Cumartesi, Eylül 19, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Haber Yorum

Mercan Bulut yazdı I Şarkıcı Hadise ve cinselliğin fetişleştirilmesi

Sanatçı, kimi zaman kadın cinayetlerinde, kimi zamanda toplumsal sorunların baş gösterdiği bir aşamada, en öne atılır. Durmak bilmez heyecanıyla bir topluluğun sesini duyurur, çok uzaklara. Ondan dolayı sanatçı olmak ve sanatçı kalabilmek çok zordur. Ayrıca sanatçının toplumsal meselelere katkı sağlama potansiyeli yüksektir.

12/07/2025 12:07
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Mercan Bulut yazdı I Şarkıcı Hadise ve cinselliğin fetişleştirilmesi
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Mercan Bulut

Mercan Bulut

82 köşe yazısı
(The Turkish Post) – MERCAN BULUT
Türk Dil Kurumu (TDK), Sanatçıyı; “Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan yapıtlar veren kimse… Tiyatro, sinema, müzik gibi alanlarda yaratılmış sanat yapıtlarını oynayan, yorumlayan, uygulayan…” şeklinde tanımlar. Dolayısıyla sanatçı, toplumun bir nevi aynası hüviyetindedir. Sanatçı zamanı geldiğinde asi ve hırçın, kimi zamanda bir su gibi durgundur. O içindeki sesin yansımasıdır. Duyguları ve hayalleri ona her zaman, yeni ve farklı şeyler yaptırır. Çünkü sanatçı çağının bir tık üzerindedir. Toplumun sessizliği ve kalabalığı onu yorar. Her zaman bir kaçış arar. Yeri gelir, toplumun sesidir. Her bireyin lal kesildiği bir hengamede, bir anda ortaya çıkar ve sesini yükseltir. Sanatçı, kimi zaman kadın cinayetlerinde, kimi zamanda toplumsal sorunların baş gösterdiği bir aşamada, en öne atılır. Durmak bilmez heyecanıyla bir topluluğun sesini duyurur, çok uzaklara. Ondan dolayı sanatçı olmak ve sanatçı kalabilmek çok zordur. Ayrıca sanatçının toplumsal meselelere katkı sağlama potansiyeli yüksektir. Örneğin; Amerikalı sanatçı Ana Mendieta, bedenin şiddete maruz kalma deneyimini işlediği çalışmalarıyla adını duyurmuştur dünyaya. Çalışmalarında, vahşetin ve travmanın izlerini vücuduyla temsil etmiş, kadına yönelik şiddetin toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekmiştir. Yine ünlü sanatçı Nancy Spero da savaş, tecavüz ve ayrımcılık gibi şiddet biçimlerine odaklanarak, kadınların maruz kaldığı acıları ve direnişin sesi olmuştur adeta.
Yukarıda izah ettiğim üzere; sanatçı yaşadığı toplumun yükselen çığlığıdır. Bundan dolayı sanatçılar, yaşadığı toplumlarda bazen hor görülür, bazen de dışlanmıştır. Bunun tek sebebi de aykırı düşünmesi ve aykırı yaşamasıdır. Ancak dünyada sanatçılar, sosyal yaşamdaki etkileri ile ön plana çıkarken, Türkiye’de kendini sanatçı olarak ifade edenler, daha ziyade cinsellik ve erotizm kokan dansları ve yaşamları ile duyuruyor. Haliyle bu yaşam, toplumun temel değerleri ve ergenlik dönemindeki gençler için bazı soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Baştan ifade edeyim… Bir sosyal bilimci olarak, sansüre sonuna kadar karşıyım. Ancak sanatçıların ve şarkıcıların da, belirli zamanlarda kendilerini dizginlemesini bilmesi gerektiğini savunurum. Çünkü sanatçı yaşadığı çağın, içinde var olur. Dolasıyla toplumun acısı ve sevinci, onun eserlerinin kaynağıdır. Sanat ve sanatçı, dünyada farklı algılanır. Ancak Türkiye’de bir dizide rol alanda, şarkı söyleyen de, podyumlarda ürün tanıtan manken de, kendini sanatçı olarak tanıtır. Ancak onlar sanatçı değildir. Aslında bu figürleri taşıyanlar, dizi oyuncusu, şarkıcı ve mankendir. Sanatçı olabilmesi için, çağının sesi olması şarttır. Onun gereğini yerine getirdiğinde, sanatçı kimliğine ulaşır.
AŞIRI CİNSELLİK VE ŞOVENİZM
Ne yazık ki, önceki gün büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Çünkü, Türkiye’de masum 14 askerimi şehit olmuş ve evlerdeki acı tazeliğini koruyordu. Bundan dolayı ülkede, ciddi bir hüzün hakimken, şarkıcı Hadise, İstanbul’un göbeğinde şaşaalı bir konsere imza attı. Belki sadece şarkısını söyleyip gitseydi, yine tek kelime etmezdim. Dolayısıyla konsere gelenler, acılarını yüreklerinde saklayıp, şarkıları dinledi derdim bu iş biterdi. Ama öyle olmadı. Hadise, sadece acıların yüreklerde kor olarak kaldığı bir günde, konseriyle değil, cinsellik ve erotizm kokan hareketleri ile adını duyurdu. Bu kadarına gerek var mıydı derseniz? Bana göre yoktu derim. Çünkü, Hadise büyük bir ses. Ancak bedenini binlerce insana teşhir etmesini ve aşırı cinsellik hareketlerini yadırgadım. Hatta bir tık öteye gideyim. Midem bulandı dersem yalan olmaz.
Hadise’nin konserinde arta kalanlar gösterdi ki, kadınlar yaptıkları sanatlarıyla değil de, bedenleriyle ve cinsellikleriyle ön plana çıkmayı tercih ediyor. Belli ki, cinselliğin ülkede daha revaç bulacağını ve daha fazla beğeni toplayacağı düşüncesini taşıyor. Şunu söylemem gerekiyor; sahne sanatlarının estetikten çok teşhire yönelmesi, sanat ile gösteri arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyor. Bu bağlamda şarkıcı Hadise’nin “konser” adı altında sergilediği cinsellik yüklü performanslar, yalnızca bir sanatçının kişisel tercihi olarak değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün ve kültürel yozlaşmanın bir göstergesi olarak da ele alınması gerektiğini düşünüyorum. Kabul edelim, sanatçının sahneye çıkarken tercih ettiği kostüm, dans, söz ve tavırların her biri, onun mesajının bir parçasıdır. Ancak Hadise örneğinde bu mesaj, giderek daha fazla bedenin sergilenmesi, cinselliğin fetişleştirilmesi ve alkışla meşrulaştırılan bir teşhir gösterisine dönüşmüş durumda. Bu noktada sormak gerekir… Sahne artık müziğin değil, müstehcenliğin mi alanı haline geldi? Özellikle bazı abartılı cinsellik kokan danslarını görünce, sanatçıların artık eserleriyle değil de, bedenleriyle var olma düşüncesi içinde olduğu kanaatine ulaştım. Çünkü konserden sonra, hiçbir paylaşımda Hadise’nin ses performansıyla ilgili bir etkileşimle karşılaşmadım. Ancak bütün sosyal medya sitelerinde tek konuşulan konu, şarkıcının cinsellik ve erotizm kokan dans gösterisiydi.
TOPLUMSAL SORUMLULUK GÖZARDI EDİLEMEZ
Sanatçı yaşadığı ülkenin bir parçasıdır. Orada yaşar ve orada varlığını devam ettirir. Belki Hadise bu erotizm kokan hareketlerini doğduğu ülke olan Belçika’da yapsa yadırganmayabilir. Ama Hadise tercihini Türkiye’den yana kullanmışsa, toplumsal değerleri de görmezden gelemez. Türkiye gibi kültürel çeşitliliği yüksek, muhafazakâr-modernden seküler-liberale uzanan geniş bir sosyolojik yelpazeye sahip bir ülkede, toplumsal sorumluluk göz ardı edilemez. Tabii ki Hadise özgürdür. Ancak bu özgürlüğün sınırları, içinde yaşadığı toplumun değerleriyle doğrudan ilişkili halindedir. Bu değerleri yok sayarak yalnızca “özgür kadın” imajı üzerinden bedeni bir propaganda aracına dönüştürmek, ne feminizmdir ne de sanattır. Bu ancak bireysel teşhirin kitlesel tüketime sunulmasıdır. Başka  şekilde izah edilmesi mümkün değildir. Ben buradaki sonuca bakarım. Konserin sonunda, Hadise’nin aşırı cinsellik kokan dans performansları, genç kuşaklara hangi mesajı vermiştir? Sanatın özü olan üretkenlik, duyarlılık, ifade derinliği yerine, sahnede ne kadar dekolte giyinildiğiyle, ne kadar erotik dans edildiğiyle mi değerlendirilecek sanatçı? Popüler kültürün eline düşen her sanatçı, kendi öz değerinden taviz verdikçe, toplum da kendi değerlerini kaybetmeye bir adım daha yaklaşıyor ne yazık ki…
Son olarak şunu belirtmem gerekir ki; sanat yalnızca özgürlük değil, aynı zamanda sorumluluk anlamı da taşır. Toplumu dönüştürme gücü olan her sanatçı, bu gücü ne yönde kullandığını sorgulamak zorundadır. Şarkıcı Hadise’nin sahnede verdiği “mesaj”, cesaret değil, toplumun ortak aklını hiçe sayan bir duyarsızlıktan öte anlam taşımıyor.  Bir sanatçı, sahnede giydiği kıyafetle değil, ürettiği ve seslendirdiği eserle konuşulmalı. Sanat ve kültür ancak içerikle büyür, çıplaklıkla değil. Şarkıcı Hadise, konseriyle sosyal medya platformlarında ciddi gündem oldu. Ancak konuşulan onun icra ettiği sanatı ve seslendirdiği şarkılar değil. Toplumun ilgi gösterdiği sadece onun bedeniydi. Hadise, yaptığı eylemle sadece kendine değil, meslektaşlarına da büyük bir zarar verdi. Sanat, bedenini çok açık şekilde teşhir ederek yapılmıyor. Daha mütevazi konserlerle adından sıkça söz ettiren onlarca sanatçı bunun örneğini defalarca gösterdi. Hadise’nin son eylemi gösterdi ki, o sadece bir şarkıcı. Asla bir sanatçı değil… Bedenini sanatının önünde tuttuğu müddetçe de olamayacak gibi…
Etiketler: cinselliğin fetişleştirilmesimercan bulutŞarkıcı HadiseÜst Manşetyazdı
Paylaş2Tweet1PaylaşGönderTara
Mercan Bulut

Mercan Bulut

Önerilen Haberler

H. Agah Kalender yazdı I Menderes’in son mesaji; “Dirimden korkmayacaktınız…!”
Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Menderes’in son mesaji; “Dirimden korkmayacaktınız…!”

Esat Aytan yazdı I Bir çanta bir de omuz
Köşe Yazarı

Esat Aytan yazdı I Bir çanta bir de omuz

Saldırı sonrası İran’dan İsrail’e balistik füze misillemesi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I İran, Irak ve Suriye’de neler oluyor?

Bahis soruşturması kulüp yöneticilerine sıçradı
Özel Haber

Mert Eren yazdı | Eryaman Coffee Lab’a narkotik baskını: 20 gözaltı

Popüler Haberler

Mert Eren yazdı I Karel Elektronik, pazartesi günü 180 kişiyle yollarını ayıracak

Mert Eren yazdı I Karel Elektronik, pazartesi günü 180 kişiyle yollarını ayıracak

Pusula Portföy’de kritik KAP açıklaması: Bazı fonlarda yatırımcı ödemeleri yapılamadı

Pusula Portföy’de kritik KAP açıklaması: Bazı fonlarda yatırımcı ödemeleri yapılamadı

Pusula’nın ardından Tera Portföy’de de alarm

Pusula’nın ardından Tera Portföy’de de alarm

Bahis soruşturması kulüp yöneticilerine sıçradı

Mert Eren yazdı | Eryaman Coffee Lab’a narkotik baskını: 20 gözaltı

Nedim Türkmen yazdı | Topkapı Üniversitesi’ne çizgi film uzmanı alınacak

Pusula Portföy Başkanı Muhammet Yarız tutuklandı

Amedspor, sahasında Trabzonspor’u mağlup etti

Merkez Hakem Kurulu: Amedspor-Trabzonspor maçındaki gol geçersiz sayılmalıydı

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Türkiye, Osman Kavala için AİHM’den 1 ay ek süre istedi

Avrupa Konseyi’nden Kavala dosyasında Türkiye’ye yeni takvim: 14 Ekim kritik tarih

Yargıtay, yerel mahkemenin verdiği nafaka kararını bozdu

Yargıtay, yerel mahkemenin verdiği nafaka kararını bozdu

Gümrüklerde kaçak puro alarmı: 8 ayda 19 bin 247 puroya el kondu

Gümrüklerde kaçak puro alarmı: 8 ayda 19 bin 247 puroya el kondu

H. Agah Kalender yazdı I Menderes’in son mesaji; “Dirimden korkmayacaktınız…!”

H. Agah Kalender yazdı I Menderes’in son mesaji; “Dirimden korkmayacaktınız…!”

Kozinoğlu soruşturmasında yeni görüntüler: Koğuşun ışıkları kapatıldı, kahve bardağı yıkandı

Kozinoğlu soruşturmasında yeni görüntüler: Koğuşun ışıkları kapatıldı, kahve bardağı yıkandı

Mirza Ulubey yazdı | Ahmet Takan ve Gökhan Gerçek sahalara dönüyor

Mirza Ulubey yazdı | Ahmet Takan ve Gökhan Gerçek sahalara dönüyor

Bahis soruşturması kulüp yöneticilerine sıçradı

Mert Eren yazdı | Eryaman Coffee Lab’a narkotik baskını: 20 gözaltı

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Mirza Ulubey yazdı | Ahmet Takan ve Gökhan Gerçek sahalara dönüyor

Mirza Ulubey yazdı | Ahmet Takan ve Gökhan Gerçek sahalara dönüyor

Ekonomi yönetimini eleştiren AK Partili Tayyar: Kabak tadı veriyor 

Şamil Tayyar’dan fon krizi çıkışı: Yakın tarihin en büyük finans dolandırıcılığı

Mümtaz’er Türköne yazdı I Mehmet Şimşek’in elindeki zıvana pensesi

Şimşek’ten ‘fon krizi’ açıklaması: Sınırlı sayıda fonda kredi ve likidite problemi var

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Avrupa Konseyi’nden Kavala dosyasında Türkiye’ye yeni takvim: 14 Ekim kritik tarih
  • Yargıtay, yerel mahkemenin verdiği nafaka kararını bozdu
  • Gümrüklerde kaçak puro alarmı: 8 ayda 19 bin 247 puroya el kondu
  • H. Agah Kalender yazdı I Menderes’in son mesaji; “Dirimden korkmayacaktınız…!”

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.