(The Turkish Post) – KAMİL ASLAN
Almanya’nın ev sahipliğini yapacağı 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) Cuma günü başlıyor. Avrupa’nın dev takımlarının kıyasıya mücadele vereceği etkinlikte Türkiye’de yer alacak. Türkiye’nin de yer aldığı grupta Gürcistan, Portekiz ve Çekya bulunuyor. Bu açıdan A milli takımın Portekiz ve Çekya’yı saf dışı bırakıp gruptan çıkması biraz mucizelere kalmış gibi görülüyor.
Burada milli takımla ilgili endişemin kaynağını aktarmam gerekiyor. Ne yazık ki, futbol takımımızın son dört maçında gelecek adına hiçbir umut göremedim. Bireysel açıdan belki de turnuvanın en iyi kadrolarına sahibiz. Ancak takım ruhu açısından baktığımızda, ortada ne yazık ki derli toplu bir takım yok. Umarım A milli futbol takımımız beni ve benim gibi düşünenleri hayal kırıklığına uğratır. Bunun olmasını çok arzu ediyorum. Çünkü Türk halkı, takımın başarısını çok arzu ediyor.
Evet, takımda Real Madrid’de oynayan Arda Güler, İnter’den Hakan Çalhanoğlu ve Juventus’tan Kenan Yıldız gibi kaliteli topçular var. Bu oyuncuların bireysel başarıları iyi bir noktada.
Ancak İtalyan hoca Montella ile bir uyum yakalandığı kanaatinde değilim.
Özellikle son iki maçta da takımda hiçbir ışık göremedim. Bunun aksine grupta bulunan Portekiz’i takip ettim. Portekiz’in bu turnuvada da en büyük silahı şüphesiz Cristiano Ronaldo olacak. 38 yaşını deviren dünya starının belki son turnuvası olacak. Ancak son maçta attığı iki gol ve takımla uyumuna bakıldığında gençlere hala taş çıkartıyor Ronaldo. Portekiz’in en büyük özelliği olarak, iyi kadro yapısına ve uyuma sahip olması öne çıkıyor. Ayrıca takımda Ronaldo’nun yanı sıra Pepe, Bruno Fernandes, Bernardo Silva, Ruben Dias, Joao Cancelo ve Rafael Leao gibi dünya starları boy gösteriyor. Söz konusu oyuncuların yaklaşık 7-8 yıldır birlikte oynaması ve takımdaki uyumlarıysa üst seviyede. Bu açıdan Portekiz ile oynayacağımız maç, Türkiye açısından zor geçeceğe benziyor.
Diğer tarafta Almanya’da Bayer Leverkusen ile şampiyonluk yaşayan Patrik Schick bulunuyor.
Schick bu sezon Avrupa’da parlayan yıldızlar arasında yer alıyor. Türk milli takımının defans oyuncularına maç boyunca ciddi bir baskı uygulayacağından şüphe duymamak gerekiyor. Yine takımda, Adam Hlozek ve Jan Kuchta gibi klasman oyuncuları bulunuyor. Portekiz gibi Çekya’nın en önemli kozu 90 dakika boyunca disiplini ellerinden bırakmaları yer alıyor. Özellikle takımın orta sahası adeta bir dinamo gibi çalışıyor. Türk milli takımını şayet orta saha baskısını kırabilirse, başarılı olmamasında hiçbir engel yok gibi duruyor.
Milli takımın grubundaki en zayıf halka olarak Gürcistan görülüyor.
Uzmanlar Gürcistan’a fazla şans vermiyor. Ancak maç sahada kazanıldığına göre, erkenden konuşmamak gerekiyor. Gürcistan’ın en önemli kozu Napoli forması altında yıldızı parlayan Hviça Kvaratshelia. Takımın adeta her şeyi. Kvaratsheli hem orta sahada hem de forvet hattında bitmek bilmeyen enerjisiyle takımını ayakta tutuyor. Sadece ceza sahası içinde değil, ceza sahası dışından etkili şutlarıyla rakip kalecilerin korkulu rüyası. Bir dönem Türkiye’de oynayan Saba Lobjanidze de Gürcistan açısından önemli bir futbolcu olarak ön plana çıkıyor.
Son olarak şunu söylemem gerekiyor. Evet, kaliteli bir oyuncu yapımız var. Ancak takımda ağabeylik ve liderlik rolünü üstlenen hiçbir oyuncu yok. Hakan Çalhanoğlu iyi bir yıldız. Ancak takımda kaptanlık düzeyinde lider bir oyuncu değil ne yazık ki. Kriz anında takımı toparlayacak, onlara moral ve motivasyon verecek bir karizması bulunmuyor. Bundan dolayı turnuva açısından en büyük risk olarak bu faktör yer alıyor. Ayrıca genç oyuncular arasında bir ahenk ve uyumun olmaması, hocanın da bunun üzerinde hiçbir çalışma yapmamasının da handikaplarını turnuva boyunca yaşayacağız maalesef.
Umarım, benim analizlerim yanlış çıkar!
Ve milli takım gruptan rahatlıkla bir üst tura adım atar. Ardından da, üst turlarda iyi bir mücadele ortaya koyarak ülkemize madalya ile gelir. Bunun olmasını hepinizden çok ben arzu ediyorum. Ancak hayalperest birisi olmadığım için sadece umut ediyorum. Ancak son dört maçını izlediğim milli takım ne yazık ki, bana hiçbir umut vermedi. Son söz de Montella’ya. Şayet kupada başarılı olamazsa hoca kesinlikle Çizme’ye gönderilir. Kendisi de bunun farkında zaten.





















