(The Turkish Post) – SAFA KAR
İki maçı bölümler halinde izleyebildim. Liverpool’un şampiyonluk maçı vardı. Sezonun bitmesine kupaya uzanması için 1 puan yetecekti. Rakibi son haftaların formsuz takımı Tottenham’dı. ‘Asla yalnız yürümeyeceksin’ tezahüratları eşliğinde sahaya çıkan Liverpool kalesinde golü gördü. Ardından da kontrolü ele aldı. Tottenham kalesine gol oldu yağdı. Tam 5 gol attı.
Liverpool ligin bitmesine 4 hafta kala kendi saha ve seyircisi önünde şampiyonluğunu ilan etti. Kariyer sezonu yaşayan Muhammed Salah sahanın yıldızıydı. İngiltere’de ‘yılın futbolcusu’ olacağı kesin. Çünkü bütün istatistiklerde açık ara önde… Gençlik yıllarımın takımıydı, Liverpool… Doğrusu Mısırlı yıldız Muhammed Salah ise ayrı bir heyecan ve hava kattı.
O ESNADA GALATASARAY-EYÜP MAÇI
Liverpool tribünlerinde meşaleler eşliğinde şampiyonluk şarkıları söylenirken Galatasaray 2-0 öndeydi. Rakibi Fenerbahçe’nin kazanması Eyüp maçını daha önemli hale getirdi. 5 puanlık farkı korumak eldeki avansları diğer maçlara saklama niyetindeydi. Eyüp ligin dişli takımlarından… Sezonun ilk yarısında hem Galatasaray’dan hem de Fenerbahçe’den puan aldı.
Galatasaray kupadaki Fenerbahçe maçından sonra vitesi arttırdı ve yükselişe geçti. Samsun, Bodrum gibi maçları kolay geçti. Eyüp maçına da hızlı başladı. Daha ilk dakikalarda Osimhen kaleciyle karşı karşıya kaldı fakat topu direğe nişanladı. Yoksa Galatasaray maça 1-0 önde başlayacak, sonraki dakikalar daha kolay olacaktı. İlk yarı Galatasaray’ın kontrolünde geçti. Eyüp zaman zaman saman alevi gibi parladı fakat gol getirecek pozisyonlar bulamadı. Galatasaray’ın hem forvet hattı hem de defansı formununun zirvesinde… Orta saha farklı mı? Değil.
İkinci yarının ilk 15 dakikasını izleyemedim. Çünkü Liverpool maçına geçmiştim. Orada son dakikalar oynanıyordu. Stadın ambiyansı ve atmosferi o kadar büyüleciydi ki ayrılamadım. Balonlar ve şişme şampiyonluk kupası sahada uçuşuyordu. Hakem maçı durdurmak zorunda kaldı. Ve balonları patlattı. Liverpool ligi domine etti, rakiplerinden koptu gitti. M. City iyi değildi, tel tel döküldü, Arsenal da yarışamadı. Liverpool hiç zorlanmadı.
Galatasaray farkı ikiye çıkarmıştı. Orta sahanın dinamosu ve son haftaların golcüsü Torreira yine sahneye çıktı ve golünü attı. Galatasaray temposunu biraz düşürdü. Eyüp canlanır gibi oldu. Gol Galatasaray’dan geldi. Dünya yıldızı Osimhen önünde seken topu şık bir aşırtmayla pozisyona girdi, vuruşunu kaleci çeldi, dönen topu ağlara göndermekte zorlanmadı. Kolayı atamayan Osimhen zoru başardı. Takımını rahatlattı. Böyle maçlarda gevşemeye gelmez.
GALATASARAY ÖNCE ÇEKİLDİ, SONRA İŞİ BİTİRDİ
Galatasaray geriye çekildi, Okan Buruk maçı kazanmış gibi oyuncu değişiklikleri yaptı. Osimhen’i bile kenara aldı. Eyüp rakibinin gevşemesini fırsat bildi. Ve pozisyonlar üretmeye başladı. Yılların Caner’i en iyi yaptığı işi tekrarladı, serbest vuruşta topu Claro’nun kafasına harika kesti, Muslera sadece seyretti. Bu gol Eyüp’ü umutlandırdı. Farkı azaltmak için sağlı sollu ataklarla gol aramaya başladı. Az kalsın atıyordu da…
Galatasaray çabuk uyandı, gevşekliği bıraktı, topu sahasında kabul etmek yerine, rakip alana taşıdı. Ve bir anda iki gol birden buldu. Bu kez sahne alan bir başta dünya yıldızıydı, Morata önce kafayla farkı üçe çıkardı… Eyüp’ün umutlarını söndürdü. Ardından da plaseyle fişi çekti. Liverpool – Tottenham maçıyla skoru eşitledi. Her iki karşılaşma da 5-1 sona erdi. Galatasaray şampiyonluğa bir adım daha yaklaştı.
Ligin bitimine 5 hafta kaldı, fark da 5 puan… Fenerbahçe’nin bütün maçları kazanması halinde Galatasaray’a 3 galibiyet 1 beraberlik yani 10 puan yetecek. Bütün ipler Galatasaray’ın elinde… Kupa yavaş yavaş aslanın ağzından midesine doğru iniyor.
Fenerbahçe umutları büyük oranda yitirdi ki Ali Koç ‘Önümüzdeki sene şampiyonuz’ dedi. Mourinho’ya birileri keşke ‘Fenerbahçe için ‘ikincilik’ başarı değil, sonunculuk gibi bir şey…’ dese…























