(The Turkish Post) – Küresel enerji piyasalarında dizel arzına yönelik endişeler yeniden yükseldi. Rusya’nın iç piyasadaki yakıt arzını korumak amacıyla dizel ihracatını durdurması ve Hürmüz Boğazı çevresinde artan güvenlik riskleri, motorin piyasasında arz sıkışıklığı beklentisini güçlendirdi.
Rusya’nın ihracat kısıtlaması, Ukrayna’nın insansız hava araçlarıyla düzenlediği saldırılar nedeniyle bazı Rus rafinerilerinde yaşanan üretim kayıplarının ardından geldi. Aynı dönemde İran ile ABD arasında yeniden tırmanan gerilim nedeniyle Körfez bölgesindeki enerji sevkiyatlarında yaşanan aksamalar da küresel arz üzerindeki baskıyı artırdı.
Piyasalardaki gelişmeler fiyatlara da yansıdı. Avrupa’da dizelin ham petrole göre priminin varil başına 60 doların üzerine çıkması, işlenmiş petrol ürünlerinde arzın ham petrole kıyasla daha sıkı seyrettiğine işaret ediyor. Uzmanlar, bu nedenle ham petrol fiyatlarında yaşanabilecek düşüşlerin motorin fiyatlarına aynı hızda yansımayabileceğini belirtiyor.
Enerji analistlerine göre dizel yalnızca otomobillerde değil; tarım, sanayi, lojistik, inşaat ve deniz taşımacılığında da temel yakıt olarak kullanılıyor. Bu nedenle motorin fiyatlarındaki yükseliş, ulaştırma maliyetleri üzerinden gıda ve birçok tüketim ürününün fiyatını da etkileyebilecek riskler taşıyor.
Rusya’nın önemli ihracat pazarları arasında yer alan Türkiye ve Brezilya’nın da gelişmeleri yakından takip ettiği belirtilirken, uzmanlar küresel dizel arzındaki sıkışıklığın sürmesi halinde enerji maliyetleri ve enflasyon üzerinde yeni bir baskı dalgası oluşabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.





















