(The Turkish Post) – SAFA KAR
Galatasaray’ın doludizgin ilerlediği, Beşiktaş’ın kayıpsız yürüdüğü haftada Fenerbahçe Samsun’da 2 puan bıraktı. Ve şampiyonluk yarışında çok ağır yara aldı. Sarı Lacivertliler Beşiktaş’ın 3 puan, bir maç fazlası olan lider Galatasaray’ın 8 puan gerisine düştü. Samsunspor puan çizelgesinde Fenerbahçe’nin 2 puan üstünde. Tabii 1 maç fazlasıyla.
Samsunspor, Fenerbahçe’nin belalısı. Geçen yıl da İstanbul’da 1 puan alarak Fenerbahçe’yi şampiyonluktan etmişti. Emre Kılıç yine sahnedeydi, bu kez gol atamadı fakat ilk golün asistini yaptı. Sol kanattan ceza sahasına hızla girdi, beraberlik golünün pasını verdi. Eğer geçen sezon Fenerbahçe Samsun’a takılmasıydı, şampiyonluk ipini göğüsleyebilirdi.
Tarih ders alınırsa tekerrür etmez. Fenerbahçe’nin ibret ve ders almadığı ortaya çıktı. Ve tarih tekerrür etti.
Olağanüstü kaligrafi örneklerinin sergilendiği Samsun tribünleri görülmeye değerdi. Taraftar sık sık ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ sloganları attı. Harika ambiyans ekranlara da yansıdı. Samsun’un taraftarıyla, tribünleriyle, oyuncuları ve kenar yönetimiyle Fenerbahçe maçına özel önem verdiği belliydi. Öteden beri Samsun’un ateşli ve coşkulu taraftara sahip olduğu bilinir. Lige de çok iyi başladı. Geçen yıl ki zayıf görüntüsünden eser yoktu.
Rakiplerinin kazandığı hafta Fenerbahçe’nin puan kaybına tahammülü yoktu. Bu durumun takım üzerinde psikolojik baskı oluşturduğu gözlendi. Mourinho’nun kadro tercihi tartışmaya açıktı. Son günlerin formda oyuncusu İrfan Can kenardaydı. Pahalı ayaklar S. Maximin ve Y. Nesri de 11’de kendilerine yer bulamadı. Buna rağmen Sarı Lacivertiler golü erken buldu.
Fakat Fenerbahçe’de haftalardır gözlenen ‘dağınık ve savruk görüntü’ giderilemedi. Organize atak gelişme ve takım oyunu oynamakta zorlanan bir ekipti. Mourinho’nun dokunuşları Fenerbahçe’yi coşkulu ve hızlı takım yapmaktan uzaktı. Haftalar geçti, Mourinho farkını göstermeliydi. Onca transfere rağmen Fenerbahçe’ye geçen yıldan daha iyi demek zordu. Benzer görüntü Samsun’da tekrarlandı.
Taraftarı desteğini arkasına alan Samsunspor ‘büyük mücadele’ verdi. Teknik zayıflığını mücadele ve taktikle kapatmasını bildi. Şampiyonluk yarışında tek farklı üstünlüğün riskli olduğunu en iyi Fenerbahçe bilir. Geçen yıl çok ağır bedeller ödedi. Buna rağmen maçı koparak iki üç farka gidecek disiplin ve motivasyondan yoksundu. Samsunspor rakibinin gücüne ve büyüklüğüne saygı duyarken maçın hiçbir anında pes etmedi.
İkinci yarının hemen başında beraberliği sağladı. Holse, Emre Kılıç’ın pasını şık vuruşla ağlara gönderdi. Skor eşitlenince Mourinho kenarda tuttuğu İrfan Can ve S. Maximin’i ‘kurtarıcı’ olarak sahaya sürdü. Oyuncu değişikliği anında etkisini gösterdi. Maximin oyuncu eksilterek ceza sahasına girdi ve kalecinin sağından topu ağlara gönderdi. Bu golden sonra Sarı Lacivertliler farkı açacak pozisyonlar buldu. Nesri klasına yakışmayacak vuruşla yakın mesafeden topu dışarı attı.
Samsun pes etmedi. Dalga dalga Fenerbahçe’nin kalesine geldi. Fenerbahçelilerin alışık olduğu gergin ve stres dolu dakikalar bitmek bilmedi. Samsun’un her atağı kale önünde tehlike oluşturuyordu. 88. dakikada sürpriz golcü Soner Aydoğdu şok vuruşla takımına beraberlik getiren golü atta ve ‘son sözü’ söyleyen oyuncu oldu. Sarı lacivertlilerin hakeme yoğun şekilde gol öncesi faul itirazları oldu. Hakem de VAR da golü iptal ettirecek faul görmedi.
Mücadelesi ve heyecanı yüksek maçtan Fenerbahçe kayıpla ayrıldı. Güçlü rakibinden kazandığı 1 puan Samsun’u sevince boğdu. Samsun’dan sonra maçın kazananı ise Galatasaray ve Beşiktaş oldu. Mourinho’lu Fenerbahçe için ‘alarm zilleri’ çalmaya başladı. Ali Koç’un vaadine göre bu sene ‘Fenerbahçeliler acaba şampiyon olamayacak mıyız?’ diye bir düşünceye kapılmayacaktı. O sene bu seneydi. Sarı Lacivertliler daha ligin ilk çeyreğinde puan cetvelinde dördüncülüğe, taraftarın yüreğine ise korku ve endişe düştü.






















