(The Turkish Post) – SAFA KAR
Haftalar sonra Galatasaray rahat bir maç kazandı. Antalyaspor’a adeta gol oldu yağdı. Osimhen 3 gol birden attı. Morata da ligte siftah yaptı. Fenerbahçe ile arasındaki puan farkını maç fazlasıyla 10 puana çıkardı. Psikolojik olarak da rahatladı. Tribünleri dolduran taraftarlardan sık sık Okan Buruk’a moral alkışları yükseldi.
Sarı Kırmızılı takım son haftalarda ‘oyun ve skor’ olarak düşüşte, 3 puanı güç bela hanesine yazdırıyordu. Geçen maç Alanya’yı zor geçti. Şampiyonluk gitti geldi. Rize’de çok zorlandı. Kasımpaşa’ya 2 puan kaptırdı. Saha ve seyircisi önünde Fenerbahçe’yi yenemedi, yenilgiden kurtuldu. Okan Buruk başta olmak üzere oyuncular tartışılmaya başladı.
Antalya bir kader maçıydı. Bundan sonraki haftalarda puan kaybının telafisi yok. Fenerbahçe’nin nefesi ensesinde… Sarı Lacivertliler hem oyun, hem skor olarak Galatasaray’ın önünde… Mourinho ile bir ritim yakaladı. Rüzgarı arkasından almaya başladı. Buna karşılık Galatasaray ‘tek farklı’ galibiyetlerle liderliğini korumasını bildi.
Emre Belezoğlu’ndan sonra Antalya’da bir kıpırdanma var. Hızla küme düşme hattından yukarılara doğru tırmanışa geçti. Hâlâ tam rahatlamış değil. Ligin altı üstenden daha karışık. Gücü ve kapasitesi Galatasaray’a ‘kafa tutacak’ düzeyde değil. Fakat futbol kağıt üzerinde değil sahada oynanıyor. Ummadık taşın baş yardığı nice maçta görüldü. Galatasaray ligte tutunmakta zorlanan Hatay karşısında 2 puan yitirdi.
Galatasaray nedense Antalya maçına ‘tedirgin ve gergin’ başladı. Çok pas hatası yaptı. Antalya tehlikeli pozisyon yakaladı. Sarı Kırmızılı takım ilk yarım saatte organize olamadı, saman alevi gibi yanıp yanıp söndü. Taraftarına ‘eyvah yine zor maç olacak’ beklentisine soktu. Derken sahneye Osimhen çıktı, Morata’nın asistini gole çevirdi.
Bu gol Galatasaray’ı rahatlattı. Oyuncular üzerindeki psikolojik ağırlığı attı. Ayaklarındaki bukağılar çözüldü. Devrenin sonunda 2 gol üste üste geldi. İlki penaltıdan… Hakemin atladığı el pozisyonunu VAR gördü. Osimhen topu aldı, Morata’ya verdi. Alkışlanacak bir hareketti. Gol söz konusu olduğunda oyuncular bencildir, ‘fedakarlık ve ikram’ akıllarına gelmez. Osimhen sadece futboluyla değil bu jestiyle de büyüdü. Morata ‘penaltı vuruşu’ ikram etti.
Morata kaleci ile topu ayrı köşelere gönderdi. Uzatma dakikalarında o bildik Barış Alper sahneye çıktı. Sağ kanattan koptu geldi, ceza sahasına girdi ve Osimhen’e ‘al da at…’ dedi. Galatasaray devreye maçı koparmış, skor üstünlüğünü almış olarak girdi. Okan Buruk’a de ‘yedekleri görme’ fırsatı doğdu. Buruk bu imkanı iyi değerlendirdi.
Sezonun ilk yarasında Kasımpaşa 3-0’dan geri dönmüş maçı 3-3’e getirmişti. Futbolda gevşemeye gelmez. Rakip faturayı anında keser. İkinci yarının hemen başında Osimhen yine sahneye çıktı. Yunus’un pasını iyi değerlendirdi, takımın dördüncü golünü atmakta zorlanmadı. Osimhen gibi bir oyuncun varsa maç kazanmak problem değil.
Galatasaray’ın sorunu Sara gibi, Barış Alper gibi ‘fark yaratan’ oyuncuların eski formunda olmaması. Osimhen’e top gelecek ki gol atsın… Sorun pasların Osimhen’in kafasından ve ayağından uzak yerlere düşmesiydi.
Antalya karşısında Barış Alper ‘farkını gösterdi’. Morata uyum sorununu büyük oranda aştı. Sara hala eski formundan uzak. Osimhen kadar değerli oyuncu ise ‘David Sanchez’di. Olağanüstü oynadı. Sadece defansta değil hücumlara da katkı verdi.
Galatasaray, Antalya’yı 4 golle güle oynaya geçerken, milli aradan sonra oynanacak Beşiktaş derbisi öncesi, ‘eski formuna dönüş’ işaretleri verdi.






















