(The Turkish Post) – KAMİL ASLAN
Türk futbolu, önceki gün ligin 9. haftasında Fenerbahçe ile Karagümrük arasında oynanan maç sonrasında yeni bir krizle karşı karşıya geldi. iki takımın müsabakasında hakem Ali Şansalan’ın ev sahibi lehine verdiği kararlar sonrasında, rakip takımın Başkanı Süleyman Hurma, maçın ilk yarısında sahadan ayrıldı. Hurma maç sonrasında da yaptığı değerlendirmede de tepkisini açıkça gösterdi. Hakemlerin verdiği kararları açıkça eleştirdi. MHK ve TFF yönetimini göreve çağırdı. Ligde yaşanan hakem hatalarına tek tepki gösteren Karagümrük cephesi değildi. Başakşehir Spor Kulübü de Galatasaray maçı sonrasında hakemlerin yönetimlerine yazılı olarak tepki gösterdi.
Pekala Türk futbolu bu hakemlerle daha ne kadar yola devam edecek? Hadi ligin ilk haftalarında alışma süreci dedik. Ama ligin neredeyse ilk devresi kapanacak. Ama hala biz hakemlerin verdiği hataları konuşuyoruz. Artık bunlar hatanın çok ötesinde. Siz yanlış yapanları ve art niyetli davrananlara gerekli cezai müeyyideleri uygulamazsanız, ligin sonuna kadar ekranlarda aynı şeyleri konuşmaya devam ederiz. TFF ve MHK artık daha fazla beklememeli. Biraz önce kangren olmuş yapıları temizlemeli. Birkaç ay sonra daha fazla bir kaosa sebebiyet vermek istemiyorsa, hemen bu işe çözüm üretmeli.
HAKEMLERİN KONDİSYONLARI YETERSİZ
Bunları neden yazıyoruz artık. Bizler söylemekten bıktık. Ama hakemler aynı hataları yapmaya devam ediyor. Yapmaya da devam edecek. Nedeni çok açık. Bir defa hakemlerin kondisyonları yetersiz. Ayrıca kafa olarak da sürekli baskı altında maç yönetiyorlar. Bundan dolayı da sürekli hata yapmaya devam ediyorlar. Hafta sonları Avrupa liglerini takip takip ediyorum. Bu kadar temiz maç yönetilir mi? Evet, hata orada da oluyor haliyle. Ama Türkiye’de olduğu gibi her hafta yaşanmıyor en azından. O zaman insanın aklına geliyor. Bizdeki insan hatalarının önüne neden geçemiyoruz. Muhtemel ki sorunun kaynağı meslek ahlakıyla ilgili başka izahata gerek yok sanırım.
İnanır mısın Türkiye’de maç izleyen hiç kimsenin hakemlere bir güveni yok. Ev sahibi ya da deplasman takımı fark etmiyor. Bu durumu TFF ve MHK detaylıca düşünmek zorunda. Neden mi yazdım bu ifadeleri. Fenerbahçe maçı öncesinde Gökhan Dinç isimli bir gazetecinin ifadelerine rast geldim. Dinç, maçla ilgili Fenerbahçe 1 penaltı kazanacak, rakip takım 10 kişi kalacak ve ev sahibi takım lehine bir gol iptal edilecek diyor. Ne hikmetse maçta gazeteci Dinç’in dediği gibi şeyler oluyor. Bunu sadece bir tahmin ya da öngörü olarak değerlendirebilirsiniz. Burada artık kalıplaşmış temel yanlışlar, artık bir tabu haline gelmiş ne yazık ki. Bunun önüne geçmek zorundayız. Türk futbolseverleri artık şaibesiz, hatasız maçlar izlemeli.
FENERBAHÇE’NİN HAKEMLERE İHTİYACI YOK
Açık olarak söylemem gerekir ki… Lafı uzatmayı da hiç sevmem. Bir kere Fenerbahçe gibi, ligin en güçlü takımlarından biri olan ve şampiyonluğun favorisi olan bir takımın, hiçbir zaman bir hakemin kararına ihtiyacı yoktur, olmamalı da… Zaten yönetiminin kurduğu dev kadro bunun ispatı niteliğinde. Zaten bu kadroyla Sarı Lacivertli takımı zorlayacak takım sayısı bir elin parmağını geçmez. Aslında maç öncesinde de, kadro derinliği itibariyle ev sahibi takımın galip gelmesinde hiçbir taraftarın şüphesi yok. Ama buna rağmen hala futbolcuların, hakemden medet ummaları da hiç hayra alamet değil. Futbolcuların her pozisyon sonrasında hakemi baskı altına almak adına, taraftara çağrı yapmalarını da hiç anlamam. Anlamak da istemem açıkçası.
YABANCI HAKEMLERİ MUTLAKA KONUŞMALIYIZ
Gelelim asıl meseleye… Ligin 9. haftasından sonra hakemlerin bir kez daha düşünülmesi gerektiği noktasındayım. Bu aşamadan sonra sadece derbiler değil, bütün maçlarda yabancı hakemler görevlendirilmeli. Ancak bu yöntemle bir sonuç alınabilir. Henüz ligin başında bu vakalar yaşanıyorsa, şampiyonluk sürecinde nasıl bir atmosferin olacağını düşünmek bile istemiyorum. TFF, acilen UEFA ile irtibata geçip, anlaşmalı oldukları ülkelerden başarılı hakemleri transfer etmeli. Ancak bu sorunu bu şekilde çözebiliriz. Diğer yandan anlam veremediğim bir sorun var. Her yargı kararının bile temyiz aşaması varken, hakem kararlarının soruşturmaya ve yeniden değerlendirmeye alınmamasını anlamıyorum. Artık TFF bir devir açmalı.
TFF VE MHK DEVREYE GİRMELİ
Son olarak şunu belirtmem gerekiyor. Türk futbolunun bu kısır döngüden ve kaostan çıkabilmesi için sadece cezalar ya da hakemleri kızağa çekmeleri yeterli görünmüyor. Kalıcı bir çözüm için, TFF’nin ve MHK’nın şeffaflık, hakem atamalarında liyakat ve kamuoyunun ikna olacağı bir denetim mekanizması kurması gerekiyor. Futbol, bir şiddet ya da kaos ortamı yaratmaz. Tam aksine barış, kardeşlik ve hoşgörüye kapı aralar. Bunun oluşması içinde adalet mekanizmanın kurulması gerekiyor. Bunu kuracak da tabii ki biziz. Buyurun, sorumluluk almaya…






















