(The Turkish Post) – SAFA KAR
Marifet giden de mi, yoksa gelende mi? Takımı maça eski hocası Hüseyin Çimşir hazırladı. Kulüp ise yeni hoca arayışında… Başkan Ertuğrul Doğan “Büyük ihtimalle yabancı olacak” dedi. Amedspor yenilgisi sadece puan kaybı değildi. Moral olarak da takımı ve şehri olumsuz etkiledi. Başta Muhammed Salah olmak üzere flaş transferlere rağmen Fatih Tekke takıma iyi ve nitelikli oyun oynatamadı. Sürekli ‘sabır’ istedi.
Hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz. ‘Yeni oyuncuların uyumu’ dendi. Avrupa’da bozgun yaşadı. İçeride peş peşe puan kayıpları Tekke’nin sonu oldu. İlk istifası kabul edilmedi. Diyarbakır’da kötü oyun ve kötü skor Fatih Tekke’nin sonu oldu. Büyük oyuncuları mı yönetmekte zorlandı? Takımın dev ismi Onuachu ile arasında sorun mu vardı? Geçen yılın yıldızı bu kadar etkisiz olamazdı. Formsuz ve şanssızlık da bir yere kadar…
Trabzon ‘fetret dönemini’ nasıl atlatacaktı. Başkan Doğan ‘yeni hoca’ konusunda aceleci davranmadı. Panik ataktan kaçındı. Hüseyin Çimşir’e güvendi. Doğrusu Çimşir de kolları sağlam sıvadı. Rakip hiç de küçümsenecek takım değildi, Gençlerbirliği’ydi. Fenerbahçe’yi yenmiş, 3 maçta 7 puan toplamayı başarmıştı. Trabzon’un 3 puan önündeydi. Ve kalesi sağlamdı. Sadece 2 gole geçit vermişti. Metin Diyadin’in çalıştırdığı başkent ekibi geçen sezon iki maçta da Trabzon’u yenmişti.
Trabzon için Gençlerbirliği maçının önemi büyüktü. Ya düştüğü yerden kalkacak ya da kaosa sürüklenecekti. Zirvenin gerisinde kalmıştı. Taraftar tribünleri doldurdu. Hem Salah’ı izlemek hem de takımını desteklemek istiyordu. Zor zamandı. Zor zamanda takıma sahip çıkmak taraftarlığın icabındandı. İşler yolunda giderken herkes destekler… Zor gününde takımın yanında olmak önemliydi. Taraftarın takımdan umudu vardı.
Trabzon maça çok hızlı başladı. Henüz maçın başında 5. dakika dolarken takımın suskun golcüsü Onuachu sahneye çıktı. Ve klasını konuşturdu. Aral Şimşir’in harika ortasına kafayı vurdu. Klasik gollerinden birini attı. Onuachu prangasından kurtulan kısrak gibiydi. Fatih Tekke miydi yoksa prangası…? İnsanın aklına gelmiyor değil. Futbol bir yönüyle de karmaşık bir oyundur. Psikoloji ve duygu takımı ve oyuncuyu etkiler.
Erken gol takımı rahatlattı. Fırtına koptu bir kere… Trabzon’un geri vitesi yoktu. Hep ileri oynadı. Sağlı sollu ataklarla ceza sahasına yöneldi. Her iki kanatta işliyordu. Ve penaltı geldi. Bariz bir fauldu. Hakem göremedi veya veremedi. Oyun devam ederken VAR devreye girdi. Hikaye monitöre, pozisyonu izlemeye çağırdı. Beyaz noktayı göstermekte tereddüt etmedi. Çünkü görüntü açıktı. Topu önce Onuachu aldı. Takımın santraforuydu. Penaltı onun hakkıydı.
Daha sonra dünya yıldızı Salah’a bıraktı. Tribünlerden bir anda uğultu yükseldi. Salah kendinden emin adımlarla ilerledi, topu yere koydu ve en iyi bildiği işi yaptı. Topu filelere gönderdi. Trabzon rahatladı, Gençlerbirliği’nin umudu kırıldı. Dakikalar sonra Pina topu Onuachu’nun önüne yuvarladı. Onuachu tek ve isabetli vuruşla kaleyi buldu. Kendisinin ikinci, takımının üçüncü golünü attı. Daha maçın çeyreği bile dolmadan Trabzon fişi çekti, işi bitirdi. Gençlerbirliği’nin geri dönüşü çok zordu. İlerleyen dakikalarda maçın ritmi düştü. Ama yarı dolarken Onuachu sakatlandı yerini Franculino’ya bıraktı. Fazla mı yüklendi, yoksa nazar mı değdi? Anlaşılamadı.
Trabzon ikinci yarıda da 2 gol buldu. Salah ceza sahasının kenarından Muçi’ye harika çıkardı. Tribünler 61. dakika şovuna 4 farklı skorla girdi. Taraftarın coşkusu görmeye değerdi. Son sözü Franculino söyledi. Şık bir son vuruşla topu ağlarla buluşturdu. Karadeniz fırtınası tam anlamıyla ete kemiğe büründü ve Trabzonspor diye göründü. Kritik maçta Gençlerbirliği’ni sahadan sildi ve 5 golle uğurladı. Hüseyin Çimşir kendisine güveni boşa çıkarmadı. Aral Şimşir göz doldurdu. Onuachu kendine geldi. Franculino golle başladı.
Sihir gelende mi yoksa gidende mi? Tekke takımın ayaklarında bir pranga mıydı? Çimşir’in elinde sihirli bir değnek mi var? Başkan Doğan ‘yeni hoca’ ararken Çimşir adaylardan biri olur mu? Ne dersiniz…?






















