(The Turkish Post) – SAFA KAR
Trabzon Fenerbahçe maçlara her zaman heyecana sahne olur. Trabzon kendi sahasında taraftarının önündeydi. Geçen hafta Karadeniz derbisi kazanmanın moraliyle sahaya çıktı. Fenerbahçe için zor deplasmandı. Puan kaybına tahammülü yoktu. Rakibi Galatasaray 3 puanı cebine koymuştu. Trabzon’un ikincilik mücadelesi verebilmesi için en azından yenilmemesi gerekiyordu. Fenerbahçe’nin kazanması durumunda puan farkı açılacaktı.
Daha ilk dakikada Fenerbahçe’nin daha iyi hazırlandığı ortaya çıktı. Motivasyon üst düzeydeydi. Maça çok hızlı başladı. Adeta Trabzon kalesini ablukaya aldı. Sağlı sollu ataklarla bunalttı. Ama golü bulan ev sahibi takım oldu. Uzun atılan topu takip eden Muçi, Ederson’un üzerinden aşırdı ve top ağlarla buluştu. Karadeniz ekibi kimsenin beklemediği anda öne geçti. Fakat oyunun hakimiyeti Fenerbahçe’deydi.
Fenerbahçe etkili ve baskılı oyununun sonucunu aldı. Talisca, Onana’nın kapattığı köşeden golü yedi. Basit ve kolay bir toptu. Kalecinin çıkarması gerekiyordu. Onana kalitesindeki bir kaleciye yakışmadı. Defansın Talisca’yı kaçırması da affedilmez hataydı. Fenerbahçe’nin gol umudu Talisca’dan başkası değildi. Fakat Fatih Tekke herhangi bir önlem almadığı ilk pozisyonda görüldü.
Fenerbahçe hız kesmedi. Galibiyet golü için yüklendi. Son günlerin en çok eleştirilen oyuncusu Kerem Aktürkoğlu sahneye çıktı. Ceza sahasına girdi, ve topu uzak köşele bırakmasını bildi. Onana’nın çabası yetmedi. Yine söylemek zorundayım, Onana gibi tecrübeli bir ismin bu pozisyonu kurtarması lazım. Neredeyse kaleyi bulan iki top da gol oldu. Evet, Onana’nın ayağı iyiydi, geriden isabetli paslar attı. Kalecinin önce elleri çalışacak. Uğurcan her iki golü de çıkarırdı.
Golü yedikten sonra Trabzon biraz toparlandı. Oyunda dengeyi sağladı. Toplu ileriye taşımaya başladı. Ceza sahasına atılan yüksek topları Onuachu hiç sektirmedi. Hepsine kafayı vurdu. İlk yarının son bölümünde içeri yapılan ortayı köşeden filelere gönderdi. Trabzon kötü oynadığı ilk yarıda beraberliği sağladı. Soyunma odasına skor eşitliğiyle gitti. İkinci yarı maça ağırlığını koyması bekleyenler fena yanıldı.
Yine Fenerbahçe topa hakimdi. İkinci devrenin ilk dakikalarında galibiyet golünü buldu. Hızlı ve isabetli pasların sonunda Talisca ceza sahasına girdi. Bu kez topu geriye çıkardı. Asensio köşeden ağları buldu. Bir golden üç tane atıldı dense yeri… Hadi birini sektirdi, diğerlerini kurtaramaz mıydı? Trabzon’un kalesi adeta boştu. Bu şartlarda kazanması mümkün değildi. Beraberlik için çabaladı. Ama nafile… Fenerbahçe defansı dikkatliydi, hata yapmadı, Bordo Mavili forvetlere geçit vermedi. Tekke’nin kenardan müdahalesi oyunun gidişatını değiştirmedi.
Haftanın en kritik ve zorlu maçıydı. Gol düellosundan galip çıkan takım Fenerbahçe oldu. Hem oyun hem skor olarak üstündü. Hak ettiği bir galibiyet aldı. Trabzon geçen yıl olduğu gibi aynı skorla rakibine boyun eğdi. Tekke’nin Trabzon’u ise büyük maçlarda etkisiz oyununu sürdürdü. Puan olarak üst sıralarda bulunabilir. Fakat Trabzon büyük maçların takımıdır. Fakat nicedir büyük maç kazanamadı.
Hakem belki maçın önüne geçmedi. Büyük hata yapmadı. Lakin çok kolay faul düdükleri çaldı. Her düşmeyi faul saydı. Basit sarı kartlar gösterdi. Halil Umut Meler tecrübesindeki bir hakemin daha dirayetli olması beklenirdi. Gerilim potansiyeli yüksek bir maçın altından kalkmak da kolay değildi.
Onana büyük hayal kırıklığıydı. Trabzon kalecisiz oynadı. Onana stoper gibiydi. Talisca gemisini kurtardı. Trabzon maça ağırlık koyacak büyüklükten uzaktı. Sıradan bir Anadolu takımı gibiydi. Ligin boyu kısalırken yine şampiyonluk mücadelesi iki takımlı yarışa döndü. Trabzon’un nefesi yetmedi, fırsatı kaçırdı, Fenerbahçe yenilgisiyle havlu attığı söylenebilir. İkincilik bile uzak ihtimal…
























