(The Turkish Post) – MERCAN BULUT
Türkiye’de “Ankara Kuşu” diye bir sosyal medya hesabı var. Aylardan beri ülke gündemini bu hesap üzerinden takip ediyorum. Takip dediysem… Bildiğiniz siyasi kulisler ya da özel haberler değil… Sadece özel hayatın gizliliğini ihlal bilgiler ve videolar… Ahlak dışı bazı görselleri hiç çekinmeden paylaşmayı sanki bir gazetecilik mahareti zannediyor. Bana göre bir şahsın, kim olduğu önemli değil… Özel hayatını sosyal medyada ya da farklı mecralarda paylaşmak başlı başına bir suç. Hele ki; mahrem görüntülerin paylaşılması ise bir aymazlık ve kepazelik. Hadi bir siyasi figüre operasyon çekiyorsun anladık… Bu şahsın çocukları ya da karısının hiç mi mahremi yok? Bunu anlamakta zorlanıyorum. Özellikle bir sosyal bir bilimci olarak söylemem gerekir ki, bu tarz siyasi operasyon en çok da siyasi iktidara zarar verir. Benden uyarması… Bir uyarım da BTK ve Adalet Bakanlığı’na… Sosyal medyada, farklı görüş beyan eden her hesap anında “BAN” yiyor. Ardından bir daha kimse takip edemiyor. Lütfen, 1 milyondan fazla takipçisi olan bu hesabın, gayri ahlaki paylaşım yapmasına daha fazla izin vermeyin.
Lütfen, kendini dindar addeden insanlar, Hucurat Suresi’ni açsınlar okusunlar. Hatta bir kez değil, birçok kez… Hucurat Suresi’ni okuduğunuzda Allah’ın insanoğlunun özel hayatına ne kadar önem verdiğine bir kez daha şahit olursunuz. Çünkü İslâmiyet, toplumda fücûrun alenen işlenmesine karşı yasak ve cezalar getirmiştir. Fakat insanların hususî hayatlarında tâkibâtı ve tecessüsü de men etmiştir. Dolayısıyla, İslâm menhiyyâtı tamamen yok etmeye değil, onun toplumda yayılmasını ve revaç bulmasını önlemeye yönelik adım atmıştır.
Burada Hadis kitaplarında sıklıkla vurgulanan bir örnek vardır. Hazreti Ömer, Medine’de geceleyin dolaşıyordu. Bir evde şarkı söyleyen bir erkek sesi işitti. Duvardan atlayıp içeriye girdi. Baktı ki erkeğin yanında bir kadın, bir de şarap var. Bunun üzerine: “Ey Allâh’ın düşmanı, sen günah işleyeceksin de Allah seni gizleyecek mi sandın?” dedi.
HUCURAT SURESİ’NİN HATIRLATTIKLARI…
Adam cevaben: “Hakkımda hüküm vermek için acele etme ey Mü’minlerin Emîri! Ben Allâh’ın bir emrine isyan ettim, sen ise üç hususta Allâh’a karşı günah işledin. Allah Teâlâ: Başkalarının gizli ve ayıp hâllerini merak edip araştırmayın! (El-Hucurât, 12) buyuruyor, sen ise tecessüs ettin.” diye cevap veriyor. Ömer gerisin geri dönüp evinin yolunu tutuyor.
Maalesef artık Türkiye’de yaşanan tamamen tecessüsten öte bir anlam taşımıyor. Kendimiz için beklediğimiz saygıyı neden bir başkasına göstermiyoruz. Yanlış anlaşılmasın… Ben burada CHP’li bazı siyasilerin yaptıklarını onaylıyorum anlamı çıkmasın. Tabii ki bunlar yanlış şeyler… Hesabını da verecek olanlar, yapanlar olacaktır. Ama başkasının özel hayatına dair yaptığı bir yanlışı paylaşmak, tecessüs ötesinde bir saygısızlık ve ahlaksızlıktır. Belki birkaç sosyal medya paylaşımı ya da beğeni almak adına yapılan bu adımlar, toplumun temeline de dinamik attığının altını çizmem gerekiyor.
Maalesef, son birkaç yıldır sosyal medya, artık sadece fikirlerin yarıştığı bir alan değil. Aynı zamanda siyasi operasyonların yürütüldüğü, algıların üretildiği ve kişisel hayatların bir silah gibi kullanıldığı devasa bir mücadele sahasına dönüşmüş durumda. Özellikle anonim ya da yarı anonim şekilde faaliyet gösteren bazı hesaplar, gazetecilikten çok “hedef gösterme” pratiğiyle ön plana çıkıyor. Bunların başında uzun süredir kamuoyunda tartışılan “Ankara Kuşu” benzeri hesaplar geliyor.
Son dönemde dikkat çeken nokta ise bu hesapların özellikle CHP’li siyasetçilerin özel hayatlarını, aile ilişkilerini, kişisel tercihlerini ya da mahrem alanlarını açık biçimde deşifre etmiş olmaları. Üstelik bunu çoğu zaman herhangi bir hukuki delil, kamusal zarar ya da kamu yararı kriteri gözetmeden yapmaları. İddialar, imalar ve özel hayat görüntüleri üzerinden yürütülen bu yayıncılık biçimi, siyasal tartışmayı içerikten çıkarıp doğrudan karakter suikastına dönüştürüyor. Ancak burada asıl tartışılması gereken mesele yalnızca “özel hayatın ifşası” değil. Daha büyük soru şu: Neden bu hesaplar yalnızca muhalefet söz konusu olduğunda bu kadar agresifleşiyor?
KAMUSAL GÖREVİNİ ETKİLEYEN ÇIKAR İLİŞKİSİ VAR MI?
Türkiye’de iktidar çevresinde yıllardır konuşulan sayısız güç ilişkisi, ihale ağı, bürokratik bağlantı, nepotizm iddiası ve özel yaşam tartışması bulunmasına rağmen, aynı hesapların bu alanlarda neredeyse tam bir sessizliğe gömülmesi dikkat çekiyor. Muhalefet söz konusu olduğunda “ahlak bekçisi” rolüne bürünen bu dijital yapılar, iktidar cephesinde aynı refleksi göstermiyor. Bu da kamuoyunda haklı olarak şu şüpheyi büyütüyor: Amaç gerçekten etik mi, yoksa siyasi mühendislik mi?
Çünkü gerçek gazetecilikte ölçü nettir. Bir siyasetçinin özel hayatı ancak kamusal görevini etkileyen bir çıkar ilişkisi doğuruyorsa haber değeri taşır. Bunun dışında insanların özel yaşamlarını servis etmek, siyasi rekabet değil doğrudan itibarsızlaştırma operasyonudur. Daha da önemlisi, bu operasyonların “tek yönlü” yürütülmesi, meselenin gazetecilik değil politik pozisyonlanma olduğunu gösterir. En acı olansa, bu durumun toplumdaki kutuplaşmayı daha da derinleştirmesi. Çünkü insanlar artık siyasi rakiplerini fikirleriyle değil, mahremiyetleri üzerinden yargılamaya başlıyor. Bu ise demokratik kültürü aşındırıyor. Özel hayatı siyasetin merkezine yerleştiren anlayış, yarın herkesi hedef haline getirebilir.
ANKARA KUŞU’NUN DOKUNULMAZLIĞI MI VAR?
Dahası, bu hesapların çoğu zaman “dokunulmaz” görünmesi de ayrı bir tartışma konusu. Muhalif gazeteciler attıkları tek tweet nedeniyle soruşturma geçirirken, “Ankara Kuşu” başta olmak üzere milyonlara ulaşan bazı anonim hesapların sistematik ifşa faaliyetlerini rahat biçimde sürdürebilmesi, hukuk devleti açısından ciddi soru işaretlerini barındırıyor. Sonuç olarak mesele sadece birkaç sosyal medya hesabının yayın çizgisi değil. Mesele, Türkiye’de dijital alanın nasıl bir siyasal aparat haline gelmiş olmasıdır. Eğer etik gerçekten savunulacaksa, bu etik herkes için geçerli olmalı. Aksi halde “ahlak” söylemi, sadece muhalefeti baskılamak için kullanılan seçici bir araç olmaktan öteye gidemez.
























