(The Turkish Post) – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sermaye piyasalarında yaşanan fon krizinin çözümüne ilişkin dikkat çeken bir öneri ortaya koydu. Babacan, tüm hisse alım-satım işlemlerinin elektronik ortamda kayıt altında olduğunu belirterek, geçmişe doğru yapılacak incelemeyle olağan dışı kazanç sağlayanların tespit edilebileceğini ve paraların hukuki yollarla tahsil edilmesi gerektiğini söyledi.
“Kim ne aldı, kim ne sattı ortaya çıkar”
NOW TV’de İlker Karagöz’ün sunduğu “Çalar Saat” programına katılan Babacan, fon krizinde yaşanan kayıpların izinin işlem kayıtları üzerinden sürülebileceğini savundu.
Babacan, “Her şey bilgisayar ortamında ve kayıtlı. Kim ne aldı, kim ne sattı? Her şey elektronik ortamda ve bunların geçmişe doğru veri tabanı var” diyerek işlemlerin geriye doğru incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Babacan ayrıca, mevcut verilerin yapay zekâ sistemleriyle analiz edilmesi halinde olağan dışı işlem yapan kişilerin daha hızlı tespit edilebileceğini söyledi.
“Kimler kazandıysa, kimde kaldıysa tahsil edilmeli”
Babacan’a göre incelemenin ardından yalnızca işlemleri gerçekleştiren kişilerin değil, elde edilen kazancın kimlerde kaldığının da belirlenmesi gerekiyor.
“Kimler kazandıysa, kimde kaldıysa o paraları devletin onlardan tekrar tahsil etmesi lazım” diyen Babacan, yatırımcıların zararlarının karşılanması için bu yöntemin izlenebileceğini savundu.
İmar Bankası örneğini verdi
Geçmişte yaşanan İmar Bankası krizini örnek gösteren Babacan, o dönemde TMSF aracılığıyla banka sahiplerinin varlıklarından tahsilat yapıldığını belirtti.
Babacan, kendi görev döneminde TMSF’ye geniş yetkiler verildiğini ve Ahmet Ertürk’ün başkanlığında yürütülen süreçte İmar Bankası nedeniyle oluşan yükün önemli bölümünün Uzan Grubu’nun varlıklarından karşılandığını söyledi. TBMM kayıtlarında da TMSF’nin Uzan Grubu varlıklarından yaklaşık 6,5 milyar dolarlık hasılat sağladığı bilgisi yer alıyor.
“Yurt dışındaki paralar da takip edilebilir”
Fon krizinde elde edilen paraların yurt dışına çıkarılmış olması ihtimaline de değinen Babacan, uluslararası hukuk yoluyla bu varlıkların takip edilebileceğini savundu.
Babacan, TMSF’nin geçmişte yurt dışında bulunan bazı varlıkların takibi için de hukuki süreçler yürüttüğünü hatırlatarak, bu tür dosyalarda uluslararası hukuk bürolarından yararlanılması gerektiğini ifade etti.
“Bunu yapacak bir niyet ve irade lazım”
Babacan, çözüm için gerekli mekanizmaların geçmişte kullanıldığını savunarak sözlerini şöyle özetledi:
“Çok kolay bir iş. Ancak bunu yapacak bir niyet ve irade lazım.”
Babacan ayrıca, fon krizinde kazanç sağlayanların yanı sıra sürece yardım ettiği veya göz yumduğu tespit edilen kişiler hakkında da hukuki süreç işletilmesi gerektiğini savundu. Bu ifadeler Babacan’ın değerlendirmeleri ve önerileri niteliğinde.






















