Cuma, Temmuz 24, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Mümtaz’er Türköne yazdı I Süreci kim, neden istemiyor?

Anayasal prensiplere ve hamasetin yuvarladığı önyargılara hapsolan tartışmalarda birbirinden farklı üç kesim öne çıkıyor: İlk sırada, Sürecin Öcalan ve DEM odaklı yürümesine itiraz eden Kürt ulusalcıları yer alıyor. İkinci kesim, CHP’nin ulusalcıları. Son sırada, MHP’nin dışında yer alan Ülkücü-Milliyetçi partiler.

10/11/2025 12:11
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
PKK’nın silah bırakmasına CHP’den destek, İYİ Parti’den tepki
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Mümtaz'er Türköne

Mümtaz'er Türköne

186 köşe yazısı

(The Turkish Post) – MÜMTAZ’ER TÜRKÖNE  

Bugün için en olmaz gibi görüneni hayal edin:

Kürtçe eğitim veren okullar, hatta üniversiteler açılıyor. Talim Terbiye’nin bir birimi Kürtçe müfredat hazırlıyor, Kürtçe ders kitapları basılıyor, Matematik, Coğrafya, Jeoloji dersini Kürtçe anlatan öğretmenler kara tahtanın önüne geçiyor.

Diyelim ki bu hayal gerçekleşti.

Ne olur?

Bana sorarsanız tam bir felaket olur. Kürtlerin ve Kürtçenin başına gelebilecek en büyük felaket.

Emsal olarak din eğitimini alabilirsiniz. Hükümetimiz 23 yıldır bütün okulları imam-hatipleştirdi. Kur’an kurslarının önü sonuna kadar açıldı. Din eğitimi devlet nezdinde ayrıcalıklı bir konuma yerleşti. Sonuç? Din ve dindarlık adına tam bir felâket değil mi? “Arka bahçeler”, gençlerin sigara kaçamağı yaptığı, tek kale maçların oynandığı ve aralarda deizmin tartışıldığı beton zeminler haline geldi.

Bizim bu dünyada varoluşsal şartlarımıza, bizi insan olarak yücelten sanatımıza, edebiyatımıza, kültürel birikimimize, ortak değerlerimize dair ne varsa tanınmaz ve işe yaramaz hale getirmek için bir vandalın eline vermek yerine Milli Eğitime teslim etmeniz yeterli.

Yüzlerce saat İngilizce dersinden sonra tek bir cümle kurmayı beceremeyen çocuklarımızdan sonra, devletin okullarında Kürtçe öğrenecek gençlerin halini düşünün. Kürtçe eğitim veren okullar Kürt siyasî hareketinin arka bahçesi mi olur, yoksa resmî düzeyde yönetilmenin bütün sevimsizliğini ve iticiliğini kuşanarak dipsiz kuyusu mu?

Kararı verecek olan ben değilim. Benim referansım sağlam: Kararı anadilde eğitim talep edenler verecek. Devlet, sulandırmadan, laçkalaştırmadan bu talebe cevap verecek. Elde edilecek sonuç başka mesele.

Bana sorarsanız kaya gibi duran bir Kürt aydını olan dostum Halit Yalçın’ın çabaları, tek başına Kürtçe eğitim faslından daha fazla ciddiye alınmalı. Van’da küçük çaplı parke işinden kazandığı parayı, eline geçen bütün Kürtçe metinleri kitap halinde basmaya harcayan, bir Kürt aydınlanmasına ömrünü vakfeden Halit Yalçın’ı Kürt kültürü ve kimliği adına mutasavver resmî girişimlerden daha fazla dikkate almalısınız. Öbür taraftan Kürt edebiyatına destek vermeyi, Türklerin kendi edebiyatları için Yaşar Kemal’e, Ahmet Arif’e olan ödenemez borcu olarak da görebilirsiniz.

Temel tartışmaları başka bir boyuta taşımak değil, politik düzeyde dile getirilen, anayasal düzeyde çözülmesi gereken iri meselelerin gerçek hayattaki karşılığına dair fikir vermeye çalışıyorum.

Süreci istemeyen üç grup:

Anayasal prensiplere ve hamasetin yuvarladığı önyargılara hapsolan tartışmalarda birbirinden farklı üç kesim öne çıkıyor:

İlk sırada, Sürecin Öcalan ve DEM odaklı yürümesine itiraz eden Kürt ulusalcıları yer alıyor. PKK dağlarda iken silaha karşı çıkan bu kesim, şimdi şiddet araçlarının terkedilmesinden şikâyet ediyor. Temel itiraz konuları ise ulus devlet hedefinden vazgeçilmesi. Böylece Kürt siyasetinde temel ayrışma Öcalan’ın “demokratik entegrasyon” stratejisi ile Kürt ulusalcılarının “Bağımsız Bileşik Büyük Kürdistan” megalo ideası arasında bölünmüş oluyor. Bu kesim Öcalan’a ve DEM’e odaklı Kürt siyasî hareketi için önemli bir rakip değil; sosyal medyada sesleri çok çıkıyor, ama sayıca çok azlar ve ağırlıklı olarak diasporada, bilhassa Avrupa’da yaşıyorlar.

İkinci kesim, CHP’nin ulusalcıları. Ulusalcılık hem Kürtler hem de Türkler için, milliyetçilikten farklı olarak sol-laik eğilimlerin baskın geldiği ulus-devlet bağlılığını temsil ediyor. CHP, parti kimliği olarak ulusalcılar, sosyal demokratlar ve Alevî-Bektaşilerden oluşan üçlü bir koalisyonu içinde barındırıyor. Son zamanlarda bu koalisyona, güçlü bir anti-Erdoğan damar eklendi. Alevîlerin sesi çıkmıyor; sosyal demokratlar ideolojik ortak paydalarını kaybederek amorf bir kitleye dönüştü, sahil şeridinde yoğunlaşan Cumhuriyetin seçkin geleneğini sürdüren ulusalcılar ise CHP kimliği ve imajı üzerinde, Yılmaz Özdil düzeyinde etkin durumdalar.

Son sırada, MHP’nin dışında yer alan Ülkücü-Milliyetçi partiler; İyi Parti, Zafer Partisi ve son zamanlarda öne çıkan Anahtar Parti bulunuyor. Bahçeli’nin Süreçte ana sürükleyici ve belirleyici aktör olarak yer alması, milliyetçilik adına doktriner itirazların tamamını peşinen geçersiz kıldı. İtirazlar hep politik düzeyde.

Dervişoğlu’nun dün, Kürt sorununun varlığını kabul etmesi ve eşit vatandaşlık temelinde çözümden bahsetmesi ilke düzeyinde milliyetçiler arasında problem olmadığını gösteriyor. Daha ötesi itiraz edenlerin tamamının demokrasi ve hukuk ortak paydasını savunması, Sürecin selameti açısından yapıcı bir iklim oluşturuyor.

Kürt ulusalcıları dışında Sürece, ilke düzeyinde itiraz eden ve direnç gösteren bir kesim yok. Eleştirilerin ve tartışmaların tamamı, İmralı’ya heyet gitmesi, zaman zaman patlayan anayasa tartışmaları ve geçmişe dair kanlı hatırlatmalardan ibaret.

Asıl sorun başka yerde.

Tıngır-mıngır yolunda ilerleyen Türkiye otobüsü bir kavşağa gelip dayandı. Gidilecek yol belli. Son sürat virajı alırken herkes fırsattan istifade kendi hesabını görüyor. Tartışmaların sebebi Kürt sorununun çözümünden önce bu ince hesaplar. Sorunlar, Çözümün dinamiklerinden değil siyasî rekabete dair bu ince hesaplardan çıkıyor. Yoksa herkes Sürecin devlet projesi olarak yürüdüğünü, arkada sağlam garantilerin ve hesapların yattığını düşünüyor.

Milliyetçi-Ülkücü geleneğin önemli isimlerinden, aktif siyaset içinde fiilen yer alan eski bir dostum, iki saatlik bir telefon konuşmasında milliyetçiler adına bütün itirazları tek tek sıraladı. İtirazların neredeyse tamamı, son yüz yıl, bilhassa son kırk yılda ulus devlet nezdinde üretilen “bölücülük” suçunun gerekçelerine dayanıyor. Ana tez: Türkiye etnik kimliklere bölünerek parçalanır. Bugüne kadar resmî düzeyde tekrarlanan “bölücülük” tehlikesi dışında itiraza konu yeni bir unsur yok. Kürt etnik kimliği, kültürü ve dili karşısında Türk sıfatını yüceltmek ve ayrıcalıklı bir konuma yerleştirmek gibi bir dertleri yok. Sadece “Türk”ün bir etnik kimlik değil vatandaşlık sıfatı olduğu söyleniyor. Dervişoğlu’nun da onayladığı “eşit vatandaşlık” prensibi bu meseleyi de çözüyor.

Çözüm Süreci, Devlet ve Kürt siyaseti katında asimilasyon yerine entegrasyonu eşit vatandaşlık temelinde bir uzlaşma şeklinde yerleştirerek meseleyi hal yoluna koyuyor. Numan Kurtulmuş’un “Türklerin gururu, Kürtlerin onuru” formülü, Türklerin kibri ile Kürtlerin raconunu karşı karşıya getirmediği sürece doğru bir formül.

Geçmişin acı hatıralarına gelince… Unutmak, hafızanın yeteneğidir. Her şeyi hatırlayarak nasıl yaşardık? Ülke çapında psikolojik açıdan rehabilitasyona ihtiyacımız var. Bu yüzden Sürecin aslî dinamiği, psikoloji yönetiminden geçiyor. Kan davasını kışkırtır gibi geçmişin acı hatıralarını hatırlatanların niyetinden, bir raddeden sonra kuşku duymalıyız. Geçmişe takılıp kalanlar geleceği inşa edemez.

Çözüm Sürecini bekleyen tehlike, Sürecin kendi parametreleri ve dinamiklerinden gelmiyor. Süreç, kendisini dolaylı şekilde siyasî hesaplaşmaların aracı haline getirenlerin tehdidi altında. İktidar rekabeti kızıştı. Çeyrek asırlık iktidarın sona yaklaştığı inancı toplumda kuvvet kazanıyor. Koltuğa yapışmak için iktidarın, koltuğu ele geçirmek için muhalefetin Çözüm Sürecini istismar etmeleri dışında bir tehlike yok.

Ellerinde balta doğrudan Çözüm Sürecini doğramaları gerekmiyor. Çözüm Süreci’nin yükseleceği sağlam temelleri bataklığa gömmeleri yeterli. Sağlam temel demokrasi ve hukuktan ibaret. Demokrasiyi aksatan, hukukun işlemesine, hükmünü tesis etmesine engel olan her teşebbüs Sürecin önüne takoz koyacaktır.

Sorumluları peşinen Sürecin tarafları arasında değil iktidar rekabetinin doğrudan veya dolaylı aktörleri arasında aramalısınız.

Etiketler: istemiyor?kimnedensüreciTürköneÜst Manşet
Paylaş28Tweet18PaylaşGönderTara
Mümtaz'er Türköne

Mümtaz'er Türköne

Önerilen Haberler

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı
Köşe Yazarı

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı

Kemal Albayrak yazdı I Sorumlulara Çağrımdır
Köşe Yazarı

Kemal Albayrak yazdı I Asıl gündem kapatılıyor

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum
Özel Röportaj

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Ayşem Narlı yazdı I Teknoloji çağında öğrenci olmak!
Köşe Yazarı

Ayşem Narlı yazdı I Teknoloji çağında öğrenci olmak!

Popüler Haberler

Didem Arslan Show TV’den kovuldu 

Didem Arslan Show TV’den kovuldu 

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Aile hekimleri üçüncü kez iş bıraktı; sağlık ocakları 5 gün kapalı!

Mobbing ve ağır çalışma koşulları: 15 yılda 70 hekim intihar etti

Hazal Kaya: Ahbap’a 120 bin lira bağış yaptım, mağdurum

Hazal Kaya: Ahbap’a 120 bin lira bağış yaptım, mağdurum

Halk affetmedi, Uğur Arslan’ın Sakarya’daki imza günü iptal edildi

Halk affetmedi, Uğur Arslan’ın Sakarya’daki imza günü iptal edildi

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı

Özgür Özel Yeni Parti’nin kurulduğunu duyurdu

Özgür Özel Yeni Parti’nin kurulduğunu duyurdu

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Mobbing ve ağır çalışma koşulları: 15 yılda 70 hekim intihar etti
  • Hazal Kaya: Ahbap’a 120 bin lira bağış yaptım, mağdurum
  • Halk affetmedi, Uğur Arslan’ın Sakarya’daki imza günü iptal edildi
  • Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.