(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
Avrupa Birliği’nin en yoksul ülkesi Bulgaristan, Euro Bölgesi’ne dahil olmaya hazırlanırken sokaklarda yolsuzluk karşıtı öfke alevlendi. Pazartesi günü başkent Sofya’da on binlerce kişi toplanarak 2026 bütçe tasarısını protesto etti ve hükümetin istifasını talep etti. Göstericiler, euro cinsinden hazırlanan bütçenin “yolsuzluğu örtbas etmeye çalışan” bir plan olduğunu savundu.
“BÜTÇE DEĞİL, ÖRTBAS GİRİŞİMİ”
On binlerce kişinin katılımıyla Pazartesi günü gerçekleşen dev protestonun fitilini ateşleyen ana unsur, hükümetin Euro cinsinden hazırladığı 2026 bütçe taslağı oldu.
Meydanları dolduran öfkeli kalabalık, söz konusu bütçe taslağının ekonomik reformdan ziyade, mevcut yolsuzlukları örtbas etme girişimi olduğunu savunuyor. Göstericiler, Euro’ya geçiş sürecinin şeffaf yönetilmediğini ve halkın yoksulluğunu derinleştirecek, yolsuzluğu ise kurumsallaştıracak adımlar atıldığını iddia ediyor.
Barışçıl başlayan gösteriler ilerleyen saatlerde polisle çatışmaya dönüştü. Protestocular parlamento binası önünde barikat kurarken polis, taş ve havai fişek atan gruplara müdahale etti. En az 71 kişinin gözaltına alındığı belirtildi.
PARLAMENTO ÖNÜNDE “İSTİFA” SESLERİ
Sofya’daki parlamento binasının önündeki devasa meydanda toplanan on binlerce kişi, “Mafya dışarı” ve “Hükümet istifa” yazılı pankartlarla yönetimi protesto etti. Gösterinin, Bulgaristan’da son yıllarda görülen en geniş katılımlı toplumsal hareket olduğu belirtiliyor.
Sokak baskısının büyümesi üzerine hükümet, protestodan bir gün sonra tartışmalı 2026 bütçe tasarısını geri çektiğini açıkladı. Ancak bu adım, sistemde kökleşmiş yolsuzluk iddialarına dair kamuoyunun kaygılarını dindirmiş değil.
GÜVEN KRİZİ BİTMEDİ
Bütçe tasarısının geri çekilmesi, meydanları dolduran kalabalıklar için bir kazanım gibi görünse de Bulgaristan’daki temel mesele çözülmüş değil. Halk, yolsuzlukla mücadele edilmeyen, şeffaf olmayan bir yönetim anlayışının değişmesini istiyor. Sofya’da yükselen ses, yalnızca bir bütçeye itiraz değil; yıllardır süren kötü yönetim, ekonomik eşitsizlik ve kurumlara duyulan güvensizliğin bir dışavurumu. Eğer hükümet bu talepleri duymakta ısrarla gecikirse, Bulgaristan sokaklarının daha uzun süre sakinleşmeyeceği açık görünüyor.





















