Pazar, Temmuz 26, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Haber Yorum

Mercan Bulut yazdı I Saygı Öztürk, “Ben Yeşil’im” haberiyle neyi amaçladı?

Türkiye’de Meclis’ten siyasi partilere, sendikalardan toplumsal düşünce kuruluşlarına kadar bütün kurumların “Terörsüz Türkiye” adımını konuştuğu bir süreçte, Saygı Öztürk’ün Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın ismini gündeme getirmesi kesinlikle iyi niyete matuf bir adım olarak düşünülemez.

17/12/2025 14:12
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Mercan Bulut yazdı I Saygı Öztürk, “Ben Yeşil’im” haberiyle neyi amaçladı?
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Mercan Bulut

Mercan Bulut

77 köşe yazısı

(The Turkish Post) – MERCAN BULUT

Türkiye’de gazetecilik yapmak hem kolay… Bir o kadar da zor… Neden mi? Kimse sizden gazetecilik yapmanızı istemiyor. Tam aksine, yapmamanızı arzu ediyor. Bundan dolayı da siz, “yapıyormuş” gibi yaparak gazetecilik yapmaya çalışıyorsunuz. Eskiden gazete okumak benim için büyük bir keyifti. Ancak bulunduğum ülkede sadece pazar eklerini okumayı tercih ediyorum. Ama bir türlü de yetiştiğim topraklardan uzak kalamıyorum. Türkiye’deki gazeteleri internet siteleri üzerinden takip ediyorum. Ama yıllardan beridir bir tane özel habere rastlamamak da beni haliyle üzüyor…

Ama geçtiğimiz hafta, Sözcü Gazetesi’nin Ankara Temsilciliğini yapan Saygı Öztürk’ün bir yazısına denk geldim. Ne yalan söyleyeyim… Saygı Öztürk ismi bana hiçbir zaman güven vermedi. Hâlâ da vermiyor. Kendisinin imzasını taşıyan her yazıya şüpheyle bakıyorum. Bunun geçmişe dair bazı anıları var. Ancak şimdi bunları yazma zamanı değil… Benden gazete okurlarına âcizane küçük bir uyarı: Sizlere birilerini “efsane, duayen, medyanın yüz akı ve usta kalem” gibi göstermeye çalışıyorlarsa, bu isimlere hep şüpheyle bakın.

Neden mi kaynaklanıyor bu endişelerim? Maalesef Türkiye’de gazetecilik, uzun zamandır yalnızca haber üretme faaliyeti olmaktan çıktığı için bazı kalemler bilerek ya da bilmeyerek toplumda algı inşasının, siyasal pozisyonlanmanın ve tarihsel travmalar üzerinden yürüyen bir güç mücadelesinin hizmetine giriyor. Bu ifadeleri siyasi görüşlerden bağımsız olarak dile getiriyorum.

5N 1K NEREDE?

Gelelim asıl meselemize… Saygı Öztürk’ün “Beni aradı, ‘Ben Yeşil’im’ dedi” şeklindeki beyanını da bu bağlamda ele almak zorundayız. Çünkü mesele yalnızca kimin aradığı değil, bu iddianın nasıl, hangi yöntemle ve ne tür bir sorumlulukla kamuoyuna sunulduğudur.

Bir sosyal bilimci olarak, her mesleğin belirli kriterleri olduğunu biliyorum. Mesleği icra edenler bu şartları yerine getirmediği müddetçe unvanlarını alamazlar. Hâliyle gazeteciliğin de “5N 1K kuralı” vardır. Bu standartları yerine getirmediğinizde haber dört başı mamur bir hâle gelmez. Kısacası, bu yazılana haber denmez. Denilemez…

Muhtemelen Türkiye’de kendisini “Medya Ombudsmanı” olarak lanse eden Faruk Bildirici de ileriki günlerde bununla ilgili bir yazı kaleme alacaktır.

Gazetecilik mesleğinde iddia ile kanıt arasındaki sınır hayati öneme sahiptir. Bir kişinin “Ben Yeşil’im” demesi, hele ki Türkiye gibi karanlık geçmişi olan bir ülkede, başlı başına sansasyonel olabilir. Ancak sansasyon, hakikat değildir. Bu tür bir beyan; ses kaydı, görüntü, resmî teyit ya da en azından bağımsız ikinci bir doğrulama olmadan yayımlandığında okur bilgilendirilmiş olmaz. Açıkça yönlendirilmiş olur.

Kaldı ki yazının mürekkebi kurumadan, haber resmî makamlarca yalanlandı. Ortada Yeşil diye bir kişinin olmadığı, tam aksine cinayet zanlısı bir kişinin Öztürk’ü kandırdığı ortaya çıktı.

SAYGI ÖZTÜRK, ÖLEN ADAMLA NASIL KONUŞTU?

Yaşanan sürecin en güzel tarafı, resmî makamların sıcağı sıcağına açıklama yapmamasıydı. Yapılan detaylı inceleme sonrasında resmî bir açıklama yapılarak, Saygı Öztürk isimli kişinin kandırıldığı belgelendi. Burada mesele, Saygı Öztürk gibi bir ismin yaptığı işgüzarlıktı.

Kendisi de biliyordu ki “Yeşil” diye bilinen Mahmut Yıldırım, ailesinin resmî açıklamasıyla da ölmüştü. Ama konu Öztürk olunca insan düşünmüyor değil. Burada asıl sorun, iddianın aktarılması değildi elbette. Öne sürülen bilgilerin ağırlığıyla ters orantılı biçimde, zayıf bir doğrulama süreciyle sunulmasıydı.

Ne yazık ki Saygı Öztürk’ün “Beni aradı” ifadesi, gazetecilikte en zayıf kaynak türlerinden biri olarak bilinir. Hele ki arayan kişi anonimse, iddia edilen kimlik hayattaysa ya da hayatta olup olmadığı bile net değilse sorun daha karmaşık hâle gelir. Bu durumda yapılması gereken, iddiayı manşete taşımak değildi elbette. Doğrulama yapılmadan bu haber asla servis edilmemeliydi.

Kısacası, bir gazetecinin görevi megafon olmak değil, filtreleme yapmaktır. Sistematik biçimde tek kaynağa dayalı, sansasyonel ve tarihsel korkuları tetikleyen anlatıların tekrar edilmesi gazetecilik refleksi değil, algı üretim pratiği olarak okunur. Maalesef Türkiye’de sıkça yapılan bir hata, cesur olmayı doğrulamadan yazmakla karıştırmaktır. Oysa gerçek cesaret, “yazılabilir” olanı değil, “kanıtlanabilir” olanı yayımlamaktır.

Bir gazeteci, her karanlık iddiayı kamuoyuna taşımak zorunda değildir. Taşınacaksa da ağır bir editoryal süzgeçten geçirmesini bilmelidir.

90’LI YILLAR VE MAHMUT YILDIRIM

Son olarak şunu da belirtmem gerekir: Türkiye’de Meclis’ten siyasi partilere, sendikalardan toplumsal düşünce kuruluşlarına kadar bütün kurumların “Terörsüz Türkiye” adımını konuştuğu bir süreçte, Saygı Öztürk’ün Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın ismini gündeme getirmesi kesinlikle iyi niyete matuf bir adım olarak düşünülemez.

90’lı yılları bilen ve o dönemin bazı mağdurlarının şahitliğini dinleyen bir kişi olarak belirtmeliyim ki Yeşil ismi yeniden telaffuz edildiğinde benim de tüylerim diken diken oldu. Varın mağdurların yaşadıklarını siz düşünün.

Bu doğrultuda gazetecilik, iddia üretme sanatı değildir. Tam aksine, hakikate yaklaşma disiplinidir. Bu disiplin zayıfladığında geriye kalan şey ne haber olur ne de kamu yararı. Sadece gürültü kalır. Ve gürültü, en çok gerçeği bastırır. Muhtemelen Öztürk’ün kulağına fısıldayanlar da bunu amaç edindiler.

Etiketler: amaçladı?Ben Yeşil’imhaberiylemercan bulutneyiSaygı Öztürk
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
Mercan Bulut

Mercan Bulut

Önerilen Haberler

Valilik NATO Zirvesi nedeniyle birçok etkinliği yasakladı
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Ankara’daki NATO zirvesi neyi değiştirebilir?

Mercan Bulut yazdı I Toplum “Cinnet Hali” yaşıyor
Köşe Yazarı

Mercan Bulut yazdı I Toplum “Cinnet Hali” yaşıyor

Mercan Bulut yazdı I Ulusalcı medya ve “sözde özgürlükçü” yaklaşım
Köşe Yazarı

Mercan Bulut yazdı I Ulusalcı medya ve “sözde özgürlükçü” yaklaşım

Mercan Bulut yazdı I Dijital linç kültürü ve “Ankara Kuşu” üzerinden CHP’ye siyasi operasyon  
Haber Yorum

Mercan Bulut yazdı I Dijital linç kültürü ve “Ankara Kuşu” üzerinden CHP’ye siyasi operasyon  

Popüler Haberler

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Emir Çelik yazdı I Kılıçdaroğlu’ndan sanatçılara “amele tarifesi” mi?

Emir Çelik yazdı I Kılıçdaroğlu’ndan sanatçılara “amele tarifesi” mi?

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Galatasaray’ın Avrupa’da zafer gecesi: Osimhen şov

Galatasaray’da kriz: Osimhen’in maaşı ödenmedi mi?

Kılıçdaroğlu’nun rozet törenine “paralı figüran” iddiası

Kılıçdaroğlu’nun rozet törenine “paralı figüran” iddiası

Kadir İnanır’ın sağlık durumuyla ilgili yeni açıklama

Kadir İnanır’ın 3 ayrı vasiyeti ne zaman açıklanacak?

Hayatını kaybeden Fatih Ürek’in vasiyeti ortaya çıktı

Yakınları Fatih Ürek’in okul vasiyetini ‘para yok’ diye yaptırmayacak

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Galatasaray’ın Avrupa’da zafer gecesi: Osimhen şov

Galatasaray’da kriz: Osimhen’in maaşı ödenmedi mi?

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Acun Ilıcalı acı kaybını sosyal medyadan duyurdu

Acun Ilıcalı acı kaybını sosyal medyadan duyurdu

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Emir Çelik yazdı I Kılıçdaroğlu’ndan sanatçılara “amele tarifesi” mi?
  • Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?
  • Galatasaray’da kriz: Osimhen’in maaşı ödenmedi mi?
  • Kılıçdaroğlu’nun rozet törenine “paralı figüran” iddiası

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.