Pazartesi, Ağustos 10, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Gündem

Mümtaz’er Türköne: Bahçeli çözüm süreci için iktidarı kaybetmeyi bile göze almış

Son dönemde yazıları ve röportajlarıyla gündemi belirleyen TurkishPost yazarı Mümtaz'er Türköne, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin çözüm süreci için iktidarı kaybetmeyi dahi göze aldığını savundu.

25/04/2025 15:04
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
Mümtaz’er Türköne: Bahçeli çözüm süreci için iktidarı kaybetmeyi bile göze almış
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp

(The Turkish Post) – TurkishPost yazarı, siyaset bilimci Prof. Dr. Mümtaz’er Türköne, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin çözüm süreci için iktidarı kaybetmeyi dahi göze aldığını savundu.

Türköne, çözüm süreci, 19 Mart ‘darbesi’ ve Erdoğan ile Bahçeli arasındaki ilişkiyi Halk TV için değerlendirdi.

“Bahçeli metinleri her zaman ikilidir” diyen Türköne, “Yani çok derin felsefi metinler değil ama, ikili metinlerdir. Bahçeli’nin şu dönemin daha çok AK Parti kanadına, Cumhur İttifakı ortağına yönelik sempatik mesajlar verdiği bir evre olduğunu düşünüyorum. Yani bu mesaj Erdoğan’a. Ortamı yumuşatma, Cumhur İttifakı’nın iki ortağı arasındaki ilişkiyi yumuşatma çabası olduğunu düşünüyorum. Mefhumu muhalifi derdi eskiler, zıddından mesaj vermek. O tarafta işlerin biraz iyi olmadığı sonucu çıkıyor. Yani bu kadar aşırı abartılı sempati mesajları varsa, bir şeylerin çok iyi gitmediğine dair bir kanaat de oluşuyor ister istemez insanda. Ben, Bahçeli metinlerinin çok düz okunmaması gerektiği kanaatindeyim” dedi.

“Tayyip Bey çözüm süreci istemiyor”

Çözüm süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Türköne, “22 Ekim’den Bahçeli’nin çağrısının hemen ardından Erdoğan Ahmet Türk’ü görevden alınca ben o hamlenin Bahçeli’ye karşı olduğunu söyledim. Çünkü Tayyip Bey bu işi istemiyor. Niye buradan girdim çünkü mevzunun temelinde bu var. Çözüm süreci 100 yıllık, yani 100 yıl sonra gelmiş bir fırsat proje. Kürtler hazır ve Cumhuriyet’in temel ayarları gözden geçiriliyor, yeniden oluşturuluyor. Yani ulus devletin ulusu yeniden tanımlanıyor, yeniden inşa ediliyor. Ve bu konuda çok ciddi, çok kararlı bir tavır var. Çünkü, öncelikle bölgedeki konjonktür bunu dayatıyor Türkiye’ye, devlet katında da benimsenmiş bir politika olarak uygulanıyor. Bunun siyasi arenadaki temsilcisi de Devlet Bahçeli. Devlet Kürtlerle barışıyor. Cumhuriyet boyunca demokrasinin sınırlanmasına Kürtler bahane olmuştur. Cumhuriyet ayaklanmalarla, isyanlarla uğraşmıştır. 1983 yılında Kenan Evren giderayak Kürtçe düşünmeyi bile yasaklayan bir kanun çıkardı hatırlarsanız. O kanun Türkiye Cumhuriyeti Devleti’yle Kürtler arasındaki ilişkide zorlayıcılığın, baskının zirve noktasıydı” ifadelerini kullandı.

‘KEYFİLİK 19 MART OPERASYONUNDA SIÇRAMA YAPTI’ 

Sözlerini sürdüren Türköne, şunları kaydetti: “2014’teki demokratikleşme paketiyle bir yumuşama yaşandı, 2013-2015’le yani birinci açılım sürecinden bugüne geldik. Şimdi bütün bu tecrübenin Kürtlere de, bize de öğrettiği bir şey var. İki örnek vereyim. Biri Mardin Valisi’nin yollara Kürtçe trafik ikaz yazılarına getirdiği yasak. Mesela bu yasak kanuna aykırı. Mevcut yasalarda vali böyle bir yasak getiremez. İkincisi de Ahmet Türk örneği. Hiçbir soruşturma yok, hiçbir suçlama yok, tamamıyla keyfi bir tasarrufla siz, koskoca bir ilin seçtiği belediye başkanını görevden alıyorsunuz ve yerine kayyum atıyorsunuz. Şimdi bu iki örnek Kürtlere de aslında Kürtler üzerinden bize de şunu gösteriyor. Hukuk güvencesi olmadan, hukuk devleti olmadan, bu işler hukuka uygun yapılmadan çözüm sürecinde herhangi bir ilerleme kaydetmek mümkün değil. Şimdi bu keyfilik en son 19 Mart operasyonunda tekrar bir sıçrama yaptı.”

“19 Mart sürecin dinamiti”

“O zaman 22 Ekim’i hukuka dönüşün başlangıcı olarak yorumluyorsanız 19 Mart süreci de hukuksuzluğun simgesi, yani sürecin zehiri.

Matematiksel netlikte söyleyebilirim ki 19 Mart süreci çözüm sürecinin dinamiti. Yani çözüm sürecini resmen durduran bir şey. Bu, kent uzlaşısının terör soruşturmasına konu edilmesinden belli. Ben, kalesi muhasara edilmiş bir komutanın intihar saldırısı gibi bir şey olarak görüyorum 19 Mart’ı. Yani bir hücum hareketine karşı kalenin kapılarını açıyor. Taarruz yapıyor ama başaramıyor yeniden kalesine çekiliyor.”

‘ERDOĞAN’IN YAPABİLECEĞİ TEK ŞEY İMAMOĞLU’NU SERBEST BIRAKMAK’

Ben 19 Mart’ın Erdoğan’ın kendi ayağına makineli tüfekle ateş etmesi gibi bir şey olduğunu düşünüyorum. Yani kurşun sıkmadı, makineli tüfekle ateş etti. Kendini sakat bıraktı politik olarak. Kendi pozisyonunu yaraladı. Çok fena yaraladı. Ama bundan çıkan bir sonuç var. Cumhuriyet Halk Partisi müthiş bir ivme kazandı ve bu ivme bu şekilde devam ederse CHP Erdoğan’ın karşısında kimi aday koyarsa koysun kazanır. Böyle bir süreç var ve Erdoğan da bunu görüyor. Bu şartlar altında siyasi ortamı domine etmek istiyorsa yapacağı şey İmamoğlu’nu serbest bırakmak. Erdoğan açısından en az zararlı seçenek bu çünkü. Öteki türlü çok tahripkar olur.”

Türköne, “Erdoğan’ın şu anki pozisyonunu ‘kalesine çekildi’ olarak mı tarifliyorsunuz?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Evet. Kalesine geri çekildi ve yeni bir strateji oluşturması lazım ve tam kritik bir evre. O yeni stratejinin çözüm süreci istikametinde oluşabilmesi için Bahçeli vaziyet alıyor. Yani Bahçeli stratejik konuşlanmasını ona göre yapıyor. Çok basit olarak şimdi Kürtlere hukuk lazım. Kürtlerle bu meseleyi, o büyük problemi çözmek için hukuk lazım. Kürtlere verdiğiniz hukuku Ekrem İmamoğlu’ndan esirgeyemezsiniz. Türkiye’de muhalefetin diğer kanatlarından, Ümit Özdağ’dan esirgeyemezsiniz. O yüzden hukuka dönüş şart. Mehmet Uçum hafta sonu “Demokrasi hukuku” diye bir yazı yayınladı. Kafalarını şu anda hukuka nasıl döneriz, ona yoruyorlar demektir ama başka bir hukuk tanımı da getirmeye çalışıyorlar sanki.”

Mümtaz’er Türköne’nin diğr sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

“Çözüm süreci için Bahçeli’ni fikri sabit”

Hukuka dönüş MHP için de sorun olmaz mı, MHP için de bir handikap değil mi? Sinan Ateş davası ve MHP’ye yönelik iddialar aklıma gelen ilk örnek mesela…

“22 Ekim’den, hatta 1 Ekim’den itibaren Bahçeli hasta yatağında bile çözüm süreci üzerinde ısrar ediyor, geri adım atmıyor, tekrarlıyor, genişletiyor. Bunu siyasette bir fikri sabit olarak görebilirsiniz. Bahçeli buna odaklı. Bunun dışında herhangi bir şey düşünmesi ve yapması mümkün değil. Bahçeli’nin muhtemelen yapacağı şeyleri de buradan çıkartabilirsiniz. Bahçeli sadece buna oynuyor. Salt politik bir tavır değil bu. Partisinin ve kendisinin siyasi çıkarlarına uygun bir tavır almıyor. Sanıyorum kendi duygu dünyasında bir politikacı olarak daha çok bir devlet adamı olarak böyle bir miras bırakmaya çalışıyor

Oradaki fırsatın ne olduğuna dair Devlet Bey’i aydınlatmışlar, ikna etmişler. Bölgedeki fırsatın ne olduğuna dair… Şimdi sadece tek istikamet, tek hedefe doğru ilerleyen ve bunu siyasi hesapların dışında götürmeye çalışan bir politikacının sağa sola bir şeyler söylerken, metinlerini yorumlamaya çalışırken bu istikameti cetvel olarak alırsanız yanlış bir yorumda bulunmazsınız.

İmamoğlu davasının bir an önce neticelenmesi gerektiğini söylediğinde dikkat ederseniz orada terör soruşturması ile ilgili iddialara da göndermede bulunuyor. Yani Bahçeli için temel kaygı, zemberek çözüm süreci. Bunun dışına çıkan hiçbir şeyi yapmaz, yapamaz.”

‘ÖBÜR TARAFA ARKANIZI DÖNÜYORSANIZ HİÇBİR YERE GİDİLMEZ’ 

-Yani şunu mu söylüyor ortağına? “Biz bir çözüm süreci işletiyoruz. Bu 19 Mart süreci, tutuklamalar, operasyonlar bu süreci sekteye uğratıyor. Bundan geri adım atman lazım. Ekrem İmamoğlu’nu serbest bırak, biz işimize bakalım.” Bunu mu diyor?

Bahçeli’nin iradesinin ve tercihinin ötesinde burada ölçü almamız gereken şey şu. Siyasi soruşturmaların, siyasi tutuklamaların olduğu bir ülkede, yani muhaliflerinizi siz rehin olarak alıyorsunuz, cezaevine atıyorsunuz. Gazetecileri bunun için alıyorsunuz, atıyorsunuz. Böyle bir ülkede çözüm süreci yürümez. Çözüm süreci diye bir şey olmaz. Yani Kürtlere “Sizi eşit ve onurlu vatandaşlar olarak, bu ulusun bir parçası olarak bağrımıza basacağız ve yolumuza devam edeceğiz” dediğiniz zaman öbür tarafa arkanızı dönüyorsanız hiçbir yere gidilmez.

Ama zaten kamuoyunda, toplumda bu çözüm sürecinin beklenen ölçüde destek bulamamasının nedeni tam da bu değil mi? Yani sizin özetlediğiniz tablo bir yanda, İmamoğlu’nun avukatının avukatının bile gözaltına alındığı tablo diğer yanda. 19 Mart sürecinde gelinen noktadan Erdoğan’ın geri adım atması mümkün mü?

Adliyedeki ekibin yürüttüğü, rutine bağladığı işlerle saraydaki pazarlıkları ayrı değerlendirmek lazım. Devlet Bahçeli’nin başı çektiği çözüm süreciyle ilgili toplumda ciddi bir muhalefet yok. Devlet Bahçeli sadece kendi tabanını değil MHP’ye bakarak istikamet belirleyecek olanları da domine etti, onları kontrol altına aldı. 19 Mart süreci için durum böyle değil.

Etiketler: bahçelierdoğanmümtazer TürköneÜst Manşet
Paylaş3Tweet2PaylaşGönderTara
The Turkish Post

The Turkish Post

Önerilen Haberler

9. Yargı Paketi, TBMM’de kabul edildi
Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Meclis’in uzun günü…!

Emekliye soğuk duş
Haber Yorum

Tuna Cevher yazdı I Emeklilerin yeni adresi Bulgaristan

Bünyamin Ünal yazdı I Kendinden kaçarken kendi insanına düşman olmak
Köşe Yazarı

Bünyamin Ünal yazdı I Kendinden kaçarken kendi insanına düşman olmak

Demirtaş’tan Erdoğan ve Bahçeli’ye ‘Çerçeve Yasa’ teşekkürü
Gündem

Demirtaş’tan Erdoğan ve Bahçeli’ye ‘Çerçeve Yasa’ teşekkürü

Popüler Haberler

Ertuğrul Özkök: Aydın Doğan medyadayken Erdoğan hiçbir seçimi kaybetmedi

Ertuğrul Özkök biletini yaktı, Türkiye’ye dönmedi

Müfit Can Saçıntı’dan veda mesajı gibi paylaşım

Müfit Can Saçıntı’dan veda mesajı gibi paylaşım

Arabeskin sevilen yüzü Cansever’e lösemi teşhisi

Lösemi tedavisi gören şarkıcı Cansever hayatını kaybetti

Yeraltı dizisine veda eden oyuncular belli oldu

Yeraltı dizisine veda eden oyuncular belli oldu

FETÖ borsasının kilit ismi Serkan Kurtuluş Türkiye’ye getiriliyor

FETÖ borsasının kilit ismi Serkan Kurtuluş Türkiye’ye getiriliyor

MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı kalp krizi mi geçirdi?

MasterChef Şampiyonu Eren Kaşıkçı’ya büyük vefasızlık: Şampiyonluk tablosu hurdalıkta bulundu

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

UltrAslan lideri Şirin’in evinden servet çıktı

UltrAslan lideri Şirin’in evinden servet çıktı

YENİ Parti’nin yol haritası belli oldu: İlk kurultay Ekim’de

Yeni Parti çerçeve yasaya evet diyecek

9. Yargı Paketi, TBMM’de kabul edildi

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Meclis’in uzun günü…!

Şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifi kabul edildi

Şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifi kabul edildi

Emekliye soğuk duş

Tuna Cevher yazdı I Emeklilerin yeni adresi Bulgaristan

Tahir Yüce yazdı I Cem Küçük, Tahir Sarıkaya ve “Medyanın Karanlık Yüzü”

Tahir Yüce yazdı I Cem Küçük, Tahir Sarıkaya ve “Medyanın Karanlık Yüzü”

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Arabeskin sevilen yüzü Cansever’e lösemi teşhisi

Lösemi tedavisi gören şarkıcı Cansever hayatını kaybetti

Hakem Hakan Ergin denizde boğularak hayatını kaybetti

Hakem Hakan Ergin denizde boğularak hayatını kaybetti

Emekliye soğuk duş

Tuna Cevher yazdı I Emeklilerin yeni adresi Bulgaristan

Adaylıkta imza toplama süreci sona eriyor, 2 aday 100 bini geçti

Ferhat Aslan yazdı I Türkiye İttifakı Partisi’nde Başkan Ferhat Yılmaz, asıl etki Sinan Oğan’da mı?

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • UltrAslan lideri Şirin’in evinden servet çıktı
  • Yeni Parti çerçeve yasaya evet diyecek
  • Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Meclis’in uzun günü…!
  • Şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifi kabul edildi

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.