(The Turkish Post) – NEŞE POLAT / ÖZEL HABER
Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdare Dava Dairesi, Tip 1 diyabet hastalarını yakından ilgilendiren tarihi bir karara imza attı.
Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdare Dava Dairesi, 22 Ekim 2025 tarihli kararında, başvurucunun talebini haklı bularak, diyabetli çocuğun yalnızca sensör değil, deri altına yerleştirilen ve hastaların yaşam standardını yükselten pompa cihazının da SGK tarafından karşılanması gerektiğine hükmetti.
Mahkeme ayrıca, başvuruyu reddeden Ankara 23. İdare Mahkemesi’nin kararının “yok hükmünde” olduğuna karar verdi. Hukukçulara göre bu karar, Tip 1 diyabetli çocuğu olan tüm aileler için emsal niteliğinde olup SGK’ya karşı dava yolunu açıyor.
AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın onayıyla yaklaşık 30 bin Tip 1 diyabetli çocuğun beklediği sensör cihazları, SGK’nın ödeme listesine alınmıştı. Bu kapsamda üç aylık kullanım için verilen altı adet sensör, bin 350 TL’lik katkı payının ödenmesiyle ailelere teslim edilmeye başlandı.
Ancak düzenlemenin yalnızca 18 yaş altı çocukları kapsaması soru işaretlerine neden oldu. Bazı hasta dernekleri, yetişkin hastaların da kapsama alınması için girişimlerini yoğunlaştırdı.
Öte yandan pek çok aile, tedavide kritik rol oynayan pompa cihazının da SGK kapsamına alınması için yargı yoluna başvurmaya başladı.
Başvuruların sonuçları ise görünmeye başladı. Ankaralı bir aile, çocuklarına ait pompa cihazının devlet tarafından karşılanması talebiyle dava açtı. Ankara 23. İdare Mahkemesi bu talebi reddetti. Bunun üzerine aile, bölge istinaf mahkemesine başvurdu.
İstinaf Mahkemesi, geçtiğimiz ay verdiği kararla önemli bir adım attı ve 11.04.2025 tarihli, 2024/1726 sayılı İdare Mahkemesi kararını hükümsüz saydı. SGK’nın hastanın sadece sensörü değil, pompa cihazını da ödemesi gerektiğine oy birliğiyle karar verdi.
Emsal bir karar
Türkiye’de “insülin pompası, pompa seti ve glikoz sensörü” gibi medikal cihazlar, diyabetli bireylerin yaşam kalitesi ile tedavi sürekliliği açısından hayati önem taşıyor.
Özellikle çocuk yaşta Tip 1 diyabet tanısı alan hastalar için sensör ve pompa desteği; gün içinde çok sayıda ölçüm, enjeksiyon ve takip yükünü azaltırken yaşam standardını önemli ölçüde yükseltiyor. Aynı zamanda tedavinin etkinliğini artırıyor.
Hukukçular, verilen kararın emsal niteliğine vurgu yapıyor. Bu kararın sadece bir “geri ödeme düzenlemesi” olmadığını belirten uzmanlar, Türkiye’nin sağlık politikaları açısından da bir dönüm noktası olduğunu ifade ediyor. Uzmanlara göre karar, sosyal devlet anlayışının kronik hastalıklara yaklaşımında ne kadar kapsayıcı olabileceğinin güçlü bir göstergesi.
“Bu karar, çocuklarını Tip 1 diyabetle büyüten ailelere yalnızca ekonomik bir nefes değil; tedavide insan onuruna yakışır bir yaşamın da kapısını açıyor.” değerlendirmesi yapılıyor.
30 bin çocuk pompa bekliyor
Türkiye’de yaklaşık 30 bin çocuk Tip 1 diyabetle yaşıyor. Hastalık bazı çocuklarda bebeklik döneminde, bazılarında ise 8–10 yaş aralığında ortaya çıkıyor ve çok sıkı bir takip gerektiriyor.
Beslenmeden eğitime, sosyal yaşamdan sağlık kontrollerine kadar çocukların 24 saat aile gözetiminde olması gerekiyor. Kendi ölçümünü yapamayan çocuklar gün içinde defalarca parmak delerek şeker ölçmek zorunda kalıyor.
Bu sorunları azaltmak amacıyla hükümet önemli bir adım atmış, 18 yaş altındaki çocuklar için sensör destekli izleme cihazlarını geri ödeme kapsamına almıştı. Şimdi ise gözler, insülin pompasının da kapsama alınmasını mümkün kılacak yeni düzenlemeler ve emsal kararların yaratacağı etkiye çevrildi.




















