(The Turkish Post) – SAFA KAR
Galatasaray ilk kupasını zorlanmadan aldı. Fatih Tekke güya takımını bu maça saklamıştı. Dört gün önce kendi sahasında kaybederken ‘Bizi final maçında görün’ havasındaydı. Haklıydı da… Ligde maç kazanmanın bir anlamı kalmadı. Kupa finali hayati önemdeydi. Kötü giden bir sezonu kupayla af ettirebilirdi. Geçen yıl Beşiktaş’ın yaptığı, Trabzon’un yapamadığı gibi…
Çok daha önemlisi Avrupa’ya açılmanın anahtarıydı kupa… Kuşkusuz Fatih Tekke de futbolcular da maçın öneminin farkındaydı. Fakat karşılarında çok güçlü bir rakip vardı. Ligi domine etmiş oyun ve skor olarak bir kaç gömlek üstün bir takımı önce durdurmak ve maçı kazanmak o kadar kolay değildi. Galatasaray Fenerbahçe’yi deplasmanda eledi. Konya’yı da öyle… Üstelik zorlanmadan…
Galatasaray herkesin aşinası olduğu o bildik oyunuyla başladı maça. Her alanda pres yaptı… Sadece sahayı daraltmakla kalmadı, adam adama da markaja girdi. Tekke bunun çaresini bulabilir miydi? Zor… Tedbirini almak, çalışmak yeterli değil. Oyuncu kalitesi devreye giriyor. Teknik, taktik bir yere kadar… Güç ve kalite oyunu bozuyor. O da Galatasaray’dan yana… Hakemin düdüğüyle birlikte Trabzon kalesinde göründü Sarı Kırmızılı oyuncular… İkinci dakika dolmadan Yunus önüne düşen topu kaleye gönderse maça 1-0 önde başlayacaktı.
Gol fazla gecikmedi. Zubkov büyük hata yaptı. Uzaklaştırmak istediği topu rakip oyuncuların bulunduğu bölgeye attı. Ve golü kaçıran Yunus Akgün asistiyle öne çıktı. Barış Alper’in önüne yuvarladığı top golle sonuçlandı. Trabzon biraz toparladı. Galatasaray kalesini yoklamaya başladı. Önemli şans da yakaladı. Ozan Tufan yakın mesafeden kafasına gelen topu dışarı attı. Ve takımını beraberlikten etti.
Hakem maçtan önce çok tartışıldı. Trabzon’un ciddi itirazları oldu. Eleştirilerin etkilendiği her çaldığı düdükte görüldü. Saviç’in sarı karta gösterdiği tepkiye kayıtsız kaldı. Tabii mümkün değil de VAR devreye girse yeriydi. Çünkü Saviç kafasıyla hakeme neredeyse vuracaktı. Bir temasta bulundu. Dünyanın her yerinde bu hareket ‘kırmızı kartla’ sonuçlanır. Hakeme kendisine yapılan hareketi değerlendiremedi.
Trabzon sezonun en kritik ikinci yarısına ‘umutlarla’ çıktı. En azından bir gol ve beraberlik maçı uzatmaya götürebilirdi. Fakat Osimhen umutları tez söndürdü. Daha devrenin başında çabukluğu konuşturdu ve önüne aldığı topu adeta iğne deliğinden geçirdi, Uğurcan’ın kapattığı köşeden filelere gönderdi. Asist yine Yunus’tandı. Bu golle Galatasaray’ın kupanın bir kulpundan tuttu.
Kaybedecek bir şeyi kalmayan Trabzon risk aldı fakat golü bulamadı. Galibiyeti perçinleyen gol Galatasaray’dan geldi. Gol pasını yine Yunus verdi. Osimhen’e son vuruşu yapmak düştü. Galatasaray zorlanmadan, kolay kazandı. Trabzon hüsrana uğradı. Bordo Mavili takım için sezon her açıdan kayıp oldu.
‘Mayıslar Bizimdir’ Galatasaray’ın sloganı… İlk hedefini gerçekleştirdi. Okan Buruk, Galatasaray’ın başında ilk Türkiye kupası… Dört gün sonra bir final daha var. Aslında final demek doğru değil. Sadece 1 puana ihtiyacı var. Tabii rakibi Fenerbahçe’nin kazanması durumunda… Evinde oynayacağı Kayseri karşısında şampiyonluk turu ve kupası ‘çantada keklik’ gibi…






















