(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
Güney Kafkasya’nın kaderini değiştirecek bir adım 8 Ağustos 2025’te Washington’da atıldı.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde Beyaz Saray’da bir araya gelerek tarihî bir barış anlaşmasına imza attı. Taraflar, yıllardır süregelen savaş ve krizlere son vererek, diplomatik ilişkileri başlatma, toprak bütünlüğüne karşılıklı saygı ve ekonomik iş birliği konularında uzlaştı.
Anlaşma, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, bölgedeki jeopolitik dengeleri de derinden etkileyebilir.
Anlaşmanın en dikkat çekici maddesi, Zengezur (Syunik) bölgesinde yeni bir uluslararası transit koridorun açılması ve bu koridorun ABD’nin uzun dönemli işletim hakları çerçevesinde geliştirilmesine ilişkin düzenlemeler oldu.
TRIPP KORİDORU: BÖLGESEL OYUNUN YENİ KARTI
Barış anlaşmasının en dikkat çeken unsuru, TRIPP (Trump Route for International Peace and Prosperity) Koridoru oldu. Azerbaycan’ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile ana kara arasındaki doğrudan bağlantıyı sağlayacak bu hat, 99 yıl süreyle ABD’nin kalkınma ve işletme yetkisine bırakıldı.
Koridor; demiryolu, enerji boru hatları ve fiber optik altyapıyı kapsıyor. Türkiye açısından bu, sadece Azerbaycan’la kara bağlantısının güçlenmesi değil, aynı zamanda Orta Asya ve Hazar havzasına kesintisiz erişim anlamına geliyor.
Türk yetkililer, hattın tamamlanmasıyla ülkenin lojistik ve enerji dağıtım merkezi olarak öneminin artacağını, bunun da uzun vadede milyarlarca dolarlık ek gelir sağlayacağını belirtiyor.
RUSYA VE İRAN İÇİN KAYGI VERİCİ
Anlaşma, Moskova’nın Güney Kafkasya’daki nüfuzunu önemli ölçüde zayıflatıyor. Sovyetler Birliği’nden bu yana bölgedeki en güçlü aktör olan Rusya, artık iki eski müttefikinin ABD ile stratejik yakınlaşmasına tanıklık ediyor.
İran ise koridorun kendi sınırına yakın olması nedeniyle güvenlik ve ekonomik çıkarlarının tehlikeye girdiğini savunuyor. Tahran’dan gelen açıklamalarda, bu hattın “yabancı askerî unsurlar için bir tehdit” olabileceği öne sürüldü.
ABD-NATO ETKİSİ GÜÇLENİYOR
Washington, anlaşmayla birlikte bölgedeki etkinliğini yeni bir boyuta taşıdı. ABD, Ermenistan ile “Stratejik Ortaklık Şartı” imzalarken, Azerbaycan’a yönelik savunma alanındaki kısıtlamaları kaldırdı. Bu durum, NATO’nun Kafkasya’daki manevra alanını genişletiyor.
Enerji, teknoloji ve ticaret alanlarında başlatılacak ortak projeler, hem Ermenistan hem Azerbaycan için ekonomik fırsatlar sunuyor.
TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KAZANCI
Türkiye, anlaşmanın dolaylı ancak güçlü kazananlarından biri olarak öne çıkıyor. Hazar ve Orta Asya’daki enerji kaynaklarının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasının kolaylaşması, ülkenin enerji koridoru konumunu pekiştirecek.
Bunun yanı sıra yeni ulaşım hattı, Türkiye’nin doğu komşularıyla ticaret hacmini artırarak ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme yaratacak. Rusya ve İran’ın bölgedeki etkisinin azalması ise Ankara’nın diplomatik manevra alanını genişletecek.
Dış politika uzmanları, Türkiye’nin bu süreci doğru yönlendirmesi hâlinde hem ekonomik hem de siyasi açıdan uzun vadeli kazanımlar elde edebileceğini vurguluyor.
MİNSK GRUBU’NUN GELECEĞİ
Taraflar, çatışmaların çözümünde uzun süredir arabuluculuk yapan OSCE Minsk Grubu’nun görevine son verilmesi için resmi başvuruda bulundu.
Bu gelişme, bölgesel barış sürecinde yeni aktörlerin ön plana çıkacağını ve uluslararası diplomaside dinamiklerin değişeceğini gösteriyor. OSCE yetkilileri başvuruyu değerlendirdiklerini ve sürecin yasal çerçevede ilerleyeceğini bildirdi.
BÖLGESEL GÜÇ DENGELERİNDE DEĞİŞİM VE ULUSLARARASI TEPKİLER
Uzmanlar, bu anlaşmanın Rusya ve İran’ın bölgedeki etkinliğini azaltacağı görüşünde. Anlaşma, Batı ülkelerinin özellikle ABD’nin Güney Kafkasya’daki etkisini artırırken, Moskova ve Tahran için stratejik bir kayıp olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte Rusya’nın kısa ve orta vadede bölgedeki rolünü korumaya çalışacağı tahmin ediliyor.
Avrupa Birliği, anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını duyurarak bölgesel istikrarın önemine vurgu yaptı. Rusya ise “bölge dışı aktörlerin müdahalesi tehlikeli” şeklindeki açıklamasıyla rahatsızlığını dile getirdi.
İran, koridorun güvenlik riski taşıdığını belirterek anlaşmaya karşı çıktı. Çin ise sessiz kalmayı tercih etti; ancak Orta Asya’daki projelerine olası etkilerini yakından takip ettiği biliniyor.
YENİ BİR DÖNEM Mİ BAŞLIYOR?
Azerbaycan-Ermenistan barış anlaşması, sadece iki ülkenin değil, Güney Kafkasya’nın geleceğini yeniden şekillendirebilir.
Türkiye, stratejik konumu ve müttefik bağları sayesinde bu yeni dönemin en büyük kazananlarından biri olma potansiyeline sahip. Ancak bu potansiyelin gerçeğe dönüşmesi, diplomatik esneklik, altyapı yatırımları ve bölgesel hassasiyetleri doğru yönetmeye bağlı olacak.























