikte orman yangınlarının hem sıklığı hem de yıkıcılığı artıyor. Bu nedenle yangın söndürme uçaklarının sayısını artırmak kadar, yangını henüz büyümeden görebilecek teknolojilere yatırım yapmak da önem kazanıyor.
Yunanistan’ın uydu tabanlı erken uyarı sistemi, yalnızca yeni bir teknoloji projesi değil afet yönetiminde veri, yapay zekâ ve uzay teknolojilerinin birlikte kullanılacağı yeni dönemin habercisi niteliğinde. Eğer sistem beklendiği gibi çalışırsa, önümüzdeki yıllarda Akdeniz ülkelerinin büyük bölümünde benzer yatırımların hız kazanması şaşırtıcı olmayacak.






















