(The Turkish Post) – MERCAN BULUT
Her gün Türkiye’de tanınmış bir ünlü isim gözaltına alınıyor. Sabah bir bakıyorsunuz, son dakika haberleri birbirini izliyor. Spor camiasından iş alemine, sanat dünyasının tanınan isimlerinden mankenlere kadar onlarca isim, “uyuşturucu kullandıkları” iddiasıyla evlerinden alınıyor. Fikret Orman, Güzide Duran, Hakan Sabancı, Kerim Sabancı, Hande Erçel, Burak Elmas, İrem Derici, Kubilay Aka, Hadise Açıkgöz, Berrak Tüzünataç, Demet Evgar, Özge Özpirinçci, Yusuf Güney, Aleyna Tilki ve Mustafa Ceceli gibi isimler bunlardan sadece bazıları…
Hatta İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nın açıklamasına bakılırsa, önümüzdeki haftada da bu operasyonlar aralıksız devam edecek. Tabii ki suçun oluştuğu bataklıklar kurutulmalı. Hatta bataklığa su taşıyan bütün kanallara da beton dökülmeli. Bu sayede, bataklıkların sineklerle dolmasının ve pislik oluşmasının önüne geçersiniz. Aksi durumda kanallar açık kaldıkça, bataklık var olmaya devam edecektir. Zaten benimde eleştirim burada başlıyor.
Farz edelim ki, ünlü isimler uyuşturucu kullanıyor! Bunun öncelikle fiziksel ve teknik takibi yapıldı mı? Uyuşturucu kullandıklarına dair somut veriler ortaya konulabildi mi? Yoksa toplayıp “kendileri itiraf etsinler” ya da “saç ve idrar testine göre karar veririz” diyorsanız yanlış yaparsanız… Çünkü artık bunun bir algı olduğunu herkes biliyor. Sabah gözaltına alınıp, akşamüzeri serbest bırakmanın başka bir izahatı olamaz.
Ama… Ortada ciddi bir soru işareti olduğu aşikâr… Var sayalım, ünlü isimlerimiz sosyal çevrenin etkisiyle uyuşturucu kullanmaya karar verdiler! Haftada birkaç günde kendi aralarında bunu kullanıyorlar!
Ancak uyuşturucu ve kokaini kim getiriyor, pazarlamasını kim yapıyor? Bu sorunun cevabını ben aylardır bulamıyorum. Tabii ki, savcılık makamı bu isimlerle ilgili gereğini yapsın… Ancak bir zahmet baronlara da el atsın…
Sadece kadın figürler üzerinde bir algı operasyonu olduğuna şahit oluyorum. Kameralar açık, manşetler hazır, “ünlü isimler” kelepçeli… Ama işin asıl merkezinde olması gerekenler, yani uyuşturucu baronları, sistemin karanlık ve dokunulmaz bölgelerinde yaşamaya devam ediyor.
Maalesef, bu ülkede uyuşturucu meselesi artık bir halk sağlığı sorunu olmanın ötesine geçti. Adaletin kimlere uğrayıp kimlere uğramadığını gösteren bir turnusol kâğıdına dönüştü. Soru şu: Tonlarca uyuşturucu kimin elinde dolaşıyor? Kim bu ağları kuruyor, finanse ediyor, koruyor? Ve neden bu soruların cevapları hiçbir operasyon bülteninde yer almıyor? Ortada çelişkiler yumağı devam ediyor. Eğer gerçekten “organize suçla mücadele” ediliyorsa… Bu piyasayı ayakta tutan büyük balıklar neden hep dışarıda geziyor? Yoksa mesele uyuşturucuyla mücadele değil de, kamuoyunu yönetmek mi?
Ünlü isimlerin gözaltına alınması elbette hukukun konusu… Hiçbir yurttaşın, yasalar karşısında ayrıcalıklı olması kabul edilemez. Edilmemeli de… Fakat adalet, yalnızca görünür olanı cezalandırıp görünmeyeni koruduğunda, artık adalet olmaktan çıkar bizden de hatırlatması. Bana kalsa, bu gözaltılar, olsa olsa bir “vitrin operasyonu” gibi duruyor. Topluma “bakın çok çalışıyoruz” mesajı verirken, gerçek suç ekonomisini yerli yerinde bırakmamaya da bir anlam veremiyorum.
Ne yazık ki, uyuşturucu baronları dediğimiz yapı, sokak satıcısından ya da bir ünlünün kişisel kullanım iddiasından ibaret değil. Bu iş; limanlardan, lojistik ağlardan, kara paranın aklandığı finansal kanallardan, siyaset ve bürokrasiyle kurulan görünmez temaslardan oluşuyor. Eğer bu katmanlara dokunulmuyorsa, yapılan her operasyon eksiktir, göstermeliktir ve samimiyetsizdir. Vurgulamam gerekirse, uyuşturucuyla gerçek mücadele, manşetle değil, cesaretle yapılır. Gerçek mücadele de isimlerden bağımsız yürütülür.
Üzülerek belirtmem gerekir ki, bugün alınmayan her baron, yarın daha fazla gencin hayatını karartacaktır.
Ve unutulmamalıdır… Adalet, yalnızca güçsüzlere uğradığında… Suçla mücadele, yalnızca risksiz hedeflere yöneldiğinde… Kaybeden sadece hukuk değil, toplumun tamamı olur. Kısacası her gün bir ünlünün alınması bir şey ifade etmiyor. Ancak her operasyonda bir “baronun” olmaması soru işaretlerini artırıyor.
























