(The Turkish Post) – SAFA KAR
Son haftalarda maçların heyecanı mı arttı bana mı öyle geliyor? Haftanın açılış maçı kalp hastalarını zorlayan heyecana sahne oldu. Özellikle de 7 dakikalık uzatma bölümü… Adeta Rus Ruleti oynandı. Top bir o kalede, bir bu kalede… Pozisyon cömertçe harcandı. Her iki takım da son nefeste gülebilirdi. Birer puanla yetinmek zorunda kaldı.
Galatasaraylı eski oyuncuların çok olduğu Eyüpspor üzerine çok senaryo yazıldı, komplo teorileri bile üretildi. Galatasaray maçı öncesi 3 futbolcunun sarı kart cezalı olmasını Mourinho bile diline doladı. Futbolu saha dışına da taşıyan Fenerbahçe yönetimi Eyüpspor’un Galatasaray için ‘kolay lokma’ olacağını ileri sürdü.
Peki sonuç ne oldu? Eyüpsporlu oyuncular aslanlar gibi oynadı, Galatasaray’dan 1 puan almayı başardı. Hatta galibiyeti kaçıran taraftı. Hiç öyle iddia edildiği gibi zayıf, pasif ve edilgen değildi. Oyuncular kora kor mücadele etti. Kenarda Arda Turan yerinde müdahalelerle takımının sahadan beraberlikle ayrılmasını sağladı. Galatasaray şampiyonluk yarışında 2 puanı Eyüpspor’a karşı yitirdi.
Aynı Eyüpspor’la bu kez Fenerbahçe karşı karşıya geldi. Mourinho’nun haftalardır alarm veriyor. Organize oyun ve üstün oyun yerine sadece skorla şampiyonluk yolunda ilerlemeye çalışan Fenerbahçe’nin takılacağı belliydi. Geçen hafta 10 kişilik Başakşehir’e karşı çok zorlandı. Maçı ancak son dakikalarda bulduğu iki golle kazanabildi.
Başakşehir karşısındaki zayıf oyunu Eyüpspor kaybının habercisiydi aslında. Liderin 6 puan gerisine düşmüş bir takımın daha ilk dakikadan itibaren oyun üstünlüğünü rakibe kabul ettirmesi ve skoru elde etmesi gerekirdi. Mourinho gibi bir hocanın yönetimindeki takım İsmail Kartal dönemini arıyor. Coşkulu oyundan eser yok. Oyunu domine eden takımdan eser yok. Çekirgenin sıçrayacağı kadar sıçradı ve düştü.
2 puan büyük kayıp. Galatasaray’ın 8 puan öne geçme şansı var. Kayserispor deplasmanından 3 puan çıkarabilirse araya 8 Fenerbahçe’nin 8 puan önünde girecek. Bu hem rakam hem de moral üstünlüğü demek. Fenerbahçe için ise tehlike çanlarının çalması anlamına geliyor. Ali Koç’un ‘Öyle bir takım kuracağız ki şampiyon olacak mıyız diye kuşkuya düşmeyecek’ sözü daha şimdiden havada kaldı. Havlu atmış değil tabii.
Ocak transferleriyle ligin ikinci bölümüne süper giriş yapabilir. Galatasaray’ın da transferde Fenerbahçe’nin gerisinde kalacağını söylemek yanlış olur. Daha şimdiden yıldız adayları konuşulmaya başladı bile. Galatasaray Osimhen gibi bir isimle transferde de Fenerbahçe’ye fark attı. 8 puan kendiliğinden açılmadı.
Tekrar maça dönersek… Uzatma dakikalarında Berke’nin kurtarışları, Tadiç’in direkten dönen topu ‘kader anı’ olarak söyleyebiliriz. Eyüpsporlu Thiam’ın son anlarda uzun pastan gelen topu önüne düşürdükten sonra kaleciyle karşı karşıya geldiği pozisyon her iki takım oyuncu ve taraftarları için zamanın donduğu andı. Thiam, kaleci İrfan Can’ı da çalımladı, şık bir vuruş gol demekti ama topa vurdu vurmasına ama bir forvet oyuncusuna yakışır şekilde değil, kale yerine dışarıya yolladı. Yoksa Fenerbahçe 1 puandan da olacaktı.
İlk gol Eyüpsor’dan geldi. Yılların oyuncusu Caner Erkin tecrübe ile yeteneğini konuşturdu. Uzun usta paslar Fenerbahçe kalesinde tehlikelere neden oldu. Golü de Erkin’in bir uzun topunda Ahmet Kutucu attı. Kutucu tam bir golcü vuruşuyla meşin yuvarlığı köşeye gönderdi. Fenerbahçe ilk yarı boyunca tek kanatlı takım gibiydi. Sürekli aynı kanattan yüklendi. Osayi Samuel ve İrfan Kahveci kanadı unutuldu. Her iki oyuncu sanki taça çıktı. Buna rağmen golü de sürekli işlediği kanattan buldu. Nesyri bu kez kafasını değil ayağını konuşturdu ve takımına beraberliği getirdi.
Maçın ikinci yarısı kör dövüşü gibiydi. Pozisyon zenginliği Fenerbahçe’deydi fakat ataklar kaleci Berke’nin ellerinde eridi. Berke’nin yine şanslı günüydü. Birçok top vücuduna çarparak dışarı çıktı. Kalede bedenini büyütmesini bilmek de bir kaleci için marifet. Mourinhon’nun oyuna müdahaleleri üst üste oyuncu değişiklikleri ceza sahası önündeki pozisyonları arttırdı fakat gol getirmedi.
Yine çok konuşulacak ‘hakem kararları’ var. Her iki takım için de… Gol öncesi Caner Erkin’e yapılan faulun es geçilmesi… Arda Turan’ın kırmızı kartına neden oldu. Eyüpsporlu oyuncular çok itiraz etti. Fakat hakemin kararı değişmedi. Fenerbahçe’nin de penaltı beklediği ‘gri pozisyonlar’ yaşandı. Keşke ‘hakem kararları’ futbol konuşulabilse… Mourinho’nun takıma etkisi tartışılabilse…
Sonuçta her iki takım da özellikle uzatma dakikalarında heyecan ve temposu çok yüksek bir maç izletti. Eğer Eyüpspor’un şampiyonluğa etkisi konuşulacaksa bunun nötr olduğunu söylemek lazım. Her iki takma da geçit vermedi.
























