(The Turkish Post) – KEMAL ALBAYRAK
Arayış, anlam itibarı ile bir şeyi bulma, bir amaca ulaşmadır. Çok anlam yüklenebilir ancak, bu zamanda yanlış idareden, adaletsizliklerden, zulümden, hukuksuzluklardan, daha pek çok kötülüklerden kurtulmadır. Bir yakınımı ziyaretimde ayrılırken bize ”Tanrı dert de versin” derken biraz olumsuz düşünürdük. Sonradan “dert insanı arayışa zorlar, hasta olursanız, tabib ararsınız, kötülüğe karşı çare ararsınız” derken, duanın anlamını bugün, daha iyi anlıyoruz.
İnsan aklının karanlık yanları, düşüşleri, zaafları, hırsları, kinleri, yükselişleri, bunlardan kurtulma gayretleri ve çabalamaları, çılgınlıkları, adaletsizliğin, sefaletin, konforun himayesine aldığı zihinler ,yokluğun getirdiği ihtiyaçlar, bu zorluklardan çıkma için ,yanlış ve doğru tercihler, dine sığınmalar, güvenli liman aramalar, arınma için, çileye talip olma hayatın insana sunduğu olgulardır. Ahlak ise bunlar karşısında insanın davranışlarıdır. Dostoyevski bir eserinde ”aklını yitirmek üzereyken tutunduğu bir kurtarıcı dal göründüğünü” söyler. Şüphe ile inancın çatışmasının, amaca giden yolu belirlemesi gibi. İnsanı aklı ile anlamak, görünüşü ile ölçmek zordur ama, yaptıkları ile değerlendirmek bilgiye dayanır. İnsan, kolektif vicdan, kolektif sorumluluk almalıdır. İnsanı insan yapan da budur. Adalet ile zulmün, sadakat ile ihanetin, rıza ile zorbalığın tercihinde insanın alacağı tavır önemlidir. Hakikati bildiği halde, saray sofrasının menülerine satılan zihinlerin karekterleri bellidir. Şahsi çıkarlarına uyarak rezilliği benimseyen döneklerin tercihi bellidir. Bunlarla meşguliyete emek harcamaya gerek yok. Büyük ve değerli insanlar hayatın akışına yön verir, çıkarcılar da kirli despotların himayesine teslim olur.
Atatürk ve arkadaşları Cumhuriyeti kurarken, batının pençesinden, doğunun penceresinden kurtarma kararlılığı, Gandhi, Hindistan’ın kurtuluş mücadelesinin öncüsü olması, ABD de siyahların özgürlüğü için mücadele eden Martin Luther King, arayışın kahramanlarıdır. Eğer karamsar ve ümitsiz olsalardı amaca ulaşabilirler miydi?Olağanüstü üstülük burda yatıyor. Büyük ve arayışı düşünenlerin ortak noktası ilkeleri, ülkesinin her alanda çöküşünü görerek ,mücadelesinde risk alan toplumsal meşru direnişin isyan ahlakıdır. “Mağarada ışık yakmazsan gölgeyi gerçek sanırsın” diyen Platon haksız mı? Aydın düşünürler, vatan severler, adalet isteyenler, ezilenler, zulüm görenler, birleşerek demokratik usullerle keyfiliğe son verme arayışını akılla,bilimle sürdüreceğiz, susmak yok. Soygunlara, adaletsizliğe, hırsızlara göz yumanlar, kirliğe hizmet etmiş olurlar. Engeller, aşmak içindir. Dağ ne kadar yüksek olsa, yolu üstünden geçirecek olan arayışın namuslu insanlarıdır.
Halk egemendir, yönetici emanettir. Emanete ihanet edenlere dur demek, emaneti korumaktır. Haksızlığın olduğu yerde, arayışın sahiplerinin bulunması gereken tek yer, keyfi idarenin haksız yere hapsettiği siyasilerin, aydınların, sanatçıların, düşünürlerin, ezilenlerin, mahallesiz insanların bulunduğu hapishanelerdir. Bireyin haklarına gerçek saygının ifadesi budur. Eylemin ve arayışın amacı olmalıdır .Eylemin, iyi ya da kötülüğünü gayesi belirler. Rantı haramzadelerin, kirlilerin, despotların paylaştığı, borçların ise halkın, emeklinin, mazlumun, vatandaşların ödediği bir düzene karşı durmak insanidir, ahlakidir. Dünyayı değiştirme filimlerini ekranlara yansıtanlar önce kendilerini değiştirsinler. Ahlak maskesi ile ahlaksızlıklarını, adaletsizliklerini örtemesinler. Adaleti bile tarafgirlik hukuki ile tayin eden zihinler sömürünün taşeronlarıdır. İnanç, milliyetçilik, demokratlık, dindarlık, adaletsizlikle, ahlaksızlıkla uyumlu olamaz.
Akıl, bilim, hukuk, demokrasi, ahlak, hukuk devletinin direkleridir. Arayış burdadır. Hukukun üstünlüğünü, insan onurunu, yasallığı, adaleti, hürriyeti, üretimi, emeği, ortak aklı esas alan bir idare arayışımızın birlikteliği, bunun içindir. Yol bulacağız, ya da yol açacağız. Niyetlerimiz bizleri bir araya getiriyor.






















