(The Turkish Post) – SAFA KAR
Takım yorgun… Takım moralsiz… Ve hepsinden önemlisi de takım Osimhen’siz… İzmir’de Göztepe karşısında ‘futbol şansı’ yaver gitti, 3 puanı kaptı. Uzun deplasman sürecinden bir ay sonra Galatasaray evine döndü. Taraftar tribünleri ağzına kadar doldurdu. Kocaeli karşısında ilk yenilgisini almıştı. O maçta yaşananlar tekrar hatırlandı. Saha dışında tansiyon yükseldi. Demeçler, açıklamalar stresi arttırdı. Galatasaray anlamsız şekilde kendi kendine gerdi. Geriye dönmenin ne manası vardı.
Ligin sonu çok yaklaştı, artık ‘kader haftaları’ başladı. Hala Okan Buruk’un sağlam ve kemikleşmiş bir 11’i yok. Trabzon, Göztepe Kocaeli farklı oyuncular sahada… Takımın omurgasıyla oynamak ne kadar doğru…? Lemina’yı kenara çekti. Neden? Haftada 3 maç oynamanın yorgunluğu mu? Orta sahanın dinamosu Torreira formsuz. Şampiyonluğa oynayan takımın golcüsü yok. Barış Alper tamam her yerde oynar, diri ve dinamik bir oyuncu fakat ‘gol ayağına sahip olmak’ başka meziyet… Golü koklamak, doğru zamanda, doğru yerde olmak… Herkesin harcı değil.
Saha dışı tartışmaların Kocaelispor’u motive ettiği ilk andan belli oldu. Konuk takım haddini bilerek oynadı, rakibine saygı duydu, ilk yarı kendi sahasına çekildi, Galatasaray’a boş alan bırakmadı. Buna rağmen Sane’nin kafa golüne engel olamadı. Başka da pozisyon vermedi. Sane’nin ceza sahası dışından vuruşunu saymazsak tabii. Defansta dikkatliydi. Belki de Galatasaray’ın ileri ucu zayıftı. Galiba ikinci şık. Genç kaleci Serhat göz doldurdu. Çok kritik dokunuşlar yaptı.
Selçuk İnan tüm kozlarını ikinci yarıya sakladı. Peş peşe yaptığı oyuncu değişiklikleriyle takımı ileriye taşıdı. Orta sahada daha kalabalık ve golü düşünen bir Kocaeli sahneye çıktı. Okan Buruk ise hamle yapmakta geç kaldı. Gelmekte olan golü öngöremedi. 72. dakikada ceza sahası içinde oluşan karambolde Petkoviç takımının beraberlik golünü attı. Yaşanan büyük bir şoktu. Tribünler sustu… Oyuncular ne olduğunu anlamadı. Buruk sahaya ‘taze kan’ sürdü fakat takım tepki vermekten uzaktı.
Galibiyeti kaçıran konuk takım oldu. 84. dakikada Agyei’nin sert vuruşunda top Uğurcan’ın geçti, direkte patladı. İlerleyen dakikalarda Kocaeli’nin skoru koruma çabası ve Galatasaray’ın bol top kayıplarıyla geçen zayıf ve bilinçsiz atakları… Son bölümde taraftarın moral alkışları arasında İcardi de oyuna girdi. Fakat dağılmış durumdaydı. İcardi’nin de yapabileceği bir şey yoktu. Ve hakemin düdüğüyle birlikte 2 puan uçtu gitti. Belki de 1 puan kazanıldı. Yenilgi de mümkündü.
Bir gerçek var ki Osimhen Galatasaray’ın her şeyi… Onun yokluğu bir oyuncu eksikliğinin çok ötesinde… Trabzon ve Kocaeli maçlarındaki kayıpların temel nedenlerinden biri bu. Önceki yıllarda formda bir İcardı vardı. Osimhen’in muhteşem oyunu İcardi’yi taca çıkardı. Arjantinli yıldız bir daha toparlanamadı. Kalan 5 karşılaşmada Galatasaray’ın en büyük umudu Osimhen’in sahalara dönmesi ve kaldığı yerden devam etmesi…
Trabzon, Alanya beraberliğiyle ‘neler kaybettiğini’ umarım anlamıştır. Puan farkını 2’ye indirecekti. Fenerbahçe’nin Kayseri zaferi büyük anlam kazandı. Derbiye bir hafta daha var. Her iki takımın kazanması halinde derbi karşılaşmasının ligin kaderini belirleyen ‘şampiyonluk maçı’ olması muhtemel. Fenerbahçe’ye umut doğdu. Düşüşte bir Galatasaray ve çıkışa geçmiş bir Fenerbahçe… Şampiyonluk için tüm seçenekler mümkün. Beklenmeyen puan kayıplarının artması durumunda Trabzon bile tekrar potaya girebilir. Son yılların en heyecanlı yarışı…
























